11 Eylül Saldırılarının Ardındaki Sır Perdesi Aralanıyor Mu?

11 Eylül saldırılarındaki video görüntülerini izlediğimde aklımda hep bir soru kalmıştır. İlk uçak kuzey kulesinin 98. katına çarptıktan 102 dakika sonra, ikinci uçak ise güney kulesinin 85. katına çarptıktan 56 dakika sonra Dünya Ticaret Merkezi yıkıldı. Bilindiği üzere bir yapının yıkılabilmesi için üzerine etki eden titreşim frekansının yapının doğal frekansına eşit olması yani rezonansa girmesinden sonra genliğinin sonsuza gitmesi gerekmektedir.

Rezonans dediğimiz olay ise, titreşimden 56 dk sonra değil birkaç saniye sonrasında gerçekleşir. İlave olarak, taşıyıcı kolonlar yan taraftan alınan bir darbe neticesinde o tarafta daha büyük hasar oluşacak şekilde deforme olur ve yine o tarafa meylederek yıkılır. 11 Eylül’de ise, yüzbinlerce tonluk çelik konstrüksiyon saniyeler içerisinde bir toz bulutu haline gelerek dimdik şekilde hiçbir yöne yatmadan sanki serbest düşme yaparcasına zemine gömülmüştür.

Tonlarca çelik sütun taşıyıcısı olduğu dik yükler altında nasıl tuz-buz olabilir ki? En azından çelik sütunların bazıları çok hasarlı bazıları da az hasarlı olduğundan çok hasar almış tarafın erken yıkılması bunu takiben de binanın yatarak etrafındaki yapıların üzerine düşmesi beklenir. Ama bu beklentinin aksine koskoca iki kule düşey eksende olduğu gibi yerin dibine geçmiştir.

Bunun nasıl olabileceğine dair akıllardaki soru işaretlerini büyük ölçüde gideren aşağıdaki bilimsel araştırmayı izlemenizi tavsiye ederim.

ZD YouTube FLV Player

World Trade Center, enkazın yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafı için; tıklayın.