15. Yüzyıl Türk Edebiyatı

Bu yüzyılda Türk Edebiyatı zirve yapmaya başlamış ve klasik bir görünüme kavuşmuştur. 15. yüzyılda Türkçe, bir yazı dili haline kavuşur. Bu dönemde Anadolu’da, Herat Okulu dikkat çeker. Herat Okulu, Ali Şir Nevâi, Molla Cami ve Hüseyin Baykara gibi şairlerin etkileri ile oluşmuştur. 14. yüzyılda mesneviler daha çok dinî-tasavvufî iken bu yüzyılda tarihi mesneviler hayli fazladır. Bu dönemin en büyük özelliği, şiirde yerli öğelerin artmasıdır. Şiirde atasözü, deyim gibi mahalli unsurlar dikkat çekecek ölçüde bulunmaktadır.

5990_seyhi-harname

Hamdullah Hamdi

Bir Osmanlı aydını olarak anılan Hamdullah Hamdi, Akşemseddin’in oğludur. Hamdi Çelebi adıyla da bilinir ve Batı Türkçesi ile ilk hamse sahibi şairdir (Anadolu sahasında). Hamdullah Hamdi, mesnevilerinde dini-tasavvufi konuları naif bir şekilde ele almıştır. Aynı zamanda Hamdullah Hamdi, edebiyatımızın ilk kıyafet-nâme yazarıdır.

Eserleri:

Tuhfetü’l Uşşak

Dîvân

Yusuf ile Zeliha

Leyla u Mecnun

Sinan Paşa

Sinan Paşa, sanatçılığının yanı sıra kadılık, müderrislik ve sadrazamlık yapmıştır. Çok sayıda Arapça dini ve ilmi eserler kaleme almıştır. Sinan Paşa’nın en önemli özelliği Dîvan Edebiyatı’nı nesir diline ve sanatlı söyleyişe açan kişi olmasıdır. Süslü nesir denilince akla ilk gelen isim Sinan Paşa’dır.

Eserleri:

Tazarru-nâme: Süslü nesir örneğidir ve ilahi aşk işlenmiştir.

Mârifet-nâme: Süslü nesir niteliğindeki bu eserde çeşitli öğütler verilmektedir.

Tezküretü’l Evliya: Biyografi türünde bir süslü nesir örneğidir.

Tehzübü’l Âhlak: Âhlakî öğütlerden oluşur.

Kaygusuz Abdal

Alanya sancak beyinin oğlu olan Kaygusuz Abdal’ın asıl adı Gaybî’dir. Sade ve anlaşılır bir dili vardır. Tasavvufî yönünün yanında şiirlerinde alaycı bir tavır da vardır. Abdal Mûsâ’ya bağlı olan Kaygusuz Abdal Yunus Emre’nin izinden gitmiştir. Kaygusuz Abdal edebiyatımızda il Bektaşi Erkannamasi’ni kaleme almıştır.

5990_hamdullah_hamdi

Eserleri:

Dîvân

Gülistan

Minber-nâme

Saray-nâme

Budala-nâme

Esrar-ı Huruf

Gevher-nâme

Necati

Asıl adı İsa olan Necati, Kastamonu’da nakkaşlık yapmıştır. Bu sırada sanatı ülkede duyulur ve Fatih Sultan Mehmed’e kadar Necati’nin ünü gider. Fatih de Necati’yi sarayda katiplik görevine getirir. Necati’nin edebiyatımızdaki en önemli özelliği “Millileşme” akımını başlatmasıdır.

Eserleri:

Dîvân

Kimyâyı Sa’adet

Câmi’ül-Hikâyât: Son iki eser tercümedir.

Ahmed Paşa

Fatih Sultan Mehmed döneminin en ünlü şairlerindendir. Kadılık, müderrislik ve vezirlik yapan Ahmet Paşa şiirlerinde maddi aşkı işler. Nazire geleneğini geliştirmiştir. Ebced hesâbı yöntemiyle yazdığı şiirleriyle de tanınan Ahmed Paşa, kasideleriyle de ünlüdür.

Eserleri:

Dîvân

Şeyhi

Asıl adı Yusuf olan Şeyhi, iyi bir eğitim almıştır. Aldığı tıp eğitimi neticesinde Şeyhi, saraya davet edilmiş ve orada kalıcı olmuştur. Şeyhi’nin şiirinde tasavvufun derin izleri görülür.

Eserleri:

Hârnâme: Şeyhi, bu eseri kendisine vaat edilen ancak verilmeyen tımar üzerine kaleme almıştır. Hiciv türündeki bu eserde ince mesajlar verilmektedir. Mesnevi şeklindeki bu eser, 126 beyittir ve eserin kahramanı bir eşektir.

Hüsrev ü Şirin: İranlı şair Nizami’nin eserinden tercümedir ancak telif kapsamındadır. Bu konuda 15 yüzyılda yazılan ilk, Anadolu’da yazılan ikinci eserdir.

Tükçe Dîvân

Ahmed-i Dâ’î

Hem nazım hem de nesir alanında eserler veren Ahmed-i Dâ’î, Türkçenin sanat dili haline gelmesine yardımcı olmuştur. Anadolu’da Türkçe’ye çevrilen ilk Kur’an tercümesi ona aittir.

Eserleri:

Miftahu’l Cenne: Cennete girmek için öğütler veren bu eser Arapça kaleme alınmıştır.

Türkçe Dîvân

Farsça Dîvân

Çeng-nâme: Tasavvufi ve alegorik bir eserdir. Çeng adlı müzik aletini ve onun parçasını konuşturur. Mesnevi türündeki eser, 1446 beyitten oluşur.

Teressül: Çeşitli mektuplaşma türleri ile kompozisyon kurallarından bahsedilmiştir.

Tercüme-i Ta’bir-nâme: Rüya tabirleri kitabıdır.

Ali Şir Nevâî

5990_zbk984544fe272_250

Çağatay sahasının yetiştirdiği en önemli isimdir. Hüseyin Baykara’nın vezirliğini de yapan Nevâî’nin sayesinde Çağatay Türkçesi büyük bir edebi dil haline gelmiştir. Hatta bu dile zaman zaman Nevâî dili denilmiştir. Aynı zamanda Ali Şir Nevâî, edebiyatımızda ilk hamse sahibi şairdir.( Ancak Çağatay sahasında olduğu unutulmamalıdır.)

Eserleri

Muhâkemetü’l Lûgateyn: Türkçe’nin Farsça’dan üstün bir dil olduğu yazar tarafından iki dilin karşılaştırması şeklinde verilmiştir.

Mecâlisü’n Nefâis: Edebiyatımızda bilinen ilk şairler tezkiresidir.(Çağatay sahasında)

Mizanü’l Evzân: Aruz ölçüsü ve aruz kalıpları anlatılır.

Dîvân

Kaynakça:
*Haluk İpekten, Eski Türk Edebiyatı, Dergah Yayınları,2007,İstanbul

Yazar: Canan Yıldırım