2011 Yeni Zelanda Depremi

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Dünyanın hareketli bir canlı olduğunu biliyoruz. Bu da dünyaya tıpkı insan gibi bir ömür biçilmesini de beraberinde getirmektedir. Dünya üzerinde bulunan yer kabuğunun altında kıta levhaları vardır. Bu kıta levhaları kendi altında bulunan magma neticesinde sürekli hareket halindedir. Bu hareketler kimi levhalarda yılda 1mm’den de daha azdır. Kimi levhalarda ise 1cm’den daha fazladır. Yani bakıldığı zaman, levhaların sürekli ama sürekli bir hareket içinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu da beraberinde kıtaların zaman içersinde birbirleri ile ilişki içinde oldukları anlamına gelmektedir. Kıtalar hareket ederken ciddi anlamda enerji boşalması gözlemlenmektedir. Bu enerji boşalması depremler ile mümkün olur. Depremler yaşanan enerji boşalmalarının isimlendirilmiş halidir. Özellikle kıta levhalarına sınırı olan yerleşim bölgeleri zaman içersinde ciddi anlamda tehlike altına girmektedir. Özellikle Japonya, Yeni Zelanda, Nepal, Şili gibi ülkeler bu kıta levhalarının sınırlarında yer almaktadırlar ve olası depremler esnasında bu kırılmalardan en çok etkilenen ülkelerin başında gelmektedirler.

Pasifik Okyanusu’nun altında yer alan Pasifik Levhası’na komşu olan Yeni Zelanda tarih boyunca ölümcül depremlerin pençesinde kalmıştır. Son yıllarda bölgede hiç olmadığı kadar sismik hareketlenme görülmüştür. Bunun nedeni, Pasifik Levhası’nın doğuya doğru kaymasıdır. Doğuya doğru kayan Pasifik Levhası beraberinde ciddi anlamda sarsıntılara da sebep olmaktadır. 22 Şubat 2011 tarihinde ciddi anlamda gerilen Yeni Zelanda fayı, sonunda baskıya daha fazla dayanamayıp kırılmıştır. Deprem yerel saatle öğlen 12:51’de gerçekleşmiş ve beraberinde ülkeye çok büyük bir yıkım getirmiştir. Bakıldığı zaman büyüklük olarak dünya üzerinde yaşanan birçok devasa depreme göre küçük kalan bu deprem, en yıkıcı depremler kategorisine girmiştir. Yeni Zelanda’nın Christchurch bölgesinde gerçekleşen bu deprem bu yerin adıyla anılmaktadır. 22 Şubat 2011 tarihinde cereyan eden bu deprem sadece 6,3 Richter ölçeğinde olsa da şiddeti 10 civarında kabul edilmektedir.

Yeni Zelanda’nın dünyaca ünlü doğası, birçok turisti bölgeye çekmektedir. Özellikle güney yarım küre de olan bir ülke olduğu düşünüldüğünde Şubat ayı bölge için yaz mevsimine tekabül etmektedir. Ülkenin en popüler yerleşim yerleri arasında olan Christchurch, depremin en ağır yaşandığı bölgedir. Bunun en önemli nedeni depremin sadece ama sadece yerin 5km altında gerçekleşmiş olmasıdır. Bu da şok dalgasının çok daha etkili olmasını sağlamaya yetmiştir. Öldürücü kategoride kabul edilen Christchurch depremi, beraberinde dalga boyu 3,5m’yi aşan tsunamilere de neden olmuştur. Ayrıca bu deprem o kadar etkili olmuştur ki, büyük bir çoğunluğu dağlarla kaplı olan Yeni Zelanda’da toprak kayması yaşanmıştır. Yeni Zelanda tarihinde yaşanan en ölümcül depremler arasında bulunan Christchurch depremi, beraberinde 185 kişinin ölümüne 1500 ile 2000 kişinin de yaralanmasına yol açmıştır. Bu depremle beraber başta Christchurch olmak üzere civar şehirlerde ciddi yıkımlar yaşanmıştır. Ancak ülke kısa sürede yenileme çalışmaları başlatmış ve yeni yapılar depremlere daha uygun şekilde inşa edilmiştir.

Yazar: Emir Karasu