4G Teknolojisi Nedir? Bu Teknolojiyle Neler Yapılabilir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Teknoloji dünyasındaki değişim son hız devam ediyor. Daha 3G teknolojisine ayak uyduramadan 4G’nin ayak seslerini duymaya başladık. Tüketim çılgınlığı bilişim dünyasını kasıp kavuruyor. Hala 8mbit internet kullanan bizler için teknoloji çok hızlı ilerliyor gibi gözükse de aslında dünyadaki bu ilerleyişin sebebi taleplere yetişme çabasından kaynaklanıyor. Önce kablolardan kurtulduk sonra kablosuz internetin sınırları genişledi, tam da küçücük bir aparatla istediğimiz yerden internete bağlanabilmenin mucizesine kendimizi kaptırmışken şimdi de dünyanın teknoloji devleri 4G teknolojisini dünyaya duyurdu. Peki nedir bu 4G?

Ses aktarımı odaklı 2G sistemin gelişmiş hali olarak 1998 yılında piyasaya çıkan 3G, veri aktarımı odaklı teknolojiyi de dünya teknoloji pazarına çıkarmış oldu. Aynı Japon firması, dünyada henüz 3G’nin denemeleri, alışma turları yapılırken çoktan 4G teknolojisinin adını duyurmuştu bile. Avrupa’nın 3G ile tanışmasından 1 yıl sonra yani 2004 yılında Japon şirketi 4G’nin denemelerini yapmaya başladı. Altyapı problemleri ve maliyetli oluşu sebebiyle ülkemizde 3G’ye geçiş 2009 yılında gerçekleşti. Yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan 3G teknolojisinin bu uzun geçiş dönemi gözünüzü korkutmasın, altyapı revizyonunun kolaylığı sebebiyle 4G’ye geçiş çok daha kısa ve zahmetsiz olacak.

4G teknolojisinin en büyük getirisi kablosuz ortamda yüksek çözünürlük sunması olacak. Bugün kullandığımız internet hizmeti aracılığıyla mobil olarak yüksek çözünürlüklü bir video ya da TV kanalı izlemek hayal gibi. Hele ki bu işi cep telefonundan yapmak istiyorsak umduğumuz kalitenin yarısına bile ulaşmamız imkansız. Yeni 4G teknolojisi bize yüksek çözünürlüğün kapılarını ardına kadar açıyor. Telefonlarda 100mbit, bilgisayarlarda ise 1gbit hızı hedefleyen 4G, her ne kadar 3G’nin üst modeli gibi gözükse de hız ve sinyal kalitesi bakımından devrim sayılabilecek nitelikte.

En büyük yeniliklerden biri ise MIMO adı verilen çoklu giriş-çıkış sistemi olacak. Bu sistem hem bant genişliğini(bandwidth) hem de sinyal gücünü arttıracak. Bant genişliğinin 15mbps’ye ulaşması hedefleniyor. Bu yeni teknoloji sayesinde cihazlar şebeke ile daha sık iletişim halinde olacak bu sayede verilen bir çok hizmetin kalitesi kat kat artacak.

Dünya 4G’ye hazırlanırken bir yandan da WiMAX mı LTE mi tartışması sürüyor. Amerika’da yapılan testlerde LTE’nin hız bakımından açık ara önde gözüküyor olması ve mevcut 3G altyapılarının çok düşük maliyetlerle LTE teknolojisine uygun hale getirilebilmesi de bu teknolojiyi son derece cazip kılıyor. LTE’nin ülkemize girişi pek de uzak görünmüyor. Turkcell denemeler yapmaya başladı bile. Öte yandan WiMAX da bize hiç yabancı değil. 2007 yılından beri Antalya merkez mobese sistemi WiMAX aracılığıyla hizmet veriyor.

Dünyanın en pahalı internetini kullanan güzel ülkemde 3G’nin son yıllarda ADSL tahtını salladığını düşünürsek 4G nin bu tahtı yıkması muhtemel. Ülkemize gelişi 3G kadar masraflı ve zahmetli olmayacak dediysek de 3G için büyük harcamalar yapan firmaların, bu masrafların karşılığını sonuna kadar almak isteyecekleri aşikar. Bu sebeple 4G ile tanışmamız biraz uzun sürebilir. Yine de ucuz ve kaliteli internet olarak lanse edilen bu yeni teknolojiyi ilgiyle takip ediyor ve merakla bekliyoruz.

Yazar: Uğur TEKİN