Addison Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yolları Nelerdir?

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

İlk tanısı Thomas Addison tarafından İngiltere’de konulan, böbrek üstü bezlerini ikisinin birden yıkıma uğraması ile meydana gelmektedir. Addison hastalığı çok fazla görülen bir hastalık değildir. Hastalığın oluşması için iki böbrek üstü bezinin de işlevini tam yapamaz duruma gelmesi gerekmekte, bununda kolayca olmadığı, ancak tüberküloz, otoimmum, mantar enfeksiyonları gibi ciddi hastalıkların sonucu olarak oluştuğu bilinmektedir. Hasta olan kişide addison, kan basıncında düşme, halsizlik, yorgunluk, sinir yapısında aşırı duyarlılık, deri sorunları, mide ve bağırsak problemleri meydana getirir.

Kadınlarda ve erkeklerde görülebilen, aynı oranda şikayetlerin olduğu ve genelde orta yaştaki kişilerin yakalandığı, ciddi bir hastalıktır. Hasta olan kişiler tedavi görmeye başlamazsa, durumunun ciddiyetine bağlı olarak kesin ölüm ile sonuçlanması olağan bir durumdur. Böbreklerin üzerinde bulunan kabuklu korteks yapıdaki bu bezlerin hormonal salgıları vardır. Bu salgıları üretemeyecek şekle gelmesi, hastalığın kesin teşhisinin konulmasını sağlar.

Hastalığın seyrinde deride lekeler, cilt dökülmeleri, epitel dokuda renk değişimleri, ishal, kusma, kilo kaybedilmesi, aşırı terleme, baş ağrıları, uyuşukluk durumları, dengesiz ruh halleri, titreme, konsantrasyon bozukluğu, hafıza problemleri gerçekleşir. Tedavi olarak en yaygın kullanılan yöntem Kortikosteroid ilaçlarıdır. Bu ilaçlar kullanılarak böbrek üstü bezlerin görevleri yerine getirilmiş olur fakat ilaç tedavisinin yaşam boyu sürmesi gerekmektedir. Hastalar bu ilaç grubunda yer alan hidrokortizon ilacını her zaman yanlarında bulundurur. İlaç hazır bir şekilde şırınga içinde yer alır ve gerekli durumlarda hastanın bizzat kendisi tarafından vücuduna enjekte edilir. Aşırı terleme, sinir tepkileri de hemen yapılması gerekmektedir.

Hasta olan kişilerin kriz durumları vardır. Bu sebepten dolayı kriz ve bayılma anlarında yardım etmek isteyen insanları bilgilendirmek için ceplerinde yapılması gerekenlerin yazdığı bir kart bulundurmaları gerekmektedir. Bu sayede bilincin yitirildiği durumlarda yanlış yöntemlerin uygulanması engellenmiş olmaktadır.

Yazar: Sinan UZA