Çağımızın Hastalığı: Metabolik Sendrom

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Metabolik sendrom, ekonomik şartların ve bireylerin gelirleri artmaya başladığı anda görülen yeni çağın hastalığı olarak belirlenmiştir.  Sosyoekonomik gelirlerin artması ve bireylerin gelirlerine oranla daha fazla harcama yapmaları, düzensiz beslenmeyi ve beraberinde bu hastalığı meydana getirmektedir. Hazır gıdalar ve özellikle ev yemeklerinin dışında tüketilen gıdalar bu hastalığın en büyük etkenleri arasında yer almaktadır. Özellikle besinlerle alakalı olan bu hastalık bünyede farklı etkiler yaratmakla birlikte psikolojik olarak da kişileri etkilemektedir… Vücudun geneline hitap eden bu hastalık türü, yağ oranlarının artması, kan şekerinin artması ve tansiyon yükselmelerini de beraberinde getirmektedir. Ülkemizde bu hastalık yaygın olarak görülmektedir. Ülkemizde kişi başına düşen milli gelir’in az olduğunu savunabilirsiniz fakat hazır gıdalar üzerine yapılan bu hastalığın tanımı yalnızca basit bir açıklamadır. Özellikle Avrupa’da yaygın olan Fast Food adı verilen beslenme tarzı daha geniş kitlelere yayılarak kendini göstermektedir. ABD’de bu hastalığın görülme oranı genç yaşlarda %30 larda iken, ilerleyen yaşlarda %50 ve 60’lara kadar çıkabilmektedir. Ülkemizde özellikle kadınlarda ve genç nüfusta görülme oranı daha fazla olan bu hastalık çağımızın hastalığı olarak kabul görmektedir.

Metabolik Sendrom’un En Sık Görülen Özellikleri?

1- Genç nüfusta çok daha sık görülen bu hastalık,ilerleyen yaşlarda etkisini daha net bir biçimde gösterebilmektedir.Zayıflayan bünye direncini kaybeder ve hastalıkla mücadele etmek daha da zorlaşabilir.

2-  Metabolik Sendrom hastalığına sahip kişilerde kalp damar tıkanıklığı ve kalp rahatsızlıklara normal bireylere göre çok daha sık görülebilmektedir.

3-  Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon riski normal bireylere oranla 10 kat daha fazladır.Yazının başında da belirttiğim gibi bu hastalık farklı türde hastalıkları da beraberinde getirmektedir.

4- Doğurganlık dönemindeki ve bu yaşlardaki kadınların hazır besinlerden uzak durması şiddetle tavsiye ediliyor. Etkileri ise; Adet düzensizliği, kısırlık, doğumda meydana gelebilecek sıkıntılar… Bunun yanı sıra kalp, karaciğer ve böbreklere sıçrayabilecek olan birçok rahatsızlıkta Metabolik Sendrom’un olumsuz etkileridi

Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırmalar son yıllarda gerçekleşen insan ölümlerinin kalp ve damar tıkanıklığından meydana geldiğini gösteriyor. Hazır gıdaların ve sağlıksız besinlerin tüketimi bu ölümlerde en büyük paya sahip.

Hastalığın Tedavisi Nasıldır?
Metabolik Sendrom’a sahip bir hasta genel olarak obez hastalardır. İlk aşamada uzman bir diyetisyen eşliğinde diyet programı uygulanmalıdır ve sağlıklı bir şekilde zayıflama programı yürütülmelidir. Beslenmede dikkat edilecek en önemli hususlardan bir tanesi; Tüketilen gıdalarda, katı yağ yerine sıvı yağ’ın tercih edilmesidir. Balık ve balık yağı haftada en az bir kez tüketilmesi gereken besinler arasında yer alıyor. Karbonhidrat tüketimi azaltılmalı ve mümkün olduğunca kepekli ekmek desteği ve kepekli ürünler tüketilmelidir. Aşırı yağlı yiyecekler yerine az yağlı ve mümkünse yağsız yiyecekler tercih edilmelidir…

Hastalığın başlıca tedavisi zayıflamak ve tüketilen gıdalara dikkat etmekten geçiyor. İlaç tedavisi bünyeye zarar verebilir bunun yanı sıra uyku düzeninizi bozabilir bu da kilo almanıza ve yaptığınız diyetin ters yönlü olarak etki etmesine neden olur. Uzman bir diyetisyen eşliğinde verilen programa uymak en iyi tedavi yöntemidir.

Yazar: Ali Ersoy