Ağız Kokusu Depresyona Kadar Gidebilir

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Ağız kokusu günlük hayatta birçok insanın başlıca problemidir. Günlük hayatınızı olumsuz bir şekilde etkileyen ağız kokusu sorunu iletişim problemlerine dahi yol açabiliyor. Kişide öz güven kaybına neden olan ağızdaki kötü koku bireyi iletişim kurmaktan alıkoyuyor, iletişim kursa bile çıkan kötü kokudan dolayı karşıdaki insanın mimiklerinden aldığı olumsuz dönütler kötü koku sahibi kişiyi üzebiliyor.

İki Çeşit Ağız Kokusu Bulunuyor

Günlük öğünlerin ardından ağzımızda yer edinen kokular olabileceği gibi sabah uyandığımız vakitlerde kendimizin bile hissettiği hoş olmayan bir koku ile karşılaşabiliriz. Bir hastalık veya rahatsızlık belirtisi olmayan bu kokuya fizyolojik ağız kokusu denmektedir.

Bunların yanında akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, karaciğerde yetmezlik, şeker hastalığı, diş çürükleri, diş eti hastalıkları menşeli olabilen ve bir rahatsızlık alameti olan kokuya ise patolojik ağız kokusu deniyor.

Ağızda Kuruluk Kokuya Sebep Oluyor

Fizyolojik ve patolojik sebeplerin haricinde halen ağzınızda meydana gelen koku eğer dişleriniz sağlıklı ve ağız bakımını devamlı yapıyorsanız bu olumsuz durum sizi haliyle endişeye düşürebilir. Kalabalık ortamlara giremez olursunuz, ve konuşurken bir eliniz devamlı ağzınızın önünde durur. Ağır kokuya sahip olan gıdaları da hayatınızdan def edeli uzun bir süre olmuştur. Bütün bakımlara ve tedavilere rağmen ağzınızda hala koku varsa çok basit bir adımı atlama ihtimaliniz olabilir. O da su içmek… Vücudun yaşamsal faaliyetleri için günlük 2-2,5 litre suya ihtiyaç duyan vücudumuz sıvı almadığında tükürük miktarını azalttığı için ağızda kokulara sebebiyet verebiliyor.

Vücudumuz günlük metabolizma durumuna göre salgıladığı tükürük oranını ayarlıyor. Tüketilen besin miktarı ve az sıvı alımı tükürük oranını azaltır. Tansiyon için kullanılan ilaçlar, psikiyatri alanında kullanılan antidepresan ilaçlar, ağız içinde meydana gelen enfeksiyonlar, kansızlık veya ateşli hastalıklar tükürük miktarını azaltan çeşitli hastalıklar arasındadır. Tükürük miktarı azaldığı için ağızda kuruluk meydana geliyor ve böylece kaynağı sıvı olan kötü koku salımı ortaya çıkıyor. Her hastalıkla mücadelede en önemli etkenlerden olan sıvı tüketimi ağız kokusu sorununda da ön sıralarda yer alıyor. Günlük tükettiğimiz su dokulara nemlendirerek tükürük salınım oranını iyileştiriyor.

Ağız Kokusu İçin Başka Ne Yapılabilir?

Patolojik kokuların kaynağı için mutlaka uzman bir doktora baş vurulmalıdır. Patolojik kokuların haricinde kalan fiziksel kokularla mücadele için günlük birkaç adım bizim için çözüm yolu olabilir.

1- Her yerde gördüğümüz ve tüm vücut sağlığının başlıca kilit noktalarından olan diş fırçalama işlemini sabah ve akşam olmak üzere atlatmamanız gerekir. Çünkü bir vücudu iyi veya kötü yapabilecek besinlerin ilk dokunduğu yer ağzımızdır.

2- Ağız kokusunun en büyük kaynaklarından birisi de dildir. Tüketilen besinler dilin tırtıllı yüzeyinde iz bırakır.

3-Alkol içeren ağız kokularından uzak durmaya çalışın. Çünkü alkol ağızda kuruluğa sebep olduğu için bir süre sonra tekrar kuruluktan dolayı koku meydana gelecektir.

4- Beyaz undan üretilmiş ürünler, şeker, tatlandırıcı içerikli gıdalar ağızdaki bakteri üremesi için en güzel ortamlardan bir tanesini oluşturur. Bu tür ortamlarda bakteri hızla ürediği için bir süre sonra dişte çürümeler haliyle koku meydana gelecektir. Bu tür gıdalar yerine daha sağlıklı ürünler tüketmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz.

5- Ağızda başlayan mekanik sindirimin ilk basamağı yemekleri iyice çiğnemektir. İyice çiğnenmiş gıdaların dişlerin arasında kalma olasılığı düşer. Bu da gıda kaynaklı kokuların önüne geçer.

6- Ağız kokusuna sebep olan maddelerden bir tanesi de hidrojen sülfürdür. Bu maddeyle mücadele etmenin en güzel yolu yoğurt tüketmektir. Yoğur bu maddeyi ağızdan gidermek için birebirdir.

Yazar: Hasan Demİrcİ