Ahmet Cevdet Paşa Kimdir?

Osmanlı Devleti’nin son yıllarına doğru yetişmiş olan önemli devlet adamı önemli hukukçu önemli tarihçi. Gerçekten Ahmet Cevdet Paşa’nın o kadar çok yönü var ki hem ilimde hem icrada bulunan bir insandır. Hayatı boyunca araştırma yapmış, okumuş, yazmış ve bundan hiç bıkmamıştır. Hayatının sonuna dek kendini hem dine hem ilme hem millete adamıştır.

6211_ahmed-cevdet-pasa

27 Mart 1822 tarihinde dünyay gelen Ahmet Cevdet Paşa, Türk dünyasının önemli ilim adamı ve devlet adamlarından olmakla birlikte hukukçu ve sosyolog yönü de bulunmaktadır. Gerçek adı Ahmet’tir, Cevdet ise mahlasıdır. Babası, Lofçalı meclis azalarından İsmail Ağa ve annesi Lofça’nın ileri gelenlerinden Topuzoğulları’na mensup Ayşe Sünbül Hanım’dır.

İslam hukuku anlamında baş yapıt olan Mecelle’yi yazmıştır. Şer-i kurallar ile batıyı harmanlayan bir hukuk anlayışına sahiptir.

Devletin bir çok kolunda çalışmış olup bunlar 5 kere adliye, 3 kere eğitim, 2 kere vakıflar, 1 kere içişleri ve 1 kere de ticaret ve ziraat bakanlığıdır. Onun zamanında hazırlanan kanunların ve kurulan kurumların çoğunluğunda katkısı bulunmaktadır.

6211_ahmet-~1

Ayrıca Osmanlı Tarihini kapsamlı olarak anlatan 12 ciltlik Tarih-i Cevdet isimli eserin sahibidir. Bununla beraber 1855-1865 tarihleri arasında devletin resmi tarihçisi olarak görev almıştır. O dönemlerde dönemin siyasi olaylarını Tezakir-i Cevdet isimli eserinde kaleme almıştır.

Türkçe yazılmış ilk dil bilgisi kitabı olan Kavâ’id-i Osmâniyye’yi yazmıştır.

Kızı da kendi gibi edebiyat alanında isim yapmış olan ilk Türk kadın romancı yazar Fatma Aliye Hanımdır.

Eğitim Hayatı

O zamanların ilköğretime denk eğitimini Lofça’da aldıktan sonra Medrese eğitimi için İstanbul’a gelir. İstanbul’da 8 seneye varan medrese eğitimi görür. Medrese eğitimiyle beraber Murad Molla Tekkesi’nde Mesnevi dersleri almış, müneccimbaşı Osman Saib’den ve Mühendishane-i berri Muallimi Miralay Nuri Bey’den yeni tarz riyaziye dersleri almıştır.

O dönemler Murad Molla Tekkesi alimlerin, şairlerin kısacası ilim adamlarının uğrak yerlerinden biriydi. Ahmet Cevdet Paşa bu mecliste vakit geçirince şiir yazma hevesine kapılmış hatta ilk şiirini de Fehim Efendi’nin konağında yazmıştır. İlk zamanlar şiirlerinde Vehbi mahlasını tercih ediyordu. Fakat bu mahlas başka şairler tarafından da kullanıldığı için Fehim Efendi kendisine 1259 tarihinde “Cevdet” mahlasını vermiştir.

Kariyeri

1845 yılında Rumeli kalemine Kadı olarak tayin edilip 150 kuruş maaş bağlanmıştır. Siyaset kariyerine başlaması ise Reşit Paşa aracılığı ile olmuştur. Reşit Paşa, sadrazamlığa geldiğinde yeni kanun ve nizamlar hazırlatacağı zaman bilgili ve açık fikirli bir kişi istemişti. Bunun üzerine Ahmed Cevdet Efendi gönderilmiş ve böylece siyasete girmiştir. Hatta Reşit Paşa’nın çocuklarına öğretmenlikte yapmıştır.

1850 tarihinde Meclis-i Maarif azalığıyla darülmuallimin müdürlüğüne göreve getirilmiştir. Burada ciddi hizmetler vererek sınav şekillerini ve öğrenci eğitimi ile ilgili düzenlemeler getirmiştir. Bununla beraber Cevdet Efendi’nin ikinci işi baş katibi olduğu Meclis-i Maarif toplantı ve kararlarıdır.

1863 yılında Anadolu Kazaskerliği Bosna-Hersek Müfettişliği olarak atandı. Burada ciddi başarılara imza atan Cevdet Paşa giderek Osmanlı’da önemli devlet adamlarından biri haline geldi. Cevdet Efendi 13 Ocak 1968 tarihinde meslek değiştirerek vezir oldu.

6211_a632890a808131be90d994af96545f17b0bdec13

1866 yılında Halep vilayetine vali tayin edilen Cevdet Paşa burada 2 yıl görev yapıp bu esnada “Fırat” isimli gazete çıkardı.

1868 yılında temyiz mahkemesi görevi yapacak olan “Divan-ı Ahkam-ı Adliye”’ye başkan olarak atandı. Bu görevde olduğu müddetçe hukuk sistemini dönemin gereksinimlerine göre düzenledi.

1873 yılında ise Maarif Nazırlığı görevine getirilmiş olup daha önce aynı göreve üç kere getirilmiştir. Bu görevi sırasında yine boş durmamış ve Türkçe, mantık ve edebiyat derslerinde okutulmak üzere okullar için kitap yazmıştır.

1874 yılında Yanya valiliğine atandıktan 7,5 ay sonra İstanbul’a dönmüş ve Adiye Nazırı olmuştur. Adliye Nazırlığı görevi sırasında Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı. Bununla beraber hakimlere yardımcı olması açısından “Ceride-i Mehâkim” adlı eserini yazmıştır.

1878 yılında Suriye valisi olmasının akabinde Kozan’da Kozanoğlu Ahmet Paşa isyanını engelleyip İstanbul’’a dönerek Ticaret ve Ziraat Nazırı olmuştur.

1881 yılında Yıldız Mahkemesi’nde Adliye Nazırı olarak görev aldı.

1882 yılında ise Adliye Nazırlığı görevinden istifa edip üç buçuk yıl devlet memurluğundan uzak durdu ve eserlerine yoğunlaştı. 1886’’da yeniden Adliye Nazırı olarak atandı ve 4 yıl bu görevi icra etti.

Ahmet Cevdet Paşa, ömrünün arta kalan zamanlarını ise çocuklarına ve bilimsel çalışmalarına ayırarak geçirdi. 26 Mayıs 1895’’te Bebek’’teki yalısında hayata veda etti. Naaşı, Fatih Camii bahçesine defnedildi.

Kaynakça:
[Ümit Meriç, Cevdet Paşa’nın Cemiyet ve Devlet Görüşü, İstanbul, 1970]
[Seyit Ali Kahraman, Ahmet Cevdet Paşa Eserlerinden Seçmeler, İstanbul, 1992]
[Fatma Aliye Hanım, Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı, Pınar Yayınları]
[Sempozyum: 9-11 Nisan 1995, Ümit Meriç, Bir Osmanlı Sosyoloğu Ahmet Cevdet Paşa]
[Büyük Britanya Sözlüğü, Cevdet Paşa Maddesi, Cilt No:4, syf. 480]

Yazar: Betül Şahin