Akdamar Adası Nedir, Nerededir, Özellikleri Nelerdir?

Ülkemizin en büyük ikinci adası hiç kuşkusuz ki Akdamar Adası’dır. Birçok özelliklerinin bulunduğu bu harika ada aynı zamanda oldukça köklü bir geçmişe ev sahipliği yapmaktadır. Birçok birey tarafından çokça merak edilen bu harika ada aynı zamanda zengin tarihi geçmişi sayesinde ülkemizin tarihi kaynaklarında olduğu gibi birçok batı ülkelerinin tarihi arşivlerinde de oldukça önemli bir konuma sahiptir.

Peki Akdamar Adası nedir, hangi ilimizde yer almaktadır ve bu harika adanın özellikleri nelerdir? Dilerseniz yazımızın da ana konusu olan bu harika ada hakkında çokça merak edilen bu sorularımızın cevaplarını detaylı olarak sunalım.

Akdamar Adası Nedir?

8736_20Akdamar Adası Van ilimiz ile Bitlis ilimiz arasında bulunan ve Van Gölü içerisinde yer alan ülkemizin en büyük ikinci adasıdır. Akdamar Adasının en belirgin niteliklerinden biri geçmişte bu harika adanın birçok efsaneye ev sahipliği yapmasıdır. Fakat bu harika ada hakkındaki efsaneleri daha burada değil bir sonraki konumuzda işleyeceğiz.

Bu harika adanın Van Gölü üzerinde yer alması beraberinde Van Gölü’ne de ayrı bir önem kazandırmaktadır. Çünkü adayı görmek için gelen yabancı turistler aynı zamanda Van Gölü hakkında da bilgi sahibi olabilmektedir.

Bu harika adanın birçok batı ülkelerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtmiştik. Özellikle de Ermenistan tarihi kaynaklarında Akdamar Adası’nın çok önemli bir konumu bulunmaktadır. Ada üzerinde geçmiş tarihlerde Ermeni bir baş keşişin yaşamış olması beraberinde ülkenin bu harika adaya önem vermesine zemin hazırlamıştır.

Akdamar Adası İsminin En Önemli Efsanesi

Birçok birey bu harika adanın isminin nereden geldiğini merak etmekte ve bu konu hakkında bilgiler almak için internet dünyasında yer alan birçok kaynaklara başvurmaktadırlar. Dilerseniz şimdi de Akdamar Adası isminin nereden geldiği hakkında bilgiler sunalım. Bu harika adanın isminin geldiği bir efsane bulunmaktadır.

8736_21Rivayetlere göre çok eski tarihlerde Akdamar Adası üzerinde bir Ermeni baş keşişi yaşıyormuş ve baş keşişin dünyalar Tamara adından bir kızı bulunuyormuş, Tamaraya sevdalı olan ve tabiri caizse Tamara için gözü hiç birşey görmeyen bir çoban varmış çevre köylerde geçimini çobalık yaparak sağlayan delikanlı her gece gölü yüzerek Tarama ile buluşuyor ve sevdasını dile getiyormuş, bu durumdan birgün haberdar olan Tamaranın babası bir gece yatağından kalkıp elinde fener ile adada sürekli olarak yer değiştirmiş ve bu sayede gencin gölde yüzerken yorulmasını sağlayarak bir müddet sonrasında ise boğularak hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Fakat Tamaraya aşık olan çoban delikanlık henüz boğulmadan önce son nefeste yüksek bir ses tonuyla Ah! Tamara diye haykırmıştır.

Gencin bu seslenişini duyan dünyalar güzeli Tamara ise o anda kendini gölün serin sularına bırakmıştır. O günden sonra ise adanın ismi Akdamar Adası olarak geçmiştir. Oldukça duygulandırıcı bir efsane olan bu efsaneyi yöre halkı tarafından tüm detayları ile bilinmektedir. Yolunuz Van ilimize düştüğünde Akdamar Adası hakkındaki bu efsaneyi kime sorarsanız sorun sizlere efsaneyi tüm detayları ile anlatacaklardır.

Akdamar Adası’nın Tarihçesi

Akdamar Adasının isminin nereden geldiği hakkında bilgiler sunduktan sonra şimdi de bu harika adanın tarihçesi hakkında sizlere bilgiler sunalım. Makalemizin üst kısmında da belirttiğimiz gibi bu harika ada oldukça önemli bir tarihi geçmişe sahiptir. Akdamar Adası ülkemizden sonra en fazla Ermeni tarihi kaynaklarında yer tutmaktadır. Ermeni tarihi kaynaklarında Akdamar Adasının ismi farklı isimlerde geçmektedir.

Akdamar Adası Ermeni tarihi kaynaklarındaki en belirgin ismi ise Rstunik olarak geçmektedir. Rivayete göre Akdamar Adası üzerinde 705 tarihinde Rstunin adında Ermeni bir hükümdar yaşamıştır. Ancak sonraki zamanlarda öldürülmüş ve daha sonrasında kesin tarihi bilinmemekle birlikte Ağbak vilayetinde hüküm süren Gogik Arlzruni kralı tarafından ele geçirilmiştir.

Bu sureçten itibaren ada üzerinde uzun yıllar hüküm süren kral Gogik ada üzerinde tam bir hakimiyete sahip olabilmek adına ilk olarak bazı müslüman hükümdarları ve Ermeni hükümdarları ile antlaşmalar yapmıştır. Antlaşmalardan sonrasında yönetim merkezini adaya taşıyarak tüm yönetimleri ada üzerinden gerçekleştirmiştir. Bu arada ada üzerinde birçok yerleşim merkezleri kurmuştur.

Ada 16 yüzyıl başlarında canlı olarak yerleşim merkezi haline gelmiştir. Ancak 1535 Osmanlı-İran savaşının başlamasıyla birlikte adada bulunan yerleşim merkezleri tamamen yok edilmiştir. Savaş sonrasında geriye kalan merkezi yönetim yerleri de tamamen ortadan kaldırılmış ve yalnızca günümüzde halen daha adada yer alan tarihi manastıra dokunulmamıştır .Bu sebeple 19 yüzyılın sonlarına doğru kiliseye 300 keşiş ziyaret etmiş ve dini faliyetlerini burada devam ettirmiştir. Ancak bu durum da uzun sürmemiş 1895-1915 savaşlarının başlamasıyla birlikte 300 keşiş can güvenliğinin olmaması sebebiyle kiliseyi terketmiştir.

Akdamar Adası’nın Bilinmeyen Yönleri Nelerdir?

Akdamar Adası’nın tarihçesi hakkında bilgiler sunduktan sonra şimdi de bu harika adanın pek bilinmeyen yönleri hakkında bilgiler sunalım. Akdamar Adası bazı bilinmeyen ayrıntılara da ev sahipliği yapmaktadır.

Bu harika adanın bilinmeyen yönlerinden biri tarihten günümüze kadar çok az ziyaret edilmiş olmasıdır. Bunun ana nedeni ise adanın Van Gölü içerinden yer almasıdır. Bilindiği üzere geçmiş dönemlerde Van Gölü içerisinde dev bir canavarın yaşadığına dair bir efsane bulunmaktaydı.

Bu efsane hakkında bilgisi bulunan yabancı turistler can güvenliğinin olmaması nedeniyle Akdamar Adasını ziyaret etme konusunda tereddütler yaşamışlardır. Bu nedenle Akdamar Adası günümüzde bu sebepten dolayı halen daha çok az sayıda ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.

Akdamar Adası’nın bilinmeyen yönlerinden biri de üzerinde canlı türünün bulunmamasıdır. Günümüzde birçok adaları yakından incelediğinizde üzerinde en azından börtü böceğin yaşadığını görebilirsiniz. Bu nitelik Akdamar Adası için geçerlilik teşkil etmemektedir. Akdamar Adası’nın bilinmeyen önemli yönlerinden biri de Van Gölü canavarı efsanesinde başrol oynayan canavarın zaman zaman dinlenmek için Akdamar Adasını tercih ettiğidir.
Bu durum ne kadar doğrudur bilinmez fakat bu ayrıntı bazı kaynaklarda geçebilmektedir. Görüldüğü üzere bu harika adanın bilinmeyen bazı önemli yönleri de bulunmaktadır.

Coğrafi Özellikleri

Bu harika adanın bilinmeyen yönleri hakkında bilgiler sunduktan sonra şimdi de coğrafi özelliklerinin neler olduğu hakkında bilgiler sunalım. Akdamar Adasını özel kılan en belirgin niteliklerden biri de coğrafi özellikleridir.

Bu harika adanın coğrafi özellikleri ise şöyledir;

Adanın yer şekilleri oldukça karstiktir.
Yer yer küçük tepelere ev sahipliği yapmaktadır.
Adanın yüz ölçümü oldukça geniştir. Dolaysıyla bu harika ada oldukça geniş bir alana sahip olmaktadır.
Yer şekilleri zaman zaman meydana gelen yoğun yağışa bağlı olarak çatlayabilmektedir.
Ada göl seviyesine oldukça yüksekte yer almaktadır. Bu nedenle Van Gölü ile farklı sıcaklık değerlerini taşımaktadır.

Ulaşım

8736_22Bu harika adanın coğrafi özelliklerinin neler olduğu hakkında bilgiler sunduktan sonra şimdi de bu harika adanın ulaşımı hakkında bilgiler sunalım. Birçok bireyler bu harika adaya nasıl gidilebileceği hakkında bilgi sahibi olmak istemektedir. Makalemizin üst bölümünde de belirttiğimiz üzere Van Gölü canavarı efsanesi nedeniyle bu harika adaya gitme konusunda birçok bireyler tereddüt yaşamaktadırlar.

Ancak zamanla böyle bir efsanenin gerçek olmadığı hakkında yetkililer tarafından açıklamalar yapıldıktan sonra insanların içi rahatlamış ve bu sayede bu harika adayı daha yakından inceleme fırsatına sahip olmuşlardır. Bu harika adaya ulaşım oldukça basittir. Bunun yapılması gereken tek şey Van Gölüne ulaşmaktır. Çünkü bu harika ada zaten Van Gölü içerisinde bulunmaktadır.

Van Gölü içerisinde yalnızca birkaç dakikalık tekne seyahati sonrasında bu harika adaya ulaşım sağlanabilmektedir. Günümüzde dahi çok nadiren de olsa bazı adayı merak eden yabancı turistler bu sayede adaya ulaşabilmekte ve ada üzerinde incelemelerde bulunarak resimler çekebilmektedirler. Yolunuz Van ilimize düştüğünde bu harika adayı uzaktan da olsa görmenizi tavsiye ederiz.

Yazar: Ensar Türkoğlu