Amanos Dağları

Amanos Dağları, dünyanın 25 biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan alanlarından birisi olan, Akdeniz Havzasının orman ve makiliklerinin sınırları içerisinde yer alır. Kahramanmaraş’tan başlar Hatay’ı boydan boya geçer. İç Anadolu’yu Akdeniz’e, Bozkırı, kıyıya bağlayan bir coğrafi köprüdür. Buzul çağındaki ekolojik sistemin izlerini ve Karadeniz iklim kuşağında görülebilen bitki örtüsü, korunaklı ve derin vadilerin varlığı ile aniden yükselen sarp 6543_amanos_daglari_ozellikzirveleri ile Anadolu’nun en özel ekolojik sistemlerinden biridir.

Amanos Dağı Fiziki Özellikleri

Amanos Dağı’nın en yüksek noktası 2240 metre, Hatay’ın Dörtyol ilçesi sınırlarının doğu tarafındaki Mığır Tepesi’dir. Dağın batı tarafı, Akdeniz sahillerinde en çok yağış alan bölümüdür. Yıllık yağış miktarı 110 kg/cm2’dir. Dağın 1000 metrelik orta yüksekliğinde yağış, 230 kg/cm2’ye ulaşabilmektedir. Amanos dağlarının, tarih öncesi insanlar tarafından barınak olarak kullanıldığı bilinen Çevlik Mağaraları ve benzer çeşitli yerleri, jeolojik oluşumları ile orta doğunun önemli alanlarından birisidir.

Önemli Bitki ve Kuş Alanı Amanos

6543_amanos_daglariAmanos Dağları Akdeniz Bölgesi’nin bitki coğrafyası açısından özel bir öneme sahiptir. Dağın batı taraflarındaki yüksek nemli ormanlar, doğu Karadeniz orman popülasyonunun öğelerini içerir. Kayın, Işılgan, Ihlamur, Şimşir ve Porsuk ağaç popülasyonlarını barındırır. Osmaniye ilimizden başlayarak 850 metre yüksekliğe kadar, maki ve kızılçam formasyonunun yaygın olduğu tam bir Akdeniz kuşağı görülür. 850 metre yükseklikten sonra yapraklarını döken ağaçlar ile Akdeniz orman kuşağı başlamaktadır. Nemli orman kuşağını oluşturan Doğu Kayının 1500-1800 metrede yayılmasına rağmen, 100 metredeki nemli vadilerde de görülebilir. Toros Göknar’ı 1600-2100 metrede Toros Sediri ise 1800-2000 metre yüksekliklerde görülmektedir.

Amanos Dağları’nın göçebe kuşlara geçici ev sahipli yaptığı bilinmektedir. Leylek, Pelikan, Turna, Akbaba, çeşitli Kartal türleri gibi, ülkemiz güzergahından göç eden tüm kuşların uğrak alanıdır. Alanda daimi olarak Avrupa standartları gereği, korumada öncelikli bir tür olan İzmir Yalıçakpını önemli türlerdendir.

Kaynakça:
nkfu.com

Yazar: Ensar Türkoğlu