Anadolu’da Bir Rum Şehri; Sille

Sille’nin Konumu

İç Anadolu bölgesinde Konya’nın kuzeybatısında yer alan ve Konya’ya uzaklığı 8 kilometre olan bir yerleşim yeri olup içinden geçe sille deresinin iki tarafına kuruluştur. Sille antik bir Rum yerleşkesi olup Toros Dağları’na bağlı olan dağların eteklerinde kurulmuştur. Sille’nin en önemli özelliklerinden biri doğusu verimli bir araziye sahipken ve oldukça önemli Sille Bağları bulunurken batıya gidildikçe yerini verimsiz araziye bırakmasıdır. Yayla iklimine sahip olan sille kışları ılık, yazları ise serin bir iklime sahiptir. Tarıma elverişli alanlarında meyve ve sebze yetiştirilen Sille’de halk bu meyve ve sebzeleri Konya pazarlarında satarak geçimini sağlamaktadır.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sille’nin Tarihi

Sille yerleşmesinin ve etrafındaki yerleşmelerin tarihi Hitit Egemenliğinin yok olmasına neden olan Fyrg’lere kadar uzanmaktadır. Yapılan kazı çalışmaları sonrasında bu dönemlere ait birçok değerli materyal ortaya çıkmıştır.
Sille’nin ismi antik Yunan Çağına kadar uzanmaktadır. Sille deresinin taşmasıyla beraber bu bölgeye “Silenos” ismi verilmiş olup anlamı; taşıp köpürerek akan su demektir. 6000 yıllık bir geçmişi olan Sille Roma, Bizans ve Kudüs yolu üzerinde yer alan önemli bir dini merkezdir. 800 yıl boyunca aralıksız hizmet veren ve büyük bir öneme sahip olan Ak Manastır diğer adıyla Eflatun Manastır Sille’de yer almaktadır.

Osmanlı ve Selçuklu döneminde de Baharat Yolu üzerinde olması nedeniyle önemini kaybetmeyen Sille birçok farklı din ve kültürü içinde barındıran önemli yerleşmelerden biridir. 1924 senesine kadar bu yerleşmede Müslümanlar ve Hristiyanlar beraber yaşamıştır. Sille’de yer alan diğer bir önemli kilise ise Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Helena için yaptırdığı Aya Elena Kilisesidir. Sille tarihindeki en önemli ve en verimli dönem Selçuklular dönemidir. Osmanlı döneminde de büyük bir öneme sahip olan Sille Baharat yolunun üzerinde bulunması sayesinde Osmanlı Döneminde de gelişimini sürdürmüştür.

6344_sille

Sille yerleşmesi önemini hiçbir dönemde kaybetmemiş olup Konya Kale Kapısının Sille yoluna açılmasının ve Fatih Sultan Mehmet’in savunma nedeniyle çok önem verdiği Gevele Kalesinin Sille yerleşmesinin tepesinde yer alması buna örnektir. Cumhuriyet öncesi nüfusu 18000 olan Sille yerleşmesinin büyük çoğunluğunu Rumlar oluşturmaktadır. Ancak alınan kararlardan sonra gayri Müslim halkın yurt dışına çıkışı sağlanmış ve bölgede sadece Müslümanlar kalmıştır. Ancak gayri Müslim halkın sağladığı ekonomik ve ticari faaliyetlerin yerini dolduracak imkânlar sağlanmadığından Sille yerleşmesinin sosyo-politik ve sosyo-ekonomik yapısı gittikçe zedelenmiştir.

Sille Yerleşimi

Sille’ye varıldığında dikkati çeken en önemli yapılar Kapadokya’da görmeye alıştığımız kayalara oyulmuş kiliseler ve evlerdir. Ayrıca Sille’nin tarihinde de belirtildiği gibi taştan yapılmış Rum evleri oldukça fazladır. Daha önce bahsetmiş olduğumuz Ak Manastır ve Aya Elena Kilisesi ek olarak Hacı Ağa Hamamı ve Müzesi görülecek önemli alanlar içinde yer almaktadır. Ak Manastır Kapadokya’da yer alan kaya kiliseleri gibi değerlendirilmektedir. Oldukça büyük bir kayanın mağara gibi oyulmasıyla meydana gelen Ak Manastırın diğer kaya kiliseleri gibi hücreleri ve şapelleri bulunmaktadır.

Kapısı güneye bakan manastırın dışında toprak seviyesinin altında bir kuyu bulunmakta olup efsaneye göre bu su bir mucize sayesinde kayadan fışkırmıştır. Manastırın önünde bağlar ve bahçeler bulunmaktadır. Milattan sonra 327 yılında Bizans İmparatoru Konstantin tarafından annesi Helena için yaptırılmıştır. Helena haç için Kudüs’e giderken Konya’dan geçmiş ve Sille yerleşkesinde bulunan Hristiyanlara ait mabetleri görmüş ve Sillede bir kilise yapılmasını talep etmiştir. Aya Elena Kilisesi tadilatlar sayesinde günümüze kadar gelmiştir. Hatta Kilise kapısına asılı olan, 1833 tarihinde Sultan Mecit döneminde yapılan tadilatın kitabesi bulunmaktadır.