Anadolu’’nun Bir Garip Şehri; Çankırı

Çankırı’da birçok uygarlığın izleri ile Cumhuriyet’in sırları saklıdır. İç Anadolu’nun Batı Karadeniz’e açılan kıyısında bulunan Çankırı, eskiden Oğuz Boyları’nın kök saldığı bir yermiş. Ankara ile Kastamonu arasında, Kızılırmak Çayı’nın batı kıyısına yakın, Köroğlu Dağları’nın güney yamacında, kurulmuş bir şehirdir.

Çankırı’nın Tarihi

Değişik medeniyetlere ev sahipliği yapan ve Batı Karadeniz ile İç Anadolu bölgesinin geçiş havzalarında bulunan Çankırı’nın tarihi, çok eski zamanlarından beri değişik topluluklara yurtluk görevi üstlenmiş bir yerdir. Bizans döneminde, sürgün yeri olarak kullanılan Çankırı’da, yaygın ve bilimsel kazılar yapılmamasına rağmen, bulunan kalıntılar, Çankırı’nın neolitik dönemden beri, yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

İnandık Tepe olarak adlandırılan, “Büyük Höyük”te ortaya çıkan inandık vazosu ile çivi yazılı bağış belgesi, Hitit dönemi yerleşimlerinin Çankırı’daki varlığını ve önemini sergiliyor.
Bunun yanı sıra Çankırı’yı, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait pek çok eser süslemekte. Çankırı Fatihi Emin Karatekin türbesi, Kanuni Sultan Süleyman Han Camii, , Çivitçioğlu Medresesi ve Taş Mescit, birçok hamam, köprü gibi yapılarda, tarihin izleri göze çarpmaktadır.

6466_41

Çankırı’nın Ekonomisi

İl ekonomisine, her alanda büyük katkı sağlayan ve platoyu baştan başa kat eden, ülkemizin büyük akarsularından, Kızılırmak sayesinde, pek çok istihdam alanı oluşmaktadır. Fakat yine de Çankırı, sanayi açısından geri kalmış illerimiz arasındadır bazı ufak tefek fabrikalar bulunsa da, sanayi alanındaki gelişmeler çok yavaştır.

Tarımda ise çilek, kızılcık, üzüm ve kiraz ön planda olup özellikle Çankırı tuzu, peyniri ve Çankırı’ya özgü, şeker hastalarının da sağlıklarına zarar vermeden yiyebildikleri, balı çok tercih edilen ürünlerdir. Türkiye’de pirinç üretimi ile önemli bir yere sahip olan Kızılırmak ilçesinin aynı zamanda kavun ve domates üreticiliği de Çankırı’nın ekonomisine, çok büyük fayda sağlamaktadır. Çerkeş’teki, sanayi ve havancılık, Kurşunlu’nun kaplıcaları da şehir ekonomisi için önemlidir.

Çankırı’nın Görülecek Yerleri

Orta ilçesinde, hala gizemini koruyan ve bazı yerlerine ulaşılamayan, kaya mezarları, Çankırı kalesi, Taş Mescit, Bayram Örenin ahşap tarihi köprüsü, Yapraklı’nın Anıt ağacı, Alt Karacalar ilçesinin manevi önderleri ve asker balıkları, Ilgaz’ın şehitleri ve Çankırı müzesi Çankırı’ya gidildiğinde mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. Çankırı’ya gidip de yaylalarını ve içmelerini görmemek olmaz tabi.

6466_cankiri

Çankırı’nın Kültürel Yapısı

Çankırı’da yaran kültürünün etkileri çok büyüktür ve hala korunmaktadır. Anlamı dost, arkadaş ve sırdaş olan yaran, erkekler arasında kış mevsiminde yapılan sohbet toplantılarına verilen isimdir. Ahilik müessesi ile paralellik arz eden yaran sohbetleri, geçmiş dönemlerde, halkın eğitimi için tertiplenmiştir.

Ahilik müessesesi, gündüzleri genç ahiler yetiştirirken, sohbet müessesesi olan yaransa, mensupların gece sohbetlerini düzenlemektedir. Yaranlık müessesesinde kötü alışkanlıklara ve edebe, Türk İslam ahlakına aykırı hiçbir unsura yer verilmez. Ahilerde olduğu gibi yaranlarında, üçü açık üçü kapalı olmak üzere altı temel ilkesi vardır. Her ahi ve yaranın sofrası, evi ve kapısı açık, gözü dili ve beli kapalı olmalıdır.

Çankırı Evleri

Genel Türk evi mimarisine çok benzeyen Çankırı evlerinin ilk örnekleri,18. ve 19. yy dan kalmadır. Bu evlerden 97 tanesi, koruma altına alınmıştır. En önemlileri ve görülmesi tavsiye edilen örnekleri, Coşkarlar evi, Ömer Beyler konağı ve yaran evidir. Genellikle iki kat olarak yapılmış Çankırı evleri, bağdadi tekniği ile yapılmışlardır. Cepheleri güneye bakan evlerin, ikinci katında mutlaka bir başodaları vardır. Evin özenle hazırlanmış bu odaları sohbet için kullanılmaktadır. Tavanı kök boyalarla süslenmiş başodalar, diğer odalara oranla daha büyük ve ahşap işçiliği ile dekore edilmiş odalardır.

Yazar: Ensar Türkoğlu