Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı Nedir? Fisker Karma: Motor Sesini Hoparlörle Dışarı Veren Spor Araba!

Mar 14

blackscreen2-wince.jpgFPS(First Person Shooter) olarak bilinen karakterin gözünden çevreye baktığımız oyun tarzında, bir türlü içinden çıkılamayan “En iyi kaç fps’de oynanır?” sorusuna artık bir cevap bulmanın zamanı geldi diyorum. Bu yazıda bildiÄŸim ölçüde nacizane birtakım fikirler öne sürüp, görüşlerimi sizlerle paylaÅŸacağım.

Öncelikle kendim 1998 yılında Türkiye’de henüz 56K dial-up baÄŸlantısı varken, 250 ping ile sanane.com sunucularında Quake2 oynayarak yarı profesyonel anlamda FPS camiasına katıldım. O dönemde zaten bir elin parmakları kadar, wolfenstein, doom, shadow warrior, duke nukem ve quake gibi FPS oyunları vardı ki sanırım hepsini de saydım. (:

Aradan yıllar geçti ve görüyorum ki FPS oyunları dünyayı kasıp kavuruyor. En büyük ödüllü turnuvalar, en geniÅŸ organizasyonlar kısaca en büyük profesyonel oyuncu kitlesi hala FPS oyunlarında… Bu dalda önce Half-Life sonra da Counter-Strike oyun dünyasına öyle bir dalış yaptı ki, dönemin tartışmasız en kral oyunu olan Quake resmen kenara itildi ve o tarihten sonra sadece müdavimleri tarafından teke tek veya takım oyunları olarak oynandı, hala az da olsa oynanmakta. Artık yeni kral CS oldu ve orta, lise öğrencilerinin hatta üniversiteye hazırlanan gençlerin bile okul çıkışı koÅŸa koÅŸa internet cafelere akın ettiÄŸini devasa bir kitleyi kendi ekseninde tutmayı baÅŸardı. Gerçi halen birçok yerde CS 1.x’ler ısrarla oynanmakta, ona da bir anlam veremiyorum ama saygı duyuyorum tabiki…
FPS oyunlarının ülkemizdeki geliÅŸim sürecine kısaca deÄŸindikten sonra gelelim ÅŸu meÅŸhur kafa kurcalayan teknik konuya…

doom_2_first_person_shoot_game-wince.jpgBütün PC oyunlarında saniye başına gösterilen kare sayısı denilen bir kavram vardır ve monitör aynı çizgi film sayfalarını hızlıca çevirerek hareket oluÅŸturmak gibi bu resim karelerini peÅŸpeÅŸe oynatır ve bize hareketli bir görüntü sunar. Peki görüntünün akıcı olması için saniyede kaç fps(frame per second: bunu oyun türü olan FPS ile karışmasın diye ufak yazacağım) görmek gerekir? Teorik olarak insan gözünün 30 fps’nin üstünü algılayamadığı yönünde deli saçması bir inanış vardır ki aslında böyle birÅŸey bana göre söz konusu bile deÄŸildir.

İnsan gözünün görüntüleri tam olarak nasıl algıladığı hala bütün detaylarıyla çözülememiş olsa da askeri araştırmalar için yapılan deneylerde, jet pilotlarının 1/200 saniyeden daha kısa sürede sadece jeti algılamakla kalmayıp ne tür bir jet olduğunu da anladıkları tespit edilmiştir. Bu gözümüzün yetenekleri ve kapasite limiti hakkında net bir fikir veriyor.

enemy-territory-wince.jpgİnsanların aklını karıştıran asıl mesele ÅŸu; kimi oyun 30 fps ile gayet akıcıyken kimi oyun 60 fps ile kasılıyor gibi gelebiliyor. İşte bu durumun sebebi oyunların yapıldığı grafik motorlarının yapısal olarak büyük farklılıklar göstermesidir. ÖrneÄŸin Double ve Triple Buffer diye iki kavram vardır. Bunlara genel olarak görüntüde titremeyi önleyici mekanizmalar da denebilir. Oyundaki kareler bir slide show misali peÅŸpeÅŸe hızlıca görüntülenmek istendiÄŸinde, geçiÅŸlerde resim tamamen kaybolup yenisi geleceÄŸinden görüntüde bir titreme varmış gibi algılanır. Bunu engellemek için de buffer kullanılır. Önceki kareler buffer’a kaydedilir ve yeni kare geldiÄŸinde eskisi görüntüden kalkmadan yenisi üzerine bindirilerek görüntülenir. Bunu bir nevi, paint’te bir resmin üzerine baÅŸka bir resmi yapıştırmak gibi düşünebiliriz. Double-buffer kendinden önceki iki kareyi, Triple-buffer ise üç kareyi hafızasında tutar ve aralarda çok pürüzsüz bir geçiÅŸ saÄŸlarlar. Oyundaki fps miktarı çok yüksekse, kareler düzensizce üst üste biner ve görüntüde yırtılma dediÄŸimiz olayla karşılaşırız. Bunu engellemek için de oyunu monitörün dikey tarama frekansına uygun bir fps miktarına sınırlar veya VSync olarak bilinen dikey senkronizasyonu açarak, donanımsal olarak oyunu monitörün dikey tarama deÄŸerine limitleriz.

halo-3-1032-wince.jpgDemek ki, oyunun grafik motorunda kullanılan filtrelemeler görüntü akıcılığı için çok önemlidir ve bu filtreleri kullanan oyunlarda 150 hatta daha üstü fps deÄŸerlerini bile hissedebiliriz. Günümüzde ise filtreleme yöntemleri daha deÄŸiÅŸik bir hal almıştır. Artık yeni çıkan hemen her oyunda kullanılan bir olgu vardır ki o da; “motion blur”. Bence olayın en can alıcı noktası bu motion blur denilen olay. Bu efekti kullanan oyun olsun, film olsun kesinlikle hiç kırıksız yani kusursuz bir akıcılıkla görüntülenecektir. Çünkü bu yöntem, kareler arasındaki geçiÅŸleri uzatarak bize sanki bir rüzgar etkisinde gibi savrulan ve hızlıca akan bir görüntü sunar. İşte bu yöntemi kullanan bir oyun 25 fps ile de olsa bunu kullanmayan bir oyunun 200 fps’deki akıcılığına denk bir görüntü sunabilir. Tabi bu kullanılan motion blur efektinin yoÄŸunluÄŸuna da baÄŸlı ama sonuçta akıcılık yönünden oyuna çok büyük katkı yaptığını hiçkimse inkar edemez. Motion blur oyunlarda kenar bölgelerde en yoÄŸun ÅŸekilde kullanılır. Çünkü zaten bize bir oyunun takılıyo gibi gelmesinin nedeni namlunun ucundaki bölge deÄŸil, çevrenin saÄŸa sola bakarken veya ilerlerken ki akıcı olmayan hareketidir. Motion blur da bu geçiÅŸleri yumuÅŸatarak kusursuz bir hareket gibi sunabiliyor. Fakat bu tarz FPS oyunları pro-gamerlara yani iÅŸin ustalarına pek gelmez, çünkü çok hızlı hareket ederken görüntüdeki blur efekti iyice kendini hissettirmeye baÅŸlar ve bulanıklıktan dolayı rakibi seçmek büyük oranda zorlaşır. Bu nedenle motion blur araba yarışlarında daha çok iÅŸe yarıyor bence. FPS oyunlarında da çok büyük etkisi var ama yukarıda belirttiÄŸim gibi oyunun eÄŸlencelik olmasından baÅŸka bir getirisi olmuyor. Bu efekti kapatıp oynarken de; oyunda zaten motion blurla akıcılığın rahatlıkla saÄŸlanması buna baÄŸlı olarak da fazla optimize edilmeye gerek duyulmadığından, son derece atlamalı-takılmalı bir FPS oyununa tabi oluyoruz.

Kendi görüşüm motion blur efektinin; yerinde ve yeteri kadar kullanıldığında çok baÅŸarılı olduÄŸu fakat yine de 200 fps’de oynanılan bir FPS oyunundaki hazzı asla vermeyeceÄŸidir. Herkese bol fps’li oyunlar dilerim…

Etiketler: , , , , ,


Toplam Okunma: 441 | Bugünkü Okuma : 4 | En Son Okunma: 16.05.2008 - 06:11

Yorum Yazın

İlgili Yazılar