Astronotların Gıda Kaynağı; Kinoa

bitkilerlesifa_135498601598Oldukça yüksek besin değeri nedeniyle dünya genelindeki popülerliği günden güne artan kinoa; Ispanakgiller (Amaranthaceae) familyasından, Chenopodioideae alt familyasından bitkidir. Tahıl olarak kabul edilmesine karşın özellikleri ıspanak ve pancar gibi bitkilere daha yakın olduğundan ıspanakgiller familyasından kabul edilmiştir. Yenebilir tohumları için tarımı yapılmaktadır. Bolivya, Peru, Ekvador ve Kolombiya’nın And Dağları üzerindeki bölgede M. Ö 3000-4000 yıllarında, bu bölgenin yerli halkı İnka’lar tarafından tüketildiği söylenmektedir. İnkalar döneminde ilk hasadı İmparator tarafından yapılacak kadar önemli bir bitkiymiş. And Dağları eteklerindeki bölgede kinoa yetiştiriciliği için en uygun iklime sahip olduğundan Peru ve Bolivya dünyanın en büyük kinoa üretici ülkeleridir. Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü tarafından 2013 yılı, Uluslararası Kinoa yılı ilan edilmiştir. Günümüzde Güney Amerika başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde yaygın olarak tüketilmektedir. Ancak ülkemizde henüz çoğu kişi tarafından bilinmemektedir.

Etli ve besleyici yaprakları olup, salkım şeklinde çiçek açmaktadır. Opak boncuk görünümünde, bulgur tanesi büyüklüğünde tohumları için tarımı yapılmaktadır. Tohumları, beyaz, kırmızı, kahverengi, sarı, mor siyah renkte olabilmektedir. Ülkemizde yeni tanınmaya başlayan bu bitkinin beyaz taneleri kullanılmaktadır. 200’den fazla tescilli çeşidi mevcuttur. Tadı bulgurla pirinç arasındadır.

Kinoanin tanesini saran kabukları, saponin içeriğinden dolayı, acı tat vermektedir. Bu nedenle pişirilmeden önce derin süzgeçte soğuk suyun altında, çok fazla sıkmadan, avuç içinde taneler ovalanarak dış kabukları temizlenmelidir. Pirinç ve arpa gibi pişirilmekle birlikte pişirme süresi pirinçten oldukça düşüktür. Şeffaflaşma ve tane dışında belirgin beyaz spiral çizgilerin oluşması kinoa tanecikleri piştiğinin belirtisidir.

kinoa-ayni-adli-bitkinin-cekirdeklerinden-elde-edilmektedirPilav, dolma içi, çorba gibi pirinç ve bulgurun kullanıldığı tüm yemeklerde kullanılmaktadır. Dolayısıyla tüm insanların beslenmesinde kullanılan pirinç ve buğdaya alternatif olabilecek kapasitededir. Sebze, et ve tavuk yemeklerine güzel tat katmaktadır. Bunlarla birlikte, un haline getirip ekmek, kek, kurabiye ve hamur işlerinde kullanabilmektedir. Ayrıca; kinoa tohumlarını çimlendirip, filizleri salata ve soğuk yemeklerde kullanabilmektedir. Filizlendirilmiş kinoanın etten daha yüksek protein emilim gücünün olduğu söylenmektedir. Otu sığır ıspanağı olarak bilinmekle birlikte hayvan beslenmesinde kaba yem olarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan, ilaç hammaddesi olarak da kinoadan yararlanılmaktadır.

Ülkemizde kinoa üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. Kinoanın dekara ortalama verimi dünya genelinde 200-400 kg arasındadır. Ülkemizde yapılan denemelerde 650 kg/da’a kadar ulaşmıştır. Diğer taraftan, Iğdır ve Atatürk Üniversitesi TÜBİTAK destekli, bölge koşullarına uyumlu kinoa çeşidinin belirlenmesi amaçlı proje yürütmektedir.

Besin Maddesi İçeriği

Tahıllara göre besin maddesi içeriği çok yüksektir. Öyle ki; birim alanda daha fazla besin maddesi içerdiği için Astronotların uzaya giderken yanlarından götürdükleri besin maddesidir. Lizin gibi aminoasitlerle birlikte bol miktarda kalsiyum, demir ve fosfor içermektedir. 100 gram kinoa; 372 kalori, 5,8 gram yağ, 69 gram karbonhidrat, 6 gram lif içermektedir. Oldukça yüksek ve kaliteli lif içeriğine sahiptir. Lif miktarı tahıllara göre yaklaşık 2 kat daha fazladır. Vücudun ihtiyaç duyduğu tüm aminoasitleri (esansiyel aminoasitler de dahil) içerdiğinden tam protein yapısındadır.

Protein oranının, buğdayın 2, mısır ve pirincin 3 katı olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmiştir. Öyle ki, bir kilogram pişmemiş kinoada yaklaşık 200 gr protein bulunmaktadır. A, B, C, D, E, K vitaminlerini içermektedir.

Kinoa pişirildiğinde su çektiğinden dolayı 100 gramındaki su oranı yaklaşık beş kat artarak 71,6 grama ulaşmaktadır. Bunun etkisiyle pişmiş kinoanın 100 g. 120 kalori içerirken pişmemiş kinoanın 100 g 368 kalori içermektedir. Bu nedenle diyet uygulayanların pişmiş kinoa tüketmeleri önerilmektedir.

Faydaları

  • Glüten içermemesi nedeniyle başta çölyak hastaları olmak üzere glütensiz diyet uygulayanlar için önerilmektedir.
  • Protein oranı yüksek olması nedeniyle insanı uzun süre tok tutmaktadır. Yüksek miktarda lif içermesi sayesinde kan şekeri dalgalanmalarını önleyerek mide kazınmasını engellemektedir bu özellikleri sayesinde diyet programında tüketilebilmektedir.
  • İçerdiği lifin sağladığı diğer bir fayda da; kabızlık ve bunun neden olduğu hemoroid’i önlemede etkili olmasıdır.
  • Hücrelere taşınan oksijen miktarı, beyin sağlığı, zihin açıklığı üzerinde önemli etkisi olan demir mineralini bol miktarda içermektedir.
  • İçerdiği süper oksit dismutaz enzimi cildi yıpranmaya karşı koruduğundan yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunmaktadır.
  • Magnezyum mineralinin damarları rahatlatan etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle migren hastalarına magnezyumlu gıdalar tüketilmesi önerilmektedir. Kinoada yüksek miktarda magnezyum bulunmaktadır.
  • Antioksidanlar hücreleri serbest radikallerin olumsuz etkisine karşı korumaktadır. Diğer bir ifadeyle kanser hücrelerinin oluşumunu engellemektedir. Manganez ve kuersetin de antioksidanlardan olup kinoada yeterli miktarda bulunmaktadır.
  • Düzenli Kinoa yemek, vücuttaki total kolesterol miktarını düşürmekle birlikte iyi kolesterol oranını koruduğu yapılan araştırmalarda ortaya konulmaktadır.

Bütün bu faydalarının yanında, dünyadaki olası bir tahıl sıkıntısına karşı, gübre ve su problemi olmayan, pirinçten iki kat daha fazla protein içeren ve her türlü toprağa uyum sağlayabilen kinoa, alternatif ürün olarak düşünülmektedir.

Kaynakça:
iyigelenyiyecekler.com
www.yemekmutfak.com

Yazar: Çiğdem Aydın