Avrupa Birliği Pasaportu Nedir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Avrupa Birliği, 1992 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun bir uzantısı olarak Maastricht Anlaşması çerçevesinde kurulmuştur. Aslında Avrupa Birliği’nin kuruluşu II. Dünya Savaşı’na dek uzanır. Avrupa’yı korkunç bir politika ile istila eden Almanlar, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği’nin birlikte hareket etmesi sonucu anca durdurulabilmiş ve nihayetinde Almanya savaşı kaybetmiştir. Bunun üzerine Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa topraklarında bir daha savaş yaşanmaması sebebiyle, tıpkı kendi yapısı gibi bir Avrupa Federal Devletleri topluluğu oluşturulmasını salık vermiştir. Aslında bu tavsiye Amerikan’ın savaşa dahil olmadan önce Fransa’ya yaptığı dayatmaydı. Savaş sona erdikten sonra Fransa’nın başını çektiği 6 ülke Avrupa Birliği’nin temellerini Çelik Kömür Ortaklığı adı altında atmışlardır. Sonrasında bu ortaklığın özellikle ekonomik alanda çok başarılı bir grafik çizmesi, bünyesine diğer ülkelerin katılmasını teşvik etmiştir. İlk genişleme 1973 yılında Birleşik Krallık, Danimarka ve İrlanda ile gerçekleştirilmiştir. Öyle ki, Birleşik Krallık dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle tarafından iki defa veto edise de Charles de Gaulle sonrasında tekrar başvuru yapan Birleşik Krallık nihayetinde üye olmayı başarmıştır. Günümüzde ise Avrupa Birliği’nden çıkmak için hazırlık yapmaktadır.

Avrupa Birliği projesi, kurulduğu günden beri başarılı bir şekilde ilerleyişini sürdürmektedir. Öyle ki, ilk zamanlarda ekonomik bir birlikteliği simgeleyen bu ortaklık sonraki yıllarda siyasi ve hukuki birlikteliğe kadar genişlemeyi başarmıştır. Avrupa Birliği yürürlüğe soktuğu kurucu anlaşmalar ile kendisini ve politikalarını her 10 ila 20 yılda bir güncellemektedir. Avrupa Birliği artık uluslar arası bir yapının da ötesinde ulusal üstü bir kişiliğe kavuşmuştur. Avrupa Birliği aslında tek bir ülke olmaya çalışmaktadır. Bu anlamda ciddi çalışmalar yapılsa da kat edilecek daha çok yol görünmektedir. Öyle ki, Avrupa Birliği kendi anayasasını dahi hazırlamış ancak birkaç ülkenin vetosu sonucunda bu hayata geçirilememiştir. Avrupa Birleşik Devletleri fikri her ne kadar şimdilik uzak görünse de bu konuda ciddi adımlar atılmıştır. Örneğin Avrupa Birliği vatandaşlığı kavramı oluşturulmuştur ki, dünyada klasik bir ülke yapısına sahip olmadığı halde vatandaşlık bahşeden tek kurum Avrupa Birliği’dir.

Avrupa Birliği vatandaşlığı aslında Avrupa Birleşik Devletleri’nin en önemli parçasını oluşturur. Çünkü Birliğe üye olan tüm devletlerin düzenlediği pasaportların üst kısmında Avrupa Birliği ifadesi yer alır ve ulusal kimlik onun hemen altında bulunur. Bu da Avrupa Birliği vatandaşlığının varlığına açık bir işaret olarak kabul edilir. Öyle ki, bu Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşları, üye diğer bir ülke topraklarına herhangi bir açıklama dahi yapmak zorunda olmadan kayıt altına alınmaksızın giriş yapabilmektedir. Bu da Avrupa Birliği’nin serbest dolaşım adı altında sunduğu çok önemli imtiyazlar arasında yer alır. Avrupa Birliği vatandaşları ulusal vatandaşlıkları ne olursa olsun Avrupa Birliği toprakları altında eşit hak ve imkanlara sahiptir. Bu da Avrupa Birliği vatandaşlığının ulusal vatandaşlıktan daha önde geldiğini açıkta ortaya koymaktadır.

Avrupa Birliği pasaportu taşıyan herkes, Birlik sınırları dahilinde tıpkı kendi ülkesinde sahip olduğu hakların neredeyse tamamına Birlik içinde de sahiptir. Bu da o kişiye çalışma, eğitim, sosyal haklar vs. çeşitli imtiyazlar sunar. Örneğin bir Fransız vatandaşı, herhangi bir bildirimde bulunmaksızın İspanya’ya giriş yapabilir ve o topraklarda kendi kimliğini kullanarak dilediği kadar kalabilir ve de çalışabilir. Dünyanın en değerli 20 pasaportu arasında 14 Avrupa Birliği ülkesi yer alır. Bu da bu pasaportların ne kadar değerli olduğunu açıkça gösterir. 2017 yılı itibariyle dünyanın en değerli pasaportu Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Almanların düzenlediği Alman pasaportudur.

Yazar: Emir Karasu