Avrupa’da Ucuz Seyahat Etmenin Yolları

5331_56_1_seyahatAvrupa’da ucuz ve uygun yollu, aynı zamanda da güvenli seyahat etme şansı yakalamak oldukça mümkündür.

Özellikle erasmus eğitim programı ile yurt dışında bulunan Türk gençleri, yine belirli bir dönem için Avrupa Birliği projeleri ya da interrail ile yurt dışında olan gençler için, daha fazla gezmek ve daha fazla seyahat etmenin türlü yolları bulunmaktadır. İnsanımızı ucuz seyahat etmeye iten sebep, kısa zamanda ve kısıtlı bir öğrenci bütçesi ile, daha fazla yer görebilme isteğidir. Bunun için de, Avrupa’da bir kaç güzel yol bulunmaktadır.

En güvenli yöntem; Ucuz Hava Yolları!

Ülkemizde ve dünya genelindeki hava yolu fiyat politikasına göre, ilk okuyuşta pek inandırıcı gelmese de, Avrupa’da ucuz hava yolları kullanarak seyahat etmek oldukça mümkün. Örneğin, Polonya’nın başkenti Varşova’dan, Belçika’nın başkenti Brüksel’e, uçak ile gidip uçak ile gelerek, bunun sonucunda da sadece 12 euro ödemek mümkün ve inanılmaz. Yine başka bir örnek vermek istersek; Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, İspanya’nın kıyı şehri Barselona’ya, uçak ile gidip gelmek, 40 euroyu bile bulmayabiliyor.

Peki, her hava yolunda bu imkan var mı? Ya da ucuz hava yollarında sürekli bu fiyatlara bilet bulabilmek mümkün mü? Ayrıca bu hava yolları güvenli şirketler mi? Her hava yolunda bu bedel ödenerek bilet alabilmek imkansız. Örneğin, Luftansa’dan 40 euroya, yalnızca öğle yemeğinizi alabilirsiniz.

Avrupa’da ucuz bilet imkanı sağlayarak sizi istediğiniz noktalara ulaştıran, iki farklı firma var. Bu firmalar; Wizz Air ve Ryan Air. Web sitelerine girip, üyelik hesabı açtıktan sonra, seyahat planı yapmaya başlayabiliyorsunuz. Bu şirketler, sürümden kazanma prensibi ile çalıştıkları için, neredeyse tüm uçuşları tam kapasite oluyor, üstelik mevsim ya da dönem şartları da bu uçuş doluluk oranlarını etkilemiyor. Nedeni ise basit; Avrupa’da bu şirketleri keşfetmiş ve denemiş insanlar, tekrar uçuş yapacakları zaman aynı şirketleri seçiyorlar. Seyahat planınız belliyse, 1-2 ay sonrası için, kilometrelerce uzaktaki Avrupa şehrine 10 – 20 euro gibi fiyatlarla gidiş dönüş bileti almak mümkün ve kolay oluyor.

5331_ademsguide-seyahatBurada dikkat edilecek 3 husus var;

1. Bu şirketlerin uçuşları, genellikle şehirlerin ikinci havaalanlarından oluyor. Yani sadece bu ve benzer küçük şirketlerin uçuş yaptığı havaalanları kullanılıyor. Bahsedilen havaalanları da, şehir merkezinden biraz uzak olabiliyor; ancak bu asla bir dezavantaj değil. Sadece uçuş saatinizden biraz daha erken yola çıkarak, havaalanına ulaşmanız ve bunun için bir toplu taşıma aracı kullanmanız gerekiyor.

2. Wizz Air ve Ryan Air şirketlerinin bilet fiyatları içinde, yalnızca belirtilen ölçülerde el çantası ya da sırt çantası alma hakkınız bulunuyor. Eğer bagajınız fazlaysa, bunun için ekstra ödemeler yapmak zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca, yanınızdaki el ya da sırt çantası, kesinlikle web sitelerinde yazan ölçülerde olmak zorundadır. Keza çantaların boyutlarını, uçağa binmeden önce test ediyorlar.

3. Check-in işlemlerinizi internetten yapmazsanız, bazı hava alanlarında ekstra ücret ödemek zorunda kalıyorsunuz. O nedenle, check-in işlemleri başladığı günden itibaren, ki uçuşa bir kaç gün kala bu sistem açılıyor, internet üzerinden işleminizi tamamlamanız ve biletinizin çıktısını elinize almanız gerekiyor.

Wizz Air ve Ryan Air’in br başka ilginç özelliği ise, aynı şehir içi dolmuşlar gibi, koltukları ilk kapanlar oraya oturuyorlar. Yani, koltuk numarasının belli olması ve herkesin kendi yerine oturması gibi bir kural söz konusu değil. Uçağa biner binmez, gözünüze kestirdiğiniz ilk yere oturabilir, cam kenarı keyfi yapabilir, koridor kenarı koltuğa yerleşebilirsiniz. Ve yıllardır kullanılan bu hava yolu şirketlerinin, güven sağlamama gibi bir durumları da bulunmuyor. Aksine, kullandıkça güveniniz daha da artıyor.

Ucuz hava yolları ile ilgili söylenebilecek son not ise, ya uçuşa saatler kala ya da 1-2 ay öncesinden çok ucuza bilet alabilmek mümkündür. Seyahat programınız belliyse, hele de öğrenci iseniz ve her hafta sonu bir yerlere gitmek niyetindeyseniz, haftalar ve aylar öncesinden uçak biletlerinizi alarak, neredeyse bedavaya bütün Avrupayı gezebilirsiniz.

Kara yolu severler için gelsin; Yol Arkadaşı Aranan Siteler!

Bir takım yol arkadaşı arama sitelerinde, arabası ile şehir ya da ülke değiştirecek insanların ilanlarını bulabilmeniz mümkün. Onların ise sizden tek beklentisi, yakıt giderini bölüşmek. Avrupa’da benzin masrafının zaten oldukça az olması, üstüne üstlük binek bir araba içinde rahatça seyahat etmek, bu tip siteleri çekici kılıyor. Aracını kullandığınız ve bu yolla birlikte seyahat ettiğiniz kişi de kafa dengi çıkarsa, daha iyi bir yolculuk şansı bir daha bulamayabilirsiniz.

Riskli ancak denemeye değer bir başka yol; Otostop!

Avrupalı gençler arasında oldukça sık başvurulan bir yöntem olan otostop, özellikle birbirlerinden güç alan ve yasaların kendilerini koruyacağına inanan genç yaştaki bireyler tarafından deneniyor. Karşınıza niyeti bozuk bir seri katil, berbat bir araba sürücüsü ya da sapık bir rahatsız denk gelmediği sürece, cebinizden 5 kuruş harcamadan, macera dolu bir yolculuk yapma fırsatı elde edebiliyorsunuz.

Tren yolu deneyimi; İnterrail ve Normal Seferli Trenler!

Interrail, belirlediğiniz tarihler arası, yine kendiniz tarafından belirlenen seyahat paketleri kapsamında, kaç biniş hakkınız olduğuna göre değişen ve rotanızı da tamamen kendinize göre çizdiğiniz bir seyahat etme şansıdır. Bu seyahatlerinizi, ülkelerin devlet demir yollarına bağlı trenlerinde gerçekleştirebilmektesiniz. Pakedine göre düşünüldüğünde, oldukça uygun fiyata denk gelen seyahatlerinizde, zorunlu biniş günleriniz ve saatlerinizin olmaması da, bu yöntemin bir başka güzel tarafıdır. Tüm bunlara ek olarak, tren istasyonarında sabahlayabilir, böylece kalacak yer sıkıntısını da ortadan kaldırabilirsiniz.

Sonuç olarak, Avrupa’da seyahat ve özgürlüğü hissetmenin bedeli oldukça düşüktür. Kısıtlı bütçeniz ve kısıtlı vaktinizi, en verimli şekilde değerlendirmek için, bu yöntemlere baş vurarak gezip eğlenebilirsiniz. Ancak unutulmasın, önce güvenlik, sonra hareket…

Yazar: Baran Akçok