Bebek ve Yetişkinlerde Çölyak Hastalığı

Okuma Süresi: 6 Dakika  | Yazdır

Bebek beslenmesi gelişme açısından önemlidir. Peki, ama bebeğimize ne yedirmeli, neyle beslemeliyiz? Ona iyi gelen ya da dokunan gıdaları nasıl anlayabiliriz? Doğru beslediğimizi düşünerek ona zarar veriyor olabiliriz. Öncelikle bebeklerin ilk altı ay eğer annenin sütü varsa mutlaka ve sadece anne sütüyle beslenmesi sağlanmalıdır. Bu sürecin ardından kademeli olarak katı gıdalara geçilebilir. Anne sütünün bebek gelişimi için gereken tüm besin ögelerini taşıdığı bilinmektedir. Anne sütü alan bir bebek hastalıklara karşı bağışıklık kazanır, kronik hastalıklara yakalanma riski de azaltılmış olur.

Bebeklerde Hangi Yaş Aralığında Hastalık Ortaya Çıkar?

Her ne olursa olsun bazı bebeklerde düzenli beslenmesine karşın bazı hastalık belirtileri, rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Ek gıda alıyorsa, uygun beslendiği düşünülse de, son derece dikkat de edilse bazı bebeklerin yeterli büyümeyip devamlı karnı ağrıyabilir, yeterli kiloda olmayabilir. Bu durumda bebeğin çölyak hastası olduğu düşünülebilir. Bu hastalık sadece bebeklerde değil herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilmektedir.

Genellikle bebeklerde hastalıkla ilgili belirtiler 6–12 aylıkken ortaya çıkmaktadır. Bu zaman aralığı katı gıdalara geçtiği aralıktır. Yaşamın daha sonraki dönemlerinde de ortaya çıkabilen çölyak hastalığının kızlarda erkeklere göre daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Yaşamın ilk altı ayında anne sütüyle beslenmenin çölyak hastalığına karşı koruyucu olduğu bilinmektedir.

Yaygın Görülen Bir Hastalık

Günümüzde ülkemizdeki her 200 kişiden birinin çölyak hastası olduğu saptanmıştır. Bu denli yaygın görülmesine karşın hastalık yeterince bilinmemektedir. Bu hastalığın nedeni bazı besinlerin içinde bulunan glüten maddesidir. Glüten enteropati, non tropikal sprue, çölyak sprue gibi isimlerle de anılan bu hastalık bir çeşit bağışıklık sistemi hastalığıdır. Halk genelinde ince bağırsakta alerjisi şeklinde bilinir. Yediğimiz besinler sindirildikten sonra ince bağırsaktaki villüs denilen çıkıntılar aracılığıyla emilmekte ve kana karışmaktadır. Çölyak hastalarında ince bağırsakta iltihaplanma olmakta, villüsler zarar görüp düzleşmekte ve yeterli emilme işlemi yapılamamaktadır. Yediklerimizin içeriğindeki yararlı vitamin, mineral gibi ögeler kana karışamadığı için de bir süre sonra bağışlılık sisteminde sorunlar ortaya çıkmaktadır. İşte bu sorunlar ortaya çıktığında kişiler artık bir çölyak hastasıdır.

Çölyak hastalığına yakalananların arpa, buğday, yulaf, çavdar gibi tahılların ve tahıllı mamullerin bünyesinde var olan ve glüten adı verilen proteine karşı hassasiyeti bulunmaktadır. Çölyak hastalığı geni toplumun % 30’unda olsa da hastalıkla ilgili semptomlar sadece % 5’lik bir kesimde görülmektedir.

Teşhis Nasıl Yapılır?

Bebeklerin derdini anlatamaması nedeniyle anneler yeterince bilinçlenmeli, iyi gözlem yapmalıdır. Bazı durumlarda hastalık hafif seyrettiği için hastalığı fark etmek zorlaşabilmektedir. Bu durumda teşhis için bebeğin veya çocuğun mineral, vitamin, yağ, protein ve karbonhidrat seviyeleri ölçülmelidir. Dışkı testleri ile çekilecek baryumlu bağırsak röntgeni tanıyı kolaylaştıracaktır. Ömür boyu süren bir hastalık olduğu için kesin tanı koyulmalıdır. Şüphe duyuluyorsa biyopsiden de yararlanılmaktadır.

Ne Tür Belirtiler Gözlenebilir?

Hastalık belirtileri çok çeşitli olabilir.

*Çölyak hastalığının genetik olduğu bilinse de bir ameliyat ya da enfeksiyon sonrası, gebelik ve doğum sonrası veya duygusal bir travma sonrasında bile ortaya çıkabilmektedir. En yaygın belirtilerden biri kronikleşmiş ishaldir. İshal aşırı su kaybına neden olacağı için hayati önem taşımaktadır. İshal görülmese de kötü emilimden dolayı kilo kaybı, gelişme eksikliği görülebilir.
* K vitamini yeterli emilemediği için diş eti kanamaları gözlenebilir. Diğer bazı vitaminlerin eksikliği de sinir sisteminde sorunlara, cilt kuruluğuna, ciltte kaşıntı ve döküntülere, protein seviyesinde düşüklüğe, dil ve dudakta acılığa neden olabilmektedir.
*Kronik kabızlık da az görülen bir hastalık belirtisidir. Eğer dışkı katıysa ve rengi kül gibiyse, kötü kokan, iri parçalı, yapışkan bir kıvamdaysa bu belirtiler çölyak hastalığını düşündürmelidir.
*Bir bebekte veya çocukta büyümede gerilik, huzursuzluk, rahatsızlık, sık ağlama, karın ağrıları, hazımsızlık, iştahsızlık, kötü kokan ve yağlı ve açık renkli dışkılama, gaz sorunu gibi bir takım sorunların saptanması Çölyak hastalığını akla getirmelidir.
*Eklemlerde ve kemiklerde ağrı, raşitizm, demir eksikliği nedeniyle diş lekeleri, anemi de ortaya çıkabilir.
*Yetişkinlerde görülen sebepsiz karaciğer enzim bozuklukları, kansızlık, ağız içindeki aftlar, erken görülen kemik erimesi sorunları da çölyak belirtisi olabilmektedir.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ne yazık ki hastalığın bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Anemi görülen hastalara demir ve B 12 takviyesi de verilebilmektedir. Bunun dışında vücutta eksik olan besinlerin damardan verilmesi de söz konusu olabilmektedir.

Hastalar ömürleri boyunca rahatsızlık belirtilerini yaşamamak için glütensiz beslenmelidir. Ancak, bu hiç de kolay değildir. Ülkemizde simit, makarna, ekmek, pide gibi besinlerin ne kadar sevildiğini düşünürsek bunun nedenini anlaşılacaktır. Üstelik glüten adlı bu protein türüne bisküvi ve reçel gibi besinlerin içinde hatta bazı ilaçların içeriğinde ve rujlarda bile rastlamak mümkündür.

Tüm bu besinleri ömür boyu yemeden yaşamak elbette zor olacaktır. Uygun ve glütensiz diyet listesi belirlenmeli, yaşam boyunca dikkatle uygulanmalıdır. Diyetten verilecek küçük bir ödün bile geri dönüşü zor olan sonuçlara yol açabilir.

Alternatif Yiyecekler

*Glütensiz diyet listelerinde alternatif olarak patates, pirinç, kestane, nohut, fasulye, fındık, soya ve bu ürünlerden elde edilmiş olan nişasta ve unlar bulunmalıdır.
*Çölyak hastaları ceviz, kuru üzüm, incir, fındık gibi kuruyemişler ile sağlıklı bir yaşam sürebilirler.
*Satın alınacak besinlerde glüten olup olmadığı mutlaka dikkate alınmalıdır. Ekmek, poğaça, bisküvi, kek gibi yiyecekler evde glütensiz unlarla hazırlanabilir. Artık ülkemizde glütensiz unlar ve diyet ekmekleri satışı yapılmaktadır.

Beslenme Önerileri

*Çölyaklı hastalar yağlı besinlerden, kızartmalardan uzak kalmalıdır.
*Hayvansal içerikli katı yağlar kullanılmamalıdır.
*Konserve, fast food gıdalardan, baharattan uzak kalınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki doğru diyetten ödün verilirse bu hastalık öldürücü olabilmektedir. Kaçamak da olsa glüten alımı yutak, bağırsak veya ağız içi kanserler, kemik erimesi, büyümede ciddi gerilik, diyabet gibi ciddi sorunlara yol açabilmektedir.
*Beslenmeye olduğu kadar yaşam tarzına da dikkat edilmeli, egzersiz yaşamdan çıkarılmamalı, yeterli uyumalıdır.

Kaynakça:
medikalakademi.com.tr/cocugunuzun-colyak-hastasi-oldunuzu-nasil-anlarsiniz/
onikibilgi.com/bebeklerde-colyak-hastaligi-belirtileri/
kadinlarkulubu.com/forum/threads/bebeklere-dikkat-colyak-hastaligi-gluten-enteropatisi.11672/
annelikbilinci.com/makaleler/cocuklarda-colyak-hastaligi.html
sabah.com.tr/saglik/2016/05/25/colyak-hastaligi-nedir-nasil-tedavi-edilir
sanal-hastane.com/colyak-hastaligi-nedir-sebepleri-belirtileri-tanisi-diyeti-tedavisi-ameliyati-eriskin/
medical-tribune.com.tr/content/colyak-hastaligi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler

Yazar: Müşerref Özdaş