Beden İmgesi Üzerine

Beden imgesi, bireyin nasıl göründüğü ile ilgili düşünceleri ve görüntüsünün ona hissettirdiği olumlu veya olumsuz duygularıdır. Yani kısaca beden imgesi, bireyin fiziksel görüntüsü ile alakalı bilişsel ve duygusal algılarıdır. Bunun yanısıra, diğer insanların bizi nasıl gördüğü ve görüntümüzü nasıl algıladıklarıyla ilgili varsayımlarımız ya da düşüncelerimiz de beden imgemizin kapsamındadır.

İnsanların, kilo, boy, herhangi bir uzuv ya da bedenlerinden kaynaklanan olumlu veya olumsuz düşünceleri vardır, memnun ya da şikâyetçidirler; kimisi var olanı korumaya, kimisi değiştirmeye çalışır. Bu da bize, herkesin bir beden imgesi olduğunu gösterir. Görüntüsü ile barışık olup herhangi bir şikayeti olmayan ya da birkaç kusuru olduğunu düşünse de genel itibariyle bedeninden memnun olan kişiler pozitif beden imgesine sahiptirler. Pozitif beden imgesi, yüksek özgüvenin bir göstergesidir. Aynı şekilde fiziksel görüntüsü ile ilgili sorunları olan ve genel olarak bu konuda memnuniyetsiz olan kişi de negatif beden imgesine sahiptir. Kişinin bedeninden rahatsız olacak kadar olumsuz duygu ve düşünceleri olması, görüntüsünü bu denli kötü algılaması düşük bir özgüvenin sebebi ya da göstergesidir. Ayrıca bu durum, depresyona veya anokreksiya gibi bazı yeme problemlerine de yol açabilir.

Beden imgesine cinsiyetler açısından baktığımızda, yapılan araştırmalar erkeklerin görüntüleri ile daha barışık ve bedenleri ile alakalı daha pozitif düşüncelere sahip olduğunu gösterirken, kadınların daha çok negatif beden imgesine sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Bu durum kadınların nasıl göründükleri hakkında daha hassas ve detaycı olmalarından kaynaklanıyor olabilir. Daha doğrusu, toplumun tutumları ve/veya görsel medya uyarıcıları kadınları görüntüleri konusunda daha duyarlı ve hassas olmaya itiyor olabilir (!). Zira beden imgesinin oluşumunda, sosyal çevrenin tutumları, yakın çevredeki kişilerin görünüşleri ve televizyon, dergiler, reklamlar gibi görsel medya araçları oldukça etkili unsurlardır. Bilhassa, görsel medyanın, çeşitliliğe yer vermeksizin belli bir kalıbı ideal olarak empoze etmesi, bireyi görüntüsü hakkında memnuniyetsizliğe ve bunun sonucu olarak negatif beden imgesine sahip olmaya iter.

Reklamcılık sektörü, kişilerin beden imgesini manipüle ederek yönlendiren bir pazarlama tekniği kullanmaktadır. Pazarlanan ürünlerin reklamlarında her daim olumlu taraf olarak ‘sözde ideal’ bedene sahip oyuncuların/modellerin yer almasının amacı kişide, o ürünü alır ve kullanırsa öyle olacağı, ona benzeyeceği mesajını vermektir. Kozmetik, moda, moda dergileri ve sözde diyet ürünlerin asıl hedefinin kadınlar olması, negatif beden imgesinin neden kadınlarda erkeklere göre fazla olduğunu açıklar nitelikte. Özellikle buluğ çağındakiler ve genç yetişkin kadınlar, görsel medyanın onlara sunduğu daha doğrusu aşıladığı kalıbı ideal olarak kabul edip kendilerini onlarla kıyaslayarak bedenlerinden rahatsız olmaya, utanmaya başlayabiliyorlar. Bu durum da onları yeme bozukluklarına sebep olabilecek olumsuz davranışlara sürükleyebilir.

Tüm bunlara özet olarak, beden imgesi bireyin görüntüsünü nasıl algılayıp nitelediğidir. Gelişim süreci boyunca içinde bulunulan sosyal çevre ve görsel medya araçlarından etkilenerek oluşmasından dolayı manipüle edilebilen beden imgesi, bireyin psikolojik sağlığını, yaşam kalitesini, kendine karşı olan tutumlarını ciddi anlamda etkiler.

Kaynakça:
B. A. COHEN, PhD, The Psychology of Ideal Body Image as an Oppressive Force in the Lives of Women, 1984
Renée A. Botta, Television Images and Adolescent Girls Body Image Disturbance, 2006
Richard T. Schaefer. Sociology in Modules. Mcgraw Hill.

Yazar: Nida Altan