Beyin Ve Zeka Arasında İlişki Nasıldır ?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Beyin Ve Zeka İlişkisi,

Beyin üzerine yapılan çalışmalar genel anlamda gözden geçirildiğinde önümüzde zekâ ve beyin ilişkisine ve zekâ ölçümüne dayanan birçok araştırma ortaya çıkacaktır. Zekânın sayısal olarak ölçülmesi ve sınıflandırılması 20. Yüzyılın başlarında bilim insanları tarafından yoğunlukla araştırılmış ve incelenmiştir. Bu dönemde bu araştırmacı grubunun başında Alfred Binet isimli araştırmacı gelmekteydi ve bu araştırmacı zekâ testleri arasında önde gelen bir teste imza atmıştır. Bu zekâ testi ilgili araştırmacının iki küçük kızını gözlemlemesine dayanmaktadır. Binet tarafından bu gözlemler sonucu ortaya çıkarılan ilk zekâ testi 1910 yılında uygulanmıştır. Böylece zekâ ölçülmüş, puanlanmış ve gruplandırılmıştır. Devam eden süreçte zekânın başka boyutları da anlaşılmış, araştırmalar genişleyerek devam etmiş ve Lewis Terman tarafından bu zekâ testi geliştirilerek uygulanmaya devam etmiştir (Aamodt ve Wang, 2011).

Beynin gelişimini zekâ temelinde ele alırsak sonuçlar birçok önyargının yıkılmasına neden olacaktır. Mesela insanlar arası yaygın inançlardan biri büyük bir beynin yüksek bir zekâ puanıyla ilişkisi olduğudur. Ama yapılan çalışmalar bu ikisi arasındaki ilişkinin epey zayıf olduğunu kanıtlamıştır. Bilim zekânın önemli yapıtaşlarından birinin sinapsların gelişim sürecinin hangi aşamasından oluşup kaybolduğunda bağlı olabileceği düşüncesini ortaya atmıştır.

Bu durumun ortaya çıkarılması için bilim insanları on yıldan uzun süre boyunca yaşları yedi ile on dokuz arasında değişen üç yüzü aşkın çocuk üzerinde ileri görüntüleme yöntemleri kullanarak beyin gelişimlerini incelemiştir. Klasik zekâ testlerinden aldıkları puanlara göre bu denek grubu üç farklı gruba ayrılmıştır. Zekâ puanlarıyla ilişkili olan özellik beynin hacimsel büyüklüğünden ziyaden korteks kalınlığının zirveye ulaşma süresidir. Bu araştırmada zekâ puanları temel alınarak grup üçe ayrılmıştı. Zekâ skorlarıyla korteks kalınlıklarının zirveye ulaşma süresi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır.

Aslından on dokuz yaşına gelindiğinde tüm grubun korteks kalınlığı eşittir. Fakat bu korteks kalınlığı düşük zekâ puanına sahip grupta diğer gruplardan önce zirve noktasına ulaşmıştır. Sonra orta zekâ puanına sahip grupta zirveye ulaşmış son olarak zekâ puanı 120’nin üzerinde olan grupta korteks kalınlığı zirveye ulaşmıştır. Yani korteks kalınlığı ne kadar geç zirve noktasına ulaşırsa klasik anlamda zekâ puanı da o kadar yüksek olacaktır (Aamodt ve Wang, 2011).

Daha önce de bahsi geçtiği gibi beyin kitlesel olarak birey altı yaşına geldiğinde yüzde doksanlık hacmine ulaşmış demektir. Fakat zekânın bir yönü de altı yaşından sonra gelişen beyin katmanlarıyla ilgilidir. Örneğin, dendritler, aksonlar ve korteks kalınlığı bireyin altı yaşından sonraki zamanda önemli gelişme göstermektedir. Bu durum zekâ ile beyin arasındaki bağlantıyı göstermeyi amaçlayan çalışmada da bulunmuş ve yüksek zekâ puanına sahip grupta dendrit ve aksonların daha uzun ve çalımsı bir halde daha çok kollara ayrıldığı anlaşılmıştır (Onan, 2010).

Yazar: ömer Eraslan

 

Editör : Suna Korkmaz