Boeing 737’lerin Karıştığı En Büyük Kazalar

5447_33 Mart 1991, United Airlines 585 iniş için Colorado’ya yaklaşmıştı; ancak uçak havalimanına inemedi ve Colorado’da boş bir araziye çakıldı. Bu kazada 20 yolcu ve 5 mürettebat hayatını kaybetti.

Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurulu’na bağlı müfettişler, derhal Colorado Siprings’e gitti. Uçak mühendisliği eğitimi almış olan Greg Phillips, 585’ın uçuş kontrollerini inceleyen ekibin başına getirildi. Bir eleme sürecinden sonra, kazaya neden olması muhtemel sistemler üzerine yoğunlaşmaya karar verdiler ve işe ilk olarak dümenle başladılar. Ancak, müfettişler önemli bir engelle karşılaştı. Uçakta ki parçaların çoğu herhangi bir test uygulanamayacak kadar çok hasar görmüştü. Kritik parçalardan biri hala iyi durumdaydı. Bu parça “PCU” olarak bilinen güç kontrol ünitesiydi.

5447_1Özellikler, inişler olmak üzere uçuşun her alanında sıkça kullanılan PCU araçlarda ki direksiyon görevini görüyor. Pilot dümen pedalına bastığında PCU devreye girerek pilotun bu nazik hareketini hidrolik sıvılar kullanarak 737’’yi döndürmek için gereken devasa basınca dönüştürüyor. PCU’’nun kalbini yardımcı dual valf oluşturuyor. Bu valf neredeyse bir gazoz kutusu büyüklüğünde, sahip olduğu iki adet ince sürgü birbiri üstüne hareket ederek geçiyor. Bu sürgüler dümeni kontrol eden hidrolik sıvıyı hareket ettirmede kullanılıyor. Bu güç kutusunu açan teknisyenlerden biri sistemde herhangi bir sorunla karşılaşmadı ve kaza sonuçsuz bırakıldı. Ancak, iki yıldan kısa bir süre sonra düşen bir başka 737 Greg Phillips’e çözümsüz bıraktığı gizemli kaza için bir fırsat daha sundu.

8 Eylül 1994’’de Pittsbourg yakınlarına düşen bir 737’’den kimse sağ kurtulamadı. Uzmanlar, kaza yerine ilk gittiğinde herhangi bir uçakla karşılaşmadı. Yalnızca etrafa saçılmış belli belirsiz uçak parçalarıyla karşılaştılar. Araştırmacılar bu kazanın 585 kazasının bir kopyası olduğunu fark etti, tek fark 585 son anlarında sağa yatarken 427 sola yatmıştı. İki uçakta ki ekipte kazayı beklemiyordu. Uzun mücadelenin ardından iki kazadan da kurtulan yoktu. Müfettişler bir kez daha yardımcı dual valfı inceledi ancak yinede bir sonuca ulaşamadı. Bu parça tüm operasyonel testlerden geçmişti ve kazada rol oynadığına dair hiçbir kanıt yoktu. 737 inanılmaz bir güvenlik tarihine sahipti. Son 30 yılda ki tüm gelişmeleri görebiliyorlardı. Tek kelime ile harika bir makineydı. Bu tüm dersleri A olan bir öğrenci de kusur aramaya benziyordu, ekip bir kez daha çıkmaz bir sonla karşılaştı. Ancak iki yıl sonra bu ölümcül gizemi çözebilmek için ellerine üçüncü bir fırsat daha geçti. 90’’ların başında iki 737 gizemli bir şekilde düşmüştü. İki kazada da uçaklar kontrolden çıkıp savruldu. 1996’’da aynı arıza bir kez daha tekrarlandı. Günlerden 9 Haziran’dı. 517 sefer sayılı uçağın kaptanı iniş için hazırlanırken uçak bir anda kontrolden çıktı. Tıpkı 585 ve 427’’nin yaptığı gibi, ancak çok geçmeden uçak rotasına geri döndü ama aradan çok geçmeden tekrar rotadan çıktı. Kaptan buna rağmen uçağı rotaya getirmeyi başararak inişi tamamladı.

5447_2 (1)

Uzmanlar hemen piste gitti uçak hiç hareket ettirilmedi, ellerinde dümen sorunu yaşamış bir 737 vardı üstelik yerinden oynatılmamıştı bile ve bu sefer konuşabilecekleri canlı pilotları vardı. Uzmanlar uçağı gördüklerinde sevinmişti ve hemen dümen kontrollerini incelemeye başladılar. Güç kontrol kutusu defalarca teste tabi tutuldu. Ancak yine hiç bir sorun bulunamadı vazgeçmek istemeyen uzmanlar farklı bir test uygulamaya karar verdi. Güç kutusu kuru buzda bekletilerek -40 derecede ki nitrojen gazına mağruz bırakıldı. Daha sonra yüksek ısıda ki hidrolik sıvı enjekte edildi ve bu noktadan sonra çalışması için başlatıldı. İlk başta güzel çalışan valf bir anda durdu oysa durdur komutu henüz verilmemişti. Ekip, uygun koşullar yaratıldığında dünyanın bu en popüler yolcu jetini kontrol eden bu küçük valfin bozulabileceğini kanıtlamış oldu. Üstelik bu arızanın ardından valf hiçbir kanıt bırakmıyordu. Müfettişler sonuçları ikinci kez incelediğinde bir başka önemli arıza ile daha karşılaşıyorlar.

Bir grup mühendis valfin sadece bozulmakla kalmadığını aynı zaman da sağ tarafın sol, sol tarafın sağ haline geldiğini fark etti yani hidrolik sıvı gitmemesi gereken yere gidiyordu. Bu tersine dönen mekanizma arabalarda ki gibi bir hata yaratmıştı, siz sağa kırdığınızda sola gidiyordu ve bunu fark etmek için yoldan çıkana kadar zamanınız vardı. Boeing bu valfi yeniden tasarlamak için yüz milyonlarca dolar harcadı. Bu kazalar sayesinde geliştirilen 737’ler artık daha güvenli.

Yazar: Rahman Karasu