Bozkırın İncisi Tuz Gölü

Ülkemizin en büyük ikinci ve su derinliği açısından en sığ olan Tuz gölü, yaklaşık olarak 1500 km² civarında bir alanı kaplar. İç Anadolu bölgesinde Ankara, Aksaray ve Konya illerinin kesiştiği noktada yer alır.

Ülkemizin de tuz ihtiyacının en az %40’’ının temini tuz gölünden sağlanır. Rakım olarak 905, en geniş yeri 60 km, en uzun yeri ise 80 km kadardır. Göldeki su derinliği ortalama olarak 40 cm ve enderin yeri 110 cm’ye yakındır. Yağışlar ile birlikte bazı noktalarında derinlik 2 metreye ulaşır. 11.900 km² yağış alanı olan tuz gölü dışarıya su vermeyen bir yapıdadır.

6457_jezioro_tuz

Gölün en büyük su besleme kaynağı, yağışlar olsa da Peçenek Çayı, Melendiz Çayı ve Beyşehir Gölü’’nden fazla suların DSİ tarafından taşınması ile ekstra su kaynağına kavuşur. Ağustos itibariyle gölün yaklaşık %70 kurur.

Aşırı tuz oranı nedeniyle, kuraklıktan sonra ortaya 10 ila 30 cm kalınlığında tuz tortusu çıkar. Eylül ayında yağışlar başlamadan karşı kıyıya ıslanmadan yürümek mümkün olmaktadır. Yaz sonu ve eylül ortalarında göldeki tuzluluk oranı 329/1000 gibi bir orana ulaşır.

 

Tuz Gölü’nün Kimyasal Yapısı

Tuz Gölü’ne adını veren ve sıkça bahsettiğimiz tuzun kimyasal olarak tam bileşimi, “Sodyum Klorür” yani bildiğimiz saf sofra tuzudur. Ayrıca doğal bileşikler olan Magnezyum klorür ve Sodyum Sülfat tan daha fazla Sodyum Klorür içerir.

Gölün tuz biriktirmesi, Kalsiyum Sülfat (Alçı Taşı) ile kaplı olmasının yanında, dip kaynaklarının tuzlu sular ihtiva etmesi ile gerçekleşmektedir. Bunun sebebi olarak yapılan araştırmalarda “Oligosen Dönem” adı ile bilinen yaklaşık 20 milyon yıl öncesine tekamül eden, iklimlerde soğuma ve deniz seviyelerinin o zamanki pozisyonları olarak tanımlanmıştır.

Tuz Gölü’nün Ekonomisi ve Turizmi

6457_21581

Tuz gölünde biriken tuzların, belirli bir kota ile iş makineleri yardımı ile kazılarak, çeşitli ürünler ve sofra tuzu üretmek için fabrikalarda işlenmektedir. Kayacık, Yavşan ve Kaldırım tuzları ismiyle anılan ürünler Tekel tarafından 2005 yılına kadar işletilmiş, daha sonra özelleştirme ile tuz ocakları sayısı 10 olarak belirlenmiş ve Şereflikoçhisar başta olmak üzere birçok insanın geçim kaynağı olmuştur. Tuz gölünün halka açık olması sayesinde yerli ve yabancı birçok turisti ağırlamaktadır. Tuz gölünün eşsiz ürünü olan tuz ile yapılan çeşitli kozmetik ürünlerin satışı ve Şereflikoçhisar başta olmak üzere, Konya ve Ankara’da konaklayan turistlerden çeşitli gelirler elde edilmektedir. Şifasına inanılan tuz ile ilgili birçok ürün hijyenik koşullar ile ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır. Kuşların göç yolu üzerinde olması sayesinde de bazı meraklıları kış aylarında kendine çekmektedir.

Tuz Gölünde Doğal Yaşam

Tuz oranı sebebiyle bitkisel yaşam neredeyse sıfır düzeyindedir. Uluslararası kıstaslar gereği “A” sınıfı sulak alandır. Ancak su seviyesinin kış aylarında çoğalması sebebiyle kış göçlerine ev sahipliği yapar. Sakarca Kazı kış mevsiminde tuz gölünde barınır. Beslenme için gölün etrafındaki ekin bölgelerini değerlendirirler. Bahar aylarında birçok kuşun kuluçka alanı olarak göl içerisinde adacıkları kullandığı bilinmektedir. Türkiye flamingo kolonisinin en büyük kuluçka ve yaşam alanlarındandır.

Tuz gölü bu muhteşem yapısı ve bereketine rağmen, 1995 yılı itibariyle yapılan araştırmalarda yaklaşık %80-90 oranında küçülmüştür. Son yıllarda bazı bölgelerinde renk değişimleri gözlenmektedir. Özellikle kızıl rengin sebebi araştırma konusu olmuş ve “dunaliella salina” adı verilen bir tür yosun olduğu belirlenmiştir.

Yazar: Ensar Türkoğlu