Brexit Nedir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Brexit,

Avrupa Birliği’nin karşı karşıya kaldığı en kaotik sorunların dahi önüne geçen oldukça farklı bir mesele olarak gündeme gelmiştir. Kelime olarak ”Britain Exit”in kısaltması olan bu ifade, ileriki dönemlerde diğer Avrupa Birliği üyelerinin de tartışma konusu olur mu bu halen tam olarak bilinmeyen bir gerçektir. Avrupa Birliği’ni kuran aslında Fransa’dır ya da başka bir değişle Fransa Avrupa Birliği’ne öncülük eden ilk kurucu devlettir. Resmi olarak Birlik 6 adet kurucu tarafından oluşturulmuş kabul edilir. Bunlar Fransa, Almanya, Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve İtalya’dır. Bu ülkeler ilk olarak Avrupa Kömür Çelik Anlaşması adı altında bir araya gelmiştir. Sonrasında akdedilen kurucu anlaşmalarla daha da farklı bir yapıya bürünen bu topluluk önce AET yani Avrupa Ekonomik Topluluğu sonrasında da Avrupa Birliği adını almıştır. Kuruluşu ile beraber çok büyük bir başarı elde eden bu topluluk kendisine üye olma niyetinde olan devletlerin üyelik başvurularını da değerlendirmeye almıştır. Sınırımızın var olduğu komşu Yunanistan ilk başvuruyu yapan devlet olmuştur. Bunu Türkiye izlemiştir. Her iki devletin başvurusu sonuçlanmadan önce 1973 yılında ilk genişleme Birleşik Krallık, İrlanda ve Danimarka ile gerçekleşmiştir. Bu genişlemede Birleşik Krallık ciddi anlamda çaba sarf etmiştir.

Almanların ve de Fransızların Birlik içinde başarılı bir grafik çizmesi Birleşik Krallığı da üye olmaya teşvik etmiştir. İlk başlarda bu kuruma şüpheyle bakan Birleşik Krallık sonrasında iki kez ret yediği kuruma nihayetinde 1973 yılında üye olmayı başarmıştır. Her ne kadar 1973’te resmi olarak tam üye olsa da Birleşik Krallık Almanya ve de Fransa ekonomisinin gerisinde kalınca, ciddi anlamda homurdanmaya başlamıştır. Bu arada 1981 yılında Yunanistan’ın da Birliğe dahil olması, genişlemenin de devam etmesini sağlamıştır.

Sonraki dönemlerde de İspanya, Portekiz, İsveç, Avusturya, Finlandiya gibi ülkeler de dahil olunca Birlik son derece büyük bir güç haline gelmiştir. Bu arada akdedilen kurucu anlaşmalar da Birliğin daha da bir federalizme dönüşmesine zemin hazırlar gibi olmuştur. Son olarak 2004 ve de 2007 yılında genişleyen Avrupa Birliği, ciddi anlamda ekonomik zorluklar da yaşamaya başlamıştır. Bu son iki genişleme Doğu Avrupa ülkelerini kapsadığından ve de bunlar tam olarak ekonomik bir güç olamadığından Birlik içinde sorunlara da yol açmıştır. 2009 yılında akdedilen ve de Birliğin son kurucu anlaşması olan Lizbon Anlaşması, daha önceki anlaşmalarda olmayan bir düzenlemeyi de Birlik mevzuatına eklemiştir. Bu, Avrupa Birliği’nden çıkma kurumunu düzenleyen 50’inci maddedir.

2016 yılında Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde referandum gerçekleştiren Birleşik Krallık yüzde 52 oyla çıkış yönünde sonuç elde etmiştir. Bu referandumun gerçekleşmesini sağlayan ve de Birleşik Krallık‘ın başbakanı olan David Cameron sonrasında pişman olsa da artık karar alınmıştı ve de Brexit, Brexit demekti, 31 Mart 2017 tarihinde Birleşik Krallık resmi olarak Avrupa Birliği’nden ayrılmak için dilekçesini Avrupa Birliği kurumuna iletmiştir. Bu başvuru ile çıkış süreci resmen başlamış ve de 31 Mart 2019 tarihinde Avrupa Birliği’nden resmi olarak ayrılışın gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu müzakere süreçlerinde en önemli meseli ödenmesi gereken boşanma tazminatı ve de Birleşik Krallık sınırlarında yaşayan 3 milyon Avrupa Birliği vatandaşının hukuki satüsüdür.

Yazar: Emir Karasu

 

Editör : Suna Korkmaz