Çağatay Türkçesi Tarihçesi

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Çağatay hanlığı, Moğol hükümdarı Cengiz hanın oğullarından Çağatay’ın ismini alarak kurulan bir devlettir.Cengiz han ölmeden önce toprakları oğulları arasında paylaştırmış, Kaşgar civarı ile Maveünnehir’in büyük bölümünü Çağatay’a vermişti.Bu devlet 1227-1370 arası bu topraklarda hüküm sürdü.

Çağatay Han’ın 1241’de vefatından sonra Çağatay hanlığı Moğol devletiyle mücadeleye girişti. Çağatay’ın torunlarını taht mücadelesi yüzünden Harzemşahlar Batı Afganistan ve Türkistanı da sınırlarına kattılar. 1266’da tahta çıkan Mübarekşah İslam dinini kabul eden ilk Çağatay Hanı oldu. Bundan önceki hanlar Şamanizm inancını benimsiyorlardı. Çağatay hanlığının en parlak dönemi Kebek Han yönetiminde (1318-1326) yaşandı. Kebek Han göçebe hayatı bırakıp Karesi’de saray yaptırıp yerleşmişti. İlk Çağatay parası bu dönemde basıldı. Bu yerleşme ile birlikte dil olarak Türkçe, din olarak da İslam benimsenmiştir. Bu dönemde oluşan lehçenin adı Çağatay, Türk dili ve Türkî dil olarak ifade edilmiştir.

Cengiz Han’ın oğulları tarafından kurulan Çağatay, İlhanlı ve Altınordu devletlerinin merkezlerinde gelişen ve Timurlular devrinde zengin bir edebiyat vücuda getiren Orta Asya Edebî lehçesi olarak da belirlendi.Bu sahanın en büyük şairi Ali Şir Nevaî’de Türk dili tabirini kullandı. Çağatayca tabirini Çağatay sahasının dışındakiler belirlemiştir.

Çağatay kültürünü almış bugün Özbek Türkleri bu dili 20.Yüzyılın ilk çeyreğine kadar yazı dili olarak Özbekçe adı ile devam ettirdiler. Ancak Sovyet işgalinden sonra 1921 yılında mahalli ağızlardan biri yazı dili olarak kabul edildi ve Çağatay yazı dili olarak kullanılmaz oldu.

Çağatay Türkçesi gelişimi üç devrede incelenir:

1-Klâsik Öncesi Devir; Bu edebiyatın başlangıcı kabul edilen 15. Yüzyılın başından , Ali Şir Nevaî’nin ilk eserini verdiği 1465’e kadar olan devrenin adıdır. Bu devirde Çağatay Türkçesi Fars dili ve edebiyatının tesirinde kaldı. Bu devrin önemli sanatçıları 15. Yüzyılın ilk çeyreğinde yaşayan Yusuf Emirîdir. Çağatay Türkçesinin gelişmesi ve olgunlaşmasında önemli bir yeri olan kişilik Atayî’dir. Bu şahsiyet ise 15. Yüzyılın ilk yarısında faaliyet gösterir.Bu döneme damgasını vuran isimlerden biride Sekkakî’dir.Ve yine bu devirde Lütfî ,Gedaî,Yakinî,Ahmedî, gibi isimler mevcuttur.
2-Klâsik Devir; 1465-1600 yıllarında gelişen edebiyatın sanat ve milli ruhun zirvede işlendiği bir devirdir.Sanatçıları İran edebiyatına karşı Türkçe edebiyatını savundu.O dönemde herkes eserlerini Türkçe olarak verdi. Bu dönem Çağatay Türkçesinin altın devridir. Bu devrin önemli şahsiyetleri Hüseyin Baykara, Ali Şir Nevaî ve Babür Şahtır.
Hüseyin Baykara’nın hükmdarlığı zamanında Herat , tam bir ilim ve kültür merkezi haline geldi. Çağatay Türkçesinin bilim ve sanat dili haline gelmesinin sebebi Hüseyin Baykara’nın Türkçe yazı kullanılmasını emretmesinden kaynaklıdır.
3-Klâsik Devir Sonrası; 16. Yüzyıl ortaları 17. Yüzyıl sonudur. Bu devrede Orta Asya Hanlıklarının siyasi varlıkları birer bire ortadan kalkar. Buna bağlı olarak Çağatay Türkçesi eski zirvesini kaybeder. Farsçayla ortak kullanılan dil bir süre sonra kullanıcısı iyice azalır.Bu dönemin önemli temsilcisi Ebulgazi Bahadır Handır. Şecere-i Türk adlı eseri Özbek Hanlarının, Şeçere-i Terakime ise Türkmenlerin tarihini anlatır.
4-Son Devir; 18.-19. yüzyıl arasında olan dönemdir. Bu devir gerileme ve çökme devridir. Çağatay edebiyatı bu devirden sonra yerini Özbek edebiyatına bırakmıştır. Dönemin şahsiyetleri Baha Rahim, Uveysî, Mukimî, Osman Hoca gibi isimlerdir.

Kaynakça:
Çağatayca El Kitabı,

Yazar: Seher Güneş