Carlos Gardel’in Müzik ve Sinema Hayatı

Tango konusunda dünya starı olan Carlos Gardel, müzik dünyasına damga vurmuş çok yetenekli bir müzik efsanesidir. Gardel’in müzik hayatına başlama kararı, henüz lisedeyken kendini göstermeye başlamıştır. Annesine lisedeyken hayatına müzik ile devam etmek istediğini anlatsa da, annesi Berta Gardes bu isteğe karşı çıkmıştır. Gardel, bu durumda yine de pes etmeyerek lise 2’de bir karar almış ve hayatına müzik ile devam etmek için okulu bırakmıştır.

Okulu bıraktıktan sonra, Gardel için müzik hayatına adım atmak adına fırsatlar başlamıştır. Bu dönemde Jose Betinotti’i onu yüreklendirmiş, ardından da hem Abasto bölgesindeki restoranlarda hem de daha o kadar küçük yaşta politik merkezlerde şarkı söyleyerek mesleğine adım atmıştır. Kısa sürede kendini sevdirmiş ve popüler olmuştur.

Carlos Gardel için asıl müzik hayatının başlangıcı denebilecek, daha doğru tabirle bir nevi dönüö noktası sayılabilecek durum ise Don Jose Razzano ile tanışmasıdır. Jose Razzano o dönemde El Pelado’da bir şarkıdır. 1912’de Jose Razzano ile Balvanera’da El Pelado cafede şarkı söylemeye başlayan Gardel, sahne hayatına profesyonel bir bakış açısını bu aşamada katmıştır. Muhteşem bir ikili olarak 1925’e kadar Razzano-Gardel düetleri çok beğenilmiş, hatta bir süre sonra aralarına gitarist Francisco Martino ve solist Saul Salinas da girmiştir. Bu dönemde Gardel, Charles Gardel ismini Carlos Gardel olarak değiştirmiştir. Bir dörtlü grup olarak beğenilseler de, bu birliktelik çok uzun sürmemiş ve dağılan grubun ardından Gardel-Razzano ikilisi müzik hayatına birlikte devam etmişlerdir. Bu ikilinin düetlerinde prestij kazandıran işlere imza atılmıştır. Bu sahne alma işini de o dönemin önde gelen mekanlarından kabare – restoranı Armenonville’de yapmışlar ve burada tango için adımlar atmışlardır. Ardından 1914’te ve 1915’te bu ikili turnelere çıkmaya başlamıştır. Hatta, 1915’te çıktıkları Brezilya turnesinde, Gardel onun idolü olduğu İtalyan tenor Enrico Caruso ile tanışmıştır. 1915’te Razzano-Gardel ikilisi, Gardel’in akciğerlerindeki sorunlar nedeniyle ara vermek zorunda kalmışlardır.

Bu sorunların ardından, 1917 yılında yeniden sahnelere dönen Gardel, tango konusundaki ilk yükselişini söylemiş olduğu “Mi Noche Triste” ile yapmıştır. Pascual Contursi ile tanışan Gardel, ona ait “Uta” parçasına söz yazmış ve “Mi Noche Triste” ismini verdiği bu parçayı, söylemeyi ve risk almayı istemeyen Razzona onu sahnede tek başına bırakmasına karşın, riski göze alarak sahnede söylemiştir. Bunun ardından, bu parça tahminlerin çok çok üzerinde beğenilmiş ve çıkış yapmıştır. Hatta 100.000 kopya satılmış ve bu haliyle de döneme damgasını vurmuştur. Bu parça ile tango hayatına başlayan Gardel, 770 parça yapmış ve 514 tanesini de tango parçası olarak bestelemiştir.

Patlama yaratan, Mi Noche Triste parçasının ardından 1917 ‘te İspanya, Urugay, Şili, Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Porto Riko’yu kapsayan bir turne yapan Gardel, ününe bu şekilde ün katmıştır. 1924’te Gardel Buenos Aires’e dönmüş, burada da Francisco Canaro orkestrası ile birlikte ilk kez Radio L0W Gran Splendid’te, akabinde de Osvaldo Fresedo orkestrası ile birlikte parçalarına yön vermiştir.

1925 yılında Gardel, Razzano ile müzik kariyeri noktasında yollarını ayırmış ve ardından da bunun akabinde pek çok kez turneye çıkmıştır. İspanya’ya sıkça turne için giden Gardel, öncelikle 1925’te Barselona’da vermiş olduğu konserde Tiyatro Goya’da yer almış. Ardından da 1927’de Radyo Catalana’da şarkılarını icra etmiştir. En popüler olan konserlerinden birisini ise 1928’de Paris’te vermiştir. Buradaki Tiyatro Femina’da ve Kabare Florida’da sahne alan Gardel, Kraliyet Tiyatrosu’nda şarkı söyleme potansiyeline erişmiştir. Bu kadar ön planda ve prestijli işlere adım atan Gardel, 1929’da artık hemen her yerde adından söz ettirmeye ve aranan kişi olmaya başlamıştır.

1920 ile 1930’lu yıllar arasındaki bu mükemmel yükselişi, 1930 yılında taçlandıran Gardel, popülerliğini sinema filmlerine de taşımıştır. Sinema aracılığı ile şarkılarını daha geniş kitlelere duyurabileceğini farkında olan Gardel, kısa filmler yapmış. Ardından da ilk uzun filmi “Luces de Buenos Aires” ‘i çekerek beklentinin çok daha üzerinde bir başarı elde etmiştir. Bu film ile unutulmaz parçalara arasında yerini alan “Tomo y Obligo”, halen popülerliğini korumaktadır.

Bu filmin ardından 1932’de “Esperame”, “Melodıa de arrabal” ve “La casa es seria filmlerini çeken Gardel, yeni tangoların ortaya çıkmasında rol oynamıştır. Bunların başında gelenlerden film ile aynı adı taşıyan “Melodfa de arrabal Tangosu”, “Me da pena confesarlo Tangosu”, “Silencio tangosu”dur.

1933’te yine turnelerde olan Gardel, Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmiş ve yılın son günü 31 Aralık 1933’te dönemin efsane radyo kanallarından NBC New York’ta radyo yayınını gerçekleştirmiştir. 1934’te “Cuesta abajo” filmini çekmiş ve burada “Mi Buenos Aires Ouerido” parçasını seslendirmiştir. Ardından “Tango en Broadvvay filmini çekmiştir.

İngilizcesi çok iyi olmadığından radyo programı kısa sürmüş, hatta yine bu durum nedeniyle film hayatında da zorluklar yaşamıştır. Ama yine de, bu sorunlara rağmen Ray Noble, Richard Tauber, Bing Crosby gibi döneme damgasını vuran isimlerle “Cazadores de Estrellas” müzikalinde efsaneleşmiştir.

Bu filmleri tamamladıktan sonra, müzik kariyerinde hızlı şekilde devam etmek isteyen ve turneler için yanıp tutuşan Gardel, tango müziğini icra edebilmek için turnelere gitmeye devam etmiştir. Ancak, son olarak düzenlediği Puerto Rico, Aruba, Curaçao, Venezueta, Colombia, Panama, Küba ile Meksika turnesini gerçekleştirirken, Kolombiya turnesinde maalesef ki bir uçak kazası geçirmiştir. İstediği turneyi tamamlayamadan, Alfredo La Perla ile birlikte farklı bir turne için yolculuk yapacakları sırada, uçak henüz havalanmamışken, havaalanında başka bir uçağın kendi uçakları ile çarpışması sonucu gerçekleşen patlamada hayatını kaybetmiştir. Kolombiya’nın Medellin kentinde gerçekleşen bu kazada, 24 Haziran 1935 günü hayata gözlerini yuman Gardel, mezarının defnedileceği Buenos Aires’e gönderilmiştir.

Ölümü ile hayranlarını yasa boğan Carlos Gardel’in defnedileceği gün New York’ta, Kolombiya’da, Rio de Janerio’da, Montevideo’da insanların izdiham yarattığı bir gün olarak tarihe geçmiştir. Çok büyük bir fenomen kitlesi oluşan Gardel için ölümünün ardından intihar eden genç kızlar bile bulunmaktadır. Mezarı Buenos Aires’te bulunan La Chacarita mezarlığındadır.

Carlos Gardel denilince akla ilk gelen parçalarından Volver, Mi Buenos Aires Querido, Mi Noche Triste parçalarına, “Kadın Kokusu” filmi ile ününe ün katan, Gardel’in adını yaşatmasında katkısı bulunan “Por Una Cabeza” şarkısı da unutulmazlardandır. Yaptığı radyo yayınlarında “Tomo y Obligo” da en son söylediği parçadır.

“Adios Muchachos” yani “Elveda Çocuklar” parçası, ölmeden önce yapmış olduğu son parça olduğundan, Carlos Gardel’e saygı anlamında hala günümüzde milongalarda bu parça çalınmaz. Çalınsa bile herkes bu parçayı duyduğunda oturur ve sadece müziği dinleyerek Gardel’i yad eder. Adios Muchachos parçası, aynı zamanda feci, erken ve beklenmedik bir ölüm ile hayata veda eden Gardel’in yaşadığı bu kötü durumun uğursuzluk olduğuna inanıldığından da çalınmaz. Hatta şarkı çalarken kadınlar göğüslerini, erkekler ise bacak aralarını tutarak bu uğursuzluğu def edeceklerine dair bir gelenek ile bu hareketleri yaparlar.

Tüm yaşamı ve katkılarıyla Carlos Gardel, “Tango’nun Kralı”dır ve hem kişisel duruşuyla hem de müziği ile tangonun şimdiki halinin ortaya çıkmasında büyük rol oynayan önemli bir müzik adamıdır.
Kaynakça:
en.wikipedia.org/wiki/Carlos_Gardel

Yazar: Gökçe Cömert