
Google da resim arama sonuçlarına renge göre filtre özelliÄŸi eklendi. ÖrneÄŸin kırmızı renkte bir kuÅŸ görseline ihtiyacınız var. O zaman arama yaptığınızda adres satırında http://images.google.com/images?q=bird&imgcolor=red ÅŸeklinde ufak bir eklemeyle aramak istediÄŸiniz rengin ingilizce ismini yazmanız yeterli. Bu ÅŸekilde karşınıza kırmızı renkte sonuçlar geldiÄŸini göreceksiniz. İlk deneme olarak araba resimleri arattım ve imgcolor=blue http://images.google.com/images?q=araba&imgcolor=blue dediÄŸimde mavi araba sonuçlarıyla karşılaÅŸtım. Gerçekten güzel ve kaliteli bir özellik. KullanabileceÄŸiniz renkler ÅŸu ÅŸekilde ayarlanmış “red” with “blue”, “green”, “teal”, “purple”, “yellow”, “orange”, “pink”, “white”, “gray”, “black” ve “brown”. Resim aramalarında pek çok kiÅŸinin oldukça iÅŸe yarayacağından eminim.
Aslında bu özelliğin eklenmiş olmasına çok da şaşırmadım diyebilirim. Resim ve özellikle fotoğraf üzerine yapılan çalışmalar oldukça yoğunlukta. Hatta renk dışında yüz tanıma alanınnda da çok yoğun çalışmalar mevcut. Yeni fotoğraf makinelerinde de yüz tanıma sistemleri standart haline gelmeye başladı bile. Hatta gülümsediğinizi bile anlayıp ona göre çekim yapabilme kaabiliyetine sahip cihazlar satılıyor. Google ın bu yeni eklediği renk özelliği de bu çalışmaların ilk aşaması olarak karşımıza çıktığını düşünüyorum. Şuanda kullandığımız teknolojiler ve internet sitelerinin sahip olduğu yetenekler Web 2.0 olarak adlandırılıyor. Bundan sonraki yeni gelecek sistemler Web 3.0 olarak hayatımıza fazlasıyla girecek. Bu yenilikler arasında fotoğraf aramalarının çok daha gelişeceğinden hiç şüphem yok. Gün gelecek birisine ait fotoğraf aradığınızda o kişiye ait çok sayıda sonuç karşınıza çıkacak. Bunu alt yapı çalışmalarını da takip etmekteyim.
Yazının Devamı »

Ekran kartı test programlarının en meşhuru 3DMark serisi ile ün yapmış olan Futuremark şirketi yeni bir yazılımı ücretsiz olarak kullanıcıların hizmetine sundu. Henüz beta aşamasında olan Peacekeeper isimli bu yazılım web tarayıcınızdaki Java uygulamasını kullanarak çalışıyor. Önce sisteminizi analiz eden program daha sonra çeşitli testlere geçiyor. 5 aşamadan oluşan testler sonucunda en hızlı olan web tarayıcısı en fazla puanı alarak bize aralarında karşılaştırma yapma imkanı sunuluyor.
Burada özellikle “en hızlı” kelimesinin altını çizmek gerekli çünkü “en iyi” tanımı için daha birçok kriteri göz önünde bulundurmak gerekecektir. Aslında piyasadaki birçok web tarayıcısı benzer kullanılış biçimlerine sahip olsa da Firefox’ta olduÄŸu gibi sonradan yüklenen eklentiler sayesinde birbirinden güzel ve kullanışlı özelliklere sahip olunabiliyor. Firefox ÅŸu an en geniÅŸ eklenti yelpazesine sahip olan dolayısıyla en rahat ve efektif kullanım imkanı sunan web tarayıcı olarak zirvedeki yerini koruyor.
AMD 64 X2 4800+ iÅŸlemcili ve 2 GB DDR500 RAM’lı sistemimde 5 farklı tarayıcı ile yaptığım test sonuçları aÅŸağıdaki gibidir:

Testlerde Apple Safari ve Google Chrome açık ara önde yer aldı. Safari gerçekten çaÄŸrılan web sayfalarını görüntülemede Chrome’la beraber çok hızlı bir kullanım imkanı sunuyor. Fakat genel kullanım özelliklerine baktığımızda fazla esnek olmamaları yani yapabileceklerinin Firefox’a göre kısıtlı olması onların tercih edilebilirliÄŸini önemli ölçüde düşürmekte. Bir çok kiÅŸi internette biraz daha hızlı sörf yapmaktansa, kendine ihtiyaçlarına göre özelleÅŸtirebildiÄŸi tarayıcıları tercih ediyor. Firefox bunun en güzel örneÄŸini gösteriyor.
Internet Explorer konusuna gelecek olursak, hem eklentisi çok az olan hem de inanılmaz yavaÅŸ çalışan bir tarayıcı olması nedeniyle onu Allah’a havale ediyorum. =) Microsoft kasıtlı olarak mı bu kadar vasat bir tarayıcı yapıyor bilmiyorum ama her yeni versiyonu ayrı bir sorun teÅŸkil ediyor. IE, 8. versiyonuyla beraber biraz daha hızlansa da, birçok sitenin düzgün çalışmayıp tekrar ayrıca uÄŸraşılıp sitelerin kodlanmasını gerektirdiÄŸinden, webmaster’ları çıldırdantarayıcıların da başında yer alıyor. Yani her yönden akla zarar iÅŸler baÅŸaran bu tarayıcının Microsoft Windows iÅŸletim sistemleriyle yüklü olarak gelmesi de ciddi bir kesim tarafından yaygın olarak kullanılmasını kaçınılmaz kılıyor. Son verilere göre hala dünyada en çok kullanılan web tarayıcısı Internet Explorer.
Futuremark Peacekeeper testini bu baÄŸlantıdan kendi bilgisayarınız için uygulayabilirsiniz. Önemli bir not olarak; bu programla alınan puanların bilgisayarın iÅŸlemcisine ve ram hızına göre deÄŸiÅŸiklik göstereceÄŸini belirtelim. ÖrneÄŸin Firefox 3.0.7 puanı her bilgisayarda farklı çıkacaktır fakat aynı sistemde yapılan farklı tarayıcı testleri arasındaki oran deÄŸiÅŸmeyecektir. Yani Chrome her bilgisayarda Firefox 3′ten iki kat fazla puan alacaktır.
Nvidia’nın geçen yaz duyurduÄŸu fakat ilk kez Mirror’s Edge oyununda karşımıza çıkan ve nimetlerimizi görmeye baÅŸladığımız PhysX teknolojisi, Playstation 3 oyun konsollarında kullanımak üzere Sony’le lisans anlaÅŸması yapıldı. ATI ekran kartlarında bulunmayan ve yan yollarla çalıştırılsa bile çok yavaÅŸ iÅŸleyen bu yazılımsal desteÄŸin PS3′le beraber oyunlarda gerçekçilik anlamında etkili olacağı kesin.
Nvidia’nın PhysX teknolojisi ile oyunlarda çevre etmeni olarak bilinen hava koÅŸulları, rüzgar, sis, toz vs. gibi binlerce partikülden oluÅŸan ve ciddi hesaplama gücü oluÅŸturan düzenli noktaların iÅŸlenmesi rahat ve hızlı ÅŸekilde mümkün hale geliyor. Genelde akışkanlar mekaniÄŸi ders konusuna giren bu akışkan hareketleri inanılmaz bir kayar nokta hesaplama gücü gerektirdiÄŸinden ne iÅŸlemci ne de GPU yerli olamıyordu. PhysX’in kullanıldığı alanlarda; hava koÅŸullarına benzer ÅŸekilde patlama sahnelerinde çevreye dağılan parçaların sayısı ve yıkılma sahnelerindeki yıkılan eleman sayısı gibi iÅŸlem gücüne baÄŸlı iyileÅŸtirmeler ile ortam ve çevre öğeleri çok daha gerçekçi ve detaylı bir görünüme kavuÅŸuyordu. Bunun en basit ve ilk örneklerinden birisini Mirror’s Edge oyununda görmemize raÄŸmen bizi etkilemeyi baÅŸarmıştı. Eminim ilerleyen zamanlarda özellikle PS3 için bu ekeftler çok üstün seviyelere ulaÅŸacaktır.
Umarım en kısa zamanda ATI de benzer bir teknoloji geliÅŸtirir ve ATI GPU’su kullanan Microsoft’un oyun konsolu Xbox360 ile Nvidia’nınkine benzer bir lisans anlaÅŸması yoluna giderler. Çünkü son kullanıcının gözünde genellikle yeni teknoloji denildiÄŸinde herÅŸey unutuluyor ve en yeni ve fazla teknoloji sunan ürüne yönelim artıyor. ATI DirectX 10.1 ve 40Nm üretim teknolojisi ile Nvidia’nın bir adım önündeydi fakat PhysX ile herÅŸey tersine dönmeye baÅŸladı. Rekabetin korunması adına ATI’nin artık cidden baÅŸarılı atılımlar yapması gerektiÄŸi aÅŸikar.
Google’ın yapacağı iÅŸletim sistemi atağından haber almayı umarak zaman geçirdiÄŸimiz ÅŸu dönemde yeni bir atakla karşımıza çıkıyor. Google Voice adı verilen uygulama Gmail arayüzüne benzer bir görünüme sahip. Sistem Google’dan alınan bir telefon numarası aracılığıyla çalışıyor. Program bu numarayaa gelen bütün aramaları ve mesajları ev, cep, iÅŸ telefonu ve mail yoluyla kiÅŸiye ulaÅŸtırıyor. Bunun yaparken sesli mesajların yazıya çevrilip kiÅŸiye mesaj olarak iletiliyor olması da ayrıca bir baÅŸarı öyküsü.
Google Voive ÅŸimdilik sadece Google tarafından Temmuz 2007′de satın alınan Grand Central ÅŸirketi kullanıcılarının kullanımına sunulmuÅŸ durumda. Birkaç hafta içerisinde hizmete sunulması beklenen yeni özelliÄŸin Amerika‘da tamamının bedava, diÄŸer ülkelerde ise sesli aramalar hariÅŸ diÄŸer kullanım özellikelrinin bedava olacağı belirtiliyor. Fakat ücretli olan aramaların da çok cüzi fiyatlarla kullanıma sunulacağının altı çiziliyor.
Google Voice ile beraber, ciddi bir haberleşme alternatifi olarak kullanımından doğan Google hegamonyası bir adım daha ileri taşınmış olacak. Google bizim hayatımızsa çok şeyi değiştirdi ve değiştirmeye de devam ediyor. İşini iyi yaptığı sürece de kullanıcıların her zaman ona destek olacağı aşikar.
Bir süredir kullanmakta olduÄŸum ve gerçekten memnun kaldığım eBoostr 3 programını tanıtacağım. Program Åžubat 2009′da 3. versiyonunu kullanıcılara sundu ve bu haliyle gerçekten mükemmel bir program haline geldi. Bundan önceki versiyonlarda Vista’daki Readyboost özelliÄŸini XP’ye kazandırmak için yapılmış bir programdan ibaretti ve yakaladığı baÅŸarıyla isminden iyi biçimde söz ettirdi. Fakat yeni yayınlanan 3. versiyonla beraber Vista ve Win 7 üzerinde de performans artışı saÄŸlıyor hem de bunu çıkış noktası olarak örnek aldığı readyboost özelliÄŸinden çok daha verimli ÅŸekilde gerçekleÅŸtiriyor. “Bilgisayar en yavaÅŸ parçası kadar hızlıdır” sözünden yola çıkarak, canavar gibi sistemlerin bile sabit diskler tarafından frenlenip dramatik seviyelerde yavaÅŸlatıldığına sıkça ÅŸahit oluyoruz. Bu bakımdan tampon bellekle yapılan hızlandırma, her tür bilgisayara ilaç gibi gelecektir.
Testi 2GB Ram’lı, AMD X2 iÅŸlemcili, 500GB Samsung SATA2 32MB’lık hard disk’e sahip ve bu diskin üzerine Win 7 kurulu bir sistem ile gerçekleÅŸtirdim.
Programın Tanımı
eBoostr, bilgisayarınıza sürekli fren etkisi yapan mekanik sabit disk‘lerinizin devreye mümkün olduÄŸunca az girmesini saÄŸlayarak usb flash belleklerinizin yüksek veri eriÅŸim hızından yararlanmanızı ve bu sayede uygulama yükleme sürelerini kısaltılmasını mümkün kılıyor. Flash bellekler günümüzde yavaÅŸ yavaÅŸ geliÅŸmeye baÅŸlayan ve 1 terabayta kadar çıkmış olan kapasiteleri olmasına raÄŸmen fiyatlarının çok uçuk seviyede gezmesi nedeniyle ulaşılması zor olan Solid State Disk(SSD) mantığıyla görev yaparlar. Aslında SSD’ler, usb flash disklerin içerisindeki bellek modüllerinin birbirine seri baÄŸlanmış hali gibidir. Flash disklerin RAM’a göre en büyük avantajı ise, üzerlerindeki veriyi tutmak için elektrik akımına ihtiyaç duymamalarıdır. RAM’larda ise, elektrik baÄŸlantısı kesildiÄŸinde bütün veriler tamamen silinmiÅŸ olur.
Windows önbellek olarak RAM’ları kullanır. Fakat Windows bu bellek miktarının yarısına yakınını sürekli boÅŸ bırakmak ister çünkü baÅŸlatacağınız bir uygulama doÄŸrudan RAM’a yükleneceÄŸinden tıkanıklık yaÅŸanmaması için yeterli alan her zaman bırakılmak istenir. İşletim sistemi bu dengeyi çok iyi ÅŸekilde ayarlar ve RAM’ın yetmediÄŸi zamanlarda ihtiyacı olan dosyaları sabit diskiniz üzerinde oluÅŸturduÄŸu tampon bellekte depolar. Page file olarak bilinen bu alan hdd‘lerin yavaÅŸlığı nedeniyle hiç de verimli bir yükleme imkanı saÄŸlamaz. Çünkü bir uygulama baÅŸlatılırken bir yandan program dosyaları disk üzerinden okunurken bir yandan da page file içerisinden hızlı biçimde çağırılmak için uÄŸraşılır. Bu durumda hdd’nin yüzlerce farklı dosyaya aynı anda ulaÅŸması ve yükleme yapması beklenir. Sabit disklerin en zayıf olduÄŸu nokta olan rastgele eriÅŸimsüresi nedeniyle bu yüklemeler dakikalarca sürebilir. eBoostr sabit disk üzerinde ayrılmış olan bu tampon belleÄŸi flash diskinizde barındırarak, sistemin yükleme hızını yükseltmeyi hedefliyor. Yani bir nevi ssd disk kullanmış gibi oluyorsunuz.
eBoostr’yi readyboost özellÄŸi olan ve olmayan iki usb bellek ile denedim ve ilginç ÅŸekilde readyboost özelliÄŸi olmayandan daha iyi performans aldım. Kullandığım usb’lerden birisi readyboost özelliÄŸine sahip 1GB’lık Toshiba Flash Disk. DiÄŸeri ise readyboost’u olmayan 8GB’lık OCZ Diesel Flash Disk. SaÄŸda görmüş olduÄŸunuz ekran görüntüsünde 23MB/s’lik standart page file eriÅŸim hızı ve önbellek etkinkenki 56MB/s’ye yükselmiÅŸ olan tampon bellek hızı gözüküyor. Burada hızlanma oranı iki hızın birbirine bölümüile bulunmuÅŸ ve 8GB’lık OCZ diesel takılıyken 2.4 oranını almama karşı, readyboost özelliÄŸi olan 1GB’lık Toshiba bellekten 1.6 oranını ancak alabildim. Bu arada testi her iki bellekten de 1GB’lık alanı ayırarak gerçekleÅŸtirdim.
Programın Özellikleri
- Microsoft Windows XP, 2000, 2003, Vista ve Win 7′yi destekler.
- 1GB üzerinde sistem belleğiniz(RAM) varsa, RAM optimizasyonu yaparak en yüksek bellek veriminin alınmasını sağlar.
- Belleğini yükseltemediğiniz eski bilgisayarlara eklenen flash disklerin RAM gibi kullanılmasını sağlayarak inanılmaz hız artışı sağlar.
- Türkçe dahil olmak üzere 39 dil desteği mevcuttur.
- Readyboost destekli olan-olmayan her türlü flash bellekle uyumludur.
- Sadece flash bellek deÄŸil, SD, MMC, SDHC, CF belleklerini de destekler.
- 4 tane bellek aynı anda bağlanarak tampon bellek olarak kullanılabilir.
- FAT dosya sisteminde 4GB’a kadar, NTFS olarak ise sınırsız miktarda tampon bellek oluÅŸturulabilir.
Yazının Devamı »