Ceza Muhakemesi Hukuku Kapsamında Tutuklama

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

Ceza muhakemesi

hukukunda öngörülmüş koruma tedbirlerinden birisi olan tutuklama, henüz kesin bir karar verilip mahkumiyet söz konusu olmamışken, hakim kararı doğrultusunda şüpheli veya sanığın kişi özgürlüğünden mahrum edilmesidir. Tutuklama, gerçeklerin ortaya konulabilmesi için zorunlu olan hallerde verilebilecektir. Tutuklama kararını kural olarak ancak hakim verebilir. Bu kuralın bir istisnası bulunmamaktadır. Kanun koyucu da tutuklama tedbirinin ihtiyari olduğunu belirlemiştir. Bu doğrultuda tutuklama kararı için şartlar olgunlaşmış olsa dahi hakimin bu kararı vermesi bir zorunluluk değildir.

TUTUKLAMA ŞARTLARI

– Tutuklanacak kişinin ele geçirilmiş olması gerekir. Kaçaklar hakkında istisnai durum söz konusudur.
– Adli kontrol uygulamasının yeterli olmaması gerekir. Eğer adli kontrol kararı verilebilir ise tutuklama yoluna gidilemez.
– Tutuklama kararının orantılı olması gerekir.
– Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100’de öngörülen koşulların bulunması gereklidir.Bu koşullar ; a.kuvvetli suç şüphesinin varlığı, b.şüpheli veya sanığın kaçacağı şüphesini uyandıran somut delillerin mevcudiyeti, c.şüpheli veya sanığın delilleri yok etme,gizleme veya değiştirme,tanık,mağdur ya da üçüncü kişiler üzerinde baskı yapma teşebbüsünde bulunacağı yönünde kuvvetli şüphe oluşturması.
– Ceza Muhakemesi Madde 100/3’te sayılmış olan suçlar için soruşturma veya kovuşturma aşamasında tutuklama kararı verilebilecektir. Bu suçlar için yalnızca kuvvetli suç şüphesinin varlığı, tutuklama için yeterli olacaktır. Bu suçlar ; soykırım,kasten öldürme,silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama,işkence,cinsel saldırı(birinci fıkra hariç) ,çocukların cinsel istismarı,hırsızlık ve yağma,uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti,suç işlemek amacıyla örgüt kurma( iki,yedi ve sekizinci fıkralar hariç),devletin güvenliğine karşı suçlar,anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar.

TUTUKLAMA KARARI VERİLMESİ VE USUL

Tutuklama, takdiri bir koruma tedbiridir. Bu nedenle hakimde kuvvetli suç şüphesi ya da delillerin karartılması yönünde bir izlenim yaratmayan şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilmeyebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100/4 uyarınca yalnızca adli para ceza cezası gerektiren suçlar ve vücut dokunulmazlığına karşı işlenenler suçlar hariç olmak üzere üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlar hakkında tutuklama kararı verilemeyecektir.

A- Soruşturma Evresinde Tutuklama Kararı

Soruşturma evresinde tutuklama kararı, savcının talebinin ardından sulh ceza hakimi tarafından verilir. Sulh ceza hakimi bazı istisnai durumlarda savcının yetkilerini kullanabildiğinden ( CMK m. 163 ) bu durumlarda savcının talebi olmasa dahi tutuklama kararı verilebilecektir. Savcının talebi üzerine sulh ceza hakimi ya talebi kabul edip tutuklama kararı verecek ya da talebi reddederek şahsı serbest bırakacaktır. Bu evrede sulh ceza hakimi tarafından talebin reddedilmesi, tutuklama kararının geri alınması kararlarına itiraz edebilecek kişiler ; savcı ve suçtan zarar görenlerdir. Yine bu evrede verilmiş olan tutuklama kararına,tutuklamanın devamına ilişkin karara itiraz edebilecek kişiler ; şüpheli,müdafi,şüphelinin yasal temsilcisi ve eşidir. İtiraz mercinin vereceği kararlar kesin olmakla birlikte istisnai olarak şüpheli hakkında ilk defa tutuklama kararı verilecek ise tutuklama talebinin reddi üzerine yapılan itiraz sonucunda verilecek karara da itiraz mümkün olabilecektir. Bu durumda itiraz merci bir sonraki sulh ceza hakimliği olacaktır. Tutuklama kararı muhakkak gerekçeli olmalıdır.

B- Kovuşturma Evresinde Tutuklama Kararı

Kovuşturma evresinde tutuklama kararı,yetkili ve görevli mahkeme tarafından talep üzerine veyahut re’sen verilebilir. Mahkeme tarafından verilecek kararlara karşı itiraz ancak kanun hükmünde açıkça belirtilmesi durumunda mümkündür. Ancak mahkemenin verdiği tutuklamanın geri alınması ve sanığın salıverilmesi kararlarına karşı itiraz mümkün olmayacaktır. Kovuşturma evresinde verilecek olan tutuklama kararları, mahkeme makamı kararıdır.

TUTUKLULUK

HALİNİN İNCELENMESİ

Tutuklama kararı da her koruma tedbiri gibi geçicidir. Tutukluluk süresinde, tutuklamayı gerektiren şartların varlığını devam ettirip ettirmediği düzenli olarak incelenmelidir. Soruşturma evresinde, kişi tutuklu kaldığı sürece, en geç 30 günlük sürelerle, sulh ceza hakimi tarafından bu halin devam edip etmeyeceği hususunda şüpheli ya da müdafiyi dinlemek suretiyle karar verilir.
30 günde bir inceleme talebini yapma zorunluluğu savcıya verilmekle birlikte şüphelinin de böyle bir talepte bulunma imkanı vardır. Tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, yeni bir tutuklama karar niteliğindedir. Buna bağlı olarak bu karara da itiraz mümkündür.

Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 103/2 gereğince, soruşturma evresinde savcı, tutuklama kararının artık gerekli olmadığı kanısına varırsa,şüpheli re’sen serbest bırakılabilecektir. Aynı zamanda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilecek olursa da şüpheli serbest kalacaktır.

Kovuşturma evresinde, mahkeme tutuklu halde ki sanığın, bu halinin devam edip etmeceğine her oturumda karar verir. Bu evrede de inceleme için 30 günlük süre öngörülmüştür.

Şüpheli veyahut sanık her evrede, her zaman salıverilmesini talep edebilir. Tutukluluk halinin devamına ve salıverilmeye ilişkin kararlar mahkemece verilmektedir. Ret kararlarına karşı itiraz edilebilecektir. Ancak daha önceden belirttiğimiz gibi salıverme kararına karşı itiraz mümkün değildir.

Savcının tutuklama kararının geri alınması istemi ve şüpheli ya da sanığın salıverilme istemleri, ilgili merci tarafından 3 gün içeresinde karara bağlanacaktır. Örgüt faaliyetleri kapsamında bir suç söz konusu ise karar verme süresi 7 gün olacaktır.

Ceza muhakemesi kanununda tutukluluk için azami süreler öngörülmüştür. Bu süreleri incelememiz gerekirse :
– Ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen suçlarla ilgili yapılacak tutuklamalar için öngörülmüş azami süre 1 yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde en fazla 6 ay uzatılabilecektir.
– Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda ise tutukluluk için öngörülmüş olan azami süre 2 yıldır. Burada da zorunlu hallerin varlığı söz konusu ise bu süre en çok 3 yıl uzatılabilecektir.

TUTUKLAMA KARARININ KENDİLİĞİNDEN HÜKÜMSÜZ HALE GELMESİ

– Savcı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,
– Beraat,ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi,
– Muhakeme şartlarının gerçekleşmemesi sebebiyle verilen düşme kararı ve mahkumiyetin ertelenmesi kararı verilmesi,
– Tutukluluk için öngörülmüş olan azami sürelerin dolması hallerinde tutuklama kararı ortadan kalkacaktır.

Kaynakça:
Türk Ceza Kanunu
Ceza Muhakemesi Kanunu
Ceza Muhakemesi Hukuku- Prof. Dr. Bahri ÖZTÜRK

Yazar: Erdem Oğuzhan