Chupacabra Efsanesi Nedir?

5030_chupacabra-chasing-goat Chupacabra; 50 yıldan fazladır tüm Kuzey ve Güney Amerika genelinde hayvancılık sahiplerine musallat olmuş, efsanevi bir yaratıktır. Chupacabra terimi, yaratık ile ilgili ilk olay rapor edildikten sonra Porto Rikolu girişimci ve komedyen Silverio Pérez tarafından icat edilmiştir. Bu yazıda bu efsanevi yaratığın gerçek olup, olmadığını anlamaya çalışacağız.

Hayali canavarlar hakkında efsaneler, dünyada hemen hemen tüm kültürlerde vardır. Her ne kadar korkutucu görünseler de, bu yaratıklar ve onlar hakkındaki hikayeler her zaman bizi büyülemiş ve şaşırtmıştır. İnsanlar bazen evlerinin avluları gibi yakın yerlerde dahi, bu efsanevi yaratıkların bazıları ile karşılaştıklarına dair, iddialarda bulunurlar. Bu iddialara yanıt olarak araştırmacılar, medya tanıtımcıları, kimliği belirlenmemiş veya şüpheli hayvanların sırrını çözmeye çalışan kriptozoologlar ortaya çıkar. Çeşitli teoriler ortaya konur, bunların bir çoğu kanıtlanamaz bu sırada bu efsanevi yaratıklar popülerlik kazanır ve döngü devam eder. Korkunç, kan emici yaratıklar her zaman dünya efsanelerinin bir parçası olmuştur ve bu tür yaratıklar hakkındaki hikayeler aynı zamanda hem ilginç hem de sinir bozucu olma eğilimindedir. Son 50 yılda Kuzey ve Güney Amerika’da oldukça popüler hale gelen en ilginç canlılardan biri Chupacabra, “keçi emen” anlamına gelen İspanyolca bir kelimedir.

Efsanenin Muhtemel Kökeni:

5030_chu

Bu yaratık kriptozooloji toplumu içinde çok daha öncesinden tartışma konusu olmuştur. 1975 yılında, Porto Riko’nun Moca kasabasında çok sayıda ölü çiftlik hayvanları bulunmuştur. Söylentiye göre, tüm bu ölü hayvanların vücutlarında bütün kanlarının emildiği dairesel delinme yaraları vardı. Bu durum size de vampir hikayelerini anımsatmıyor mu? O zamanlarda gizemli avcı ile ilgili teoriler ortaya konuldu. Bir kaç benzer olay da Maine, Şili, Meksika, Brezilya hatta Filipinler ve Rusya dahil olmak üzere diğer yerlerden de bildirildi. Başta keçiler olmak üzere, çeşitli çiftlik hayvanlarının öldürülmesi haberleri çeşitli ülkelerden gelse de, Chupacabra’nın kötü şöhreti yaklaşık 1990 yılından beri yaygınlaşmış görünüyor.

Chupacabra’nın olası varlığı hakkında bir rapor, 1995 yılının Mart ayında Porto Riko’dan geldi. Raporda, vücutlarında hiç bir kan izi kalmayan 8 adet koyunun bulunduğu yazılmıştır. Cesetlerin hepsinde göğüslerinin yakınında üçer tane olmak üzere, içinden kanlarının emildiği düşünülen yaralar bulunmuştur. Aynı yılın Ağustos ayında Porto Riko’nun Canóvanas kasabasında, Madelyne Tolentino adında bir bayan evcil hayvanlar da dahil olmak üzere 150 kadar hayvanı öldüren vahşi ve tuhaf bir yaratık gördüğünü iddia etti. O yaratığı gören ilk görgü tanığı olmuş ve efsanenin özellikle Amerika’da daha da yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Yaratığın Görünümü:

5030_el-chupacabras

Bugüne kadar Kuzey ve Güney Amerika’nın çeşitli bölgelerinden, Chupacabra görüldüğüne dair çok sayıda rapor elde edilmiştir. Bireysel Görgü tanıklarının rivayet açıklamalarında bir takım farklılıklar olmakla birlikte, kendilerini tekrarlayan bazı ortak özellikleri vardır.

İşte Chupacabra’nın muhtemel görünümü:

-Chupacabra’nın yüksekliği yaklaşık 1.22-1.52 metredir.

-Başı oval şekillidir ve kırmızı parlayan ateşli gözleri vardır.

-Başının tepesinden omurgasının ucuna kadar ona acımasız bir görünüm veren sivri uçlu dikenleri vardır.

-Bir kurbağaya çok benzeyen benekli lekeleri olan yeşil renkli bir cildi var. Bununla birlikte, bazı kişiler yaratığın büyük bir kertenkele gibi göründüğünü iddia etmektedir.

-İki ayağının üzerinde durabilse de hız kazanmak için 4 uzvunu da kullanmaktadır. Bazıları Chupacabra’nın yürüyüşünün bir maymun gibi olduğunu söylerken, bazı görgü tanıklarına göre kanguruya benzemektedir.

-Çoğu görgü tanığına göre belirgin dişleri vardır. Bu bir bakıma kurbanların üzerindeki dairesel kesileri açıklamaktadır.

-Canavar hakkında bir başka iddiada çok güçlü ve keskin, kükürt gibi bir kokuya sahip olmasıdır. Ancak bu en çok tartışılan iddiadır çünkü hiç bir koku almadığını söyleyen bir çok tanık da vardır.

Yaratığın olası görünümü hakkındaki açıklamaların bolluğu nedeniyle, olası kökeni ile ilgili de birçok teori önerilmiştir. En yaygın olanlardan biri uzaylılarla ilgilidir. Bazı insanlar bu yaratığın uzaylıların bizim gezegenimizde geride bırakmış oldukları hayvanlarından biri olduğuna inanıyor. Başka bir teori yaratığın aslında yanlış giden bir NASA hayvan-uzaylı melezleme deneyinin sonucu olduğudur.

Chupacabra’nın Varlığı:

5030_el_chupacabra2

Chupacabra’nın büyük bir coğrafi bölgede sayısız görgü tanığı tarafından görülmesi ve muhtemel kökeni ile ilgili tüm tartışmalardan sonra, cevaplanması gereken temel soru yaratığın gerçek mi sahte mi olduğudur. Kriptozoologlar yaratığın gerçek olduğunu düşünüp daha ileri araştırmalar yapmaya devam devam ederken, bilimsel kanıt destekçileri aksini düşünmektedir. Şimdiye kadar yaratığın varlığı ile ilgili somut bir kanıt elde edilememiştir.

Yukarıdaki tartışma göz önüne alındığında, herhangi bir kanıt bulunmadığından Chupacabra’nın gerçekten var olabileceğini söylemek doğru olmaz ancak yaratığı gördüğünü iddia eden yüzlerce insanın iddialarını göz ardı etmek de zordur. Aslında bu yaratığın var olup olmadığını söylemek için henüz erken. Daha ileri araştırmalar ve yeni görgü tanıkları bambaşka sonuçlara ulaşmamıza neden olabilir.

ZD YouTube FLV Player

Kaynakça:
http://www.buzzle.com/articles/the-legend-of-the-chupacabra-is-it-real-or-fake.html

Yazar: Tülay Arsoy