Çıkardığımız Sesler ve Oluşturulan Lisanlara Dair İlginç Bilgiler

İnsanlar konuşurken seslerin de aslında birbirinden çok farklı oldukları anlaşılır. Çünkü konuşma sırasında oldukça farklı ve fazla sayıda etken konuşmaya etki eder. Bundan dolayı da iki insanın ses tonları birbirine benzemez. Bu durum o kadar açıktır ki çeşitli şekillerde kişiler seslerinden tanınabilir. Örneğin telefon konuşmalarında henüz daha ilk kelimeden karşı tarafın kim olduğu bilinirken, kapı çaldığında ahizeden “kim o?” sorusuna yanıt olarak verilen “ben” cevabından kimin geldiği anlaşılabilir. Sesler kişilere özgüdür ve özgündürler.

Sesler Nasıl Oluşur?

8551_konusSeslerin oluşmasında ilk unsur kuşkusuz ki ses telleridir. Ses tellerinin boyu, aslında ses kalınlığını da ortaya koyar. Örneğin kişinin ses telleri ne kadar uzunsa, aslında çıkan ses o denli incedir. Kadınların ses tonlarının ince olması, ses tellerinin erkeklere göre daha kalın olmasından ileri gelir. Ancak ses telleri, ses tınısını tek başına belirleyen faktör değildir. Dudaklar, işler ya da dil de ses tınısı ve ses rengi üzerinde işlevsel görevlere sahiptir.

İnsanlar konuşurken nefes verirler. Verilen nefes aslında konuşmanın karakteristiğini de etkilemekte olan yaklaşık 10 civarı noktadan geçer. Yalnızca biyolojik sebepler değil, o anki hava akışı, havanın hızı, kişinin karakteri ya da benzer farklı unsurlar da konuşmada oldukça etkindirler. Bütün bu noktalar birleştirildiğinde, organizasyonun merkezi olarak da beyin öne çıkar. Bu sayede konuşma durumu anlamlı seslerin sırası ile dizilerek dışarı yansıtılması halini alır.

8551_dusunce-iletisim-etkilesimİnsanların konuşmalarını kusursuz şekilde organize eden beynin ilgili bölümü hayvanlarda bulunmaz. Burada en çok karıştırılan ise papağan ya da muhabbet kuşları ve hatta kargaların anlamlı kelimeler söylemesi ile ilgili olan önermelerdir. Ancak bu hayvanlar konuşma organizasyonu ile doğrudan ilgisi bulunmayan, aslında bir ezberleme ve tekrar etme fonksiyonu olan eylemleri gerçekleştirirler. Yani hayvanlar, beyindeki ilgili bölgelerinin faal olmamasından kaynaklı olarak bilinçli şekilde konuşamazlar. Burada bir diğer önemli not da şempanzeler ile ilgilidir. Bilindiği gibi şempanzeler genetik anlamda insana en çok benzeyen ve yakın olan canlılardır. Ancak onların da dil ve damak yapıları farklı olduğu için insan gibi konuşamazlar.

Lisanlar Çerçevesinde Benzerlikler ve Farlılıklar

Milyarlarca insanın farklı diller konuştuğu günümüzde, aslında genel anlamda çıkarılan temel seslerin benzerlik taşıdığı da görülebilir. Örneğin dudaklar kullanılarak çıkarılan “B” sesi, dişlerin yardıma koştuğu “V” sesi ya da dilin yardımcı olduğu “D” veya “K” sesleri dikkate değer benzerlikleri oluşturur. Bugüne kadar yaklaşık olarak 6.000 farklı dil (lisan) geliştirilmesi ve bu lisanlar içinde söz konusu seslere yer verilmesi de önemli bir bilgidir.

Genel anlamda farklılıklara sahip olan, çıkarılan seslerin benzerlik taşıdığı tüm bu dillerde ortak nokta ise genel olarak en sık kullanılan kelimelerin en az harf sayısına göre oluşturulmuş olmasıdır. Bu da filoloji alanında pek çok çalışmanın konusu oluşturan bir durumdur.
Kaynakça:
Tamer Korugan – Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi 1

Yazar: Baran Akçok