Çocuklarda 2 Yaş Dönemi

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

Çocuğun bebeklikten çocukluğa geçişindeki değişiklikler bir yaşı doldurduktan sonra kendini göstermeye başlar. Üç yaşına kadar devam eden bu süreçte çocuk konuşmaya ve yürümeye başlar. Anneye olan bağımlılığı konuşma ve yürüme yetisiyle önemli bir değişikliğe uğrar. Kendi başına hareket etmeye başlayan beden doyumsuz ve bir o kadar da keyifli bir keşif sürecine başlar.Onun dünyayı tanıma macerası, evde sürekli bir şeylerin dağılması,düşmesi,kaybolması ve kirlenmesi şeklindedir. İlaçla, prizler, bıçaklar her şey merak konusudur.Fiziksel tehlikeler açıktır.Çocuk annesine hala bağlı olsa da ayrı bir varlık olduğunu bilmenin, yeni yetenekleri kullanmanın heyecanı içindedir.Çocuk bu yeni durumu, sınırsız bir özgürlük olarak kullanmak ister.Anacak bu durumun karşısında sürekli “Dur!,Yapama!” diyen bir anne vardır.

Doğal olarak çatışma başlar. Diğer taraftan ufaklık da kendi içinde çatışma halindedir. Bebeklikten çocukluğa geçiş onda tutarsız davranışlara, saldırganlığa sebep olmuştur. Çocuk kendi içinde çelişkilerle doludur. Bir an istediğini bir an istemez. Bir an gülerken bir anda ağlamaya başlar.

Tüm bu süreçte anne babanın yapması gereken en önemli şey sakin olmaktır. Diğer taraftan; soğukkanlı davranarak çocuğu anlamak,sorun çıkacak noktaları görüp ona göre davranmak en doğrusudur. Tutarlı ve merhametli olmakla 2 yaş sendromu atlatılabilir.

2 yaş döneminde çocuğunuzun duygusal gelişimini engellemeyen ve günlük hayatımızı kolaylaştıracak davranışlar ne olabilir?
1- DURUMU KABULLENMEK : Bu çağdaki çocukların inatçı, tutturucu, olumsuz, hareketli ve tutarsız olduğunu unutmamak gerekir. Zor bir süreç olsa da üç yaşından itibaren daha uyumlu söz dinler bir çocuk bulacağımızı düşünüp sakinleşebiliriz. İnanın bunun işe yarayacağını göreceksiniz.
2- SAKİN VE SAĞLAM DURMAK: Zorda olsa, 2 yaş döneminde anne-babaların özellikle sinir krizi anlarında sakin ve sağlam durmaları, duygusal tepkiler vermek ya da cezalandırıcı olmak yerine krizi yatıştırmayı, çocuğu kucağımızı alıp hiç bir şey yapmadan ve hiçbir şey söylemeden sadece ona sımsıkı sarılmayı denemeliyiz. Çocuk bir süre sonra ağlamayı bırakıp sakinleşecektir.
3- EVDE GEREKLİ DÜZENLEMELERİ YAPMAK: Çocuğu sürekli olarak kontrol altında tutmak yerine, yaşadığı evde gerekli düzenlemeleri yaparak çocuğunda kendinizin de daha rahat etmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğu yaralayabilecek, ona zarar verebilecek nesneleri ya da kıymetli olan eşyalarınızı ortadan kaldırarak işe başlayabilirsiniz.
4- BİRAZ ÖZGÜRLÜK İYİDİR: Çocuğun gün içerisinde sürekli üzerine ve etrafa bir şeyler dökeceğini, etrafın dağılacağını kabullenmek gerekir. Bazı titiz annelerin yaptığı gibi çocuğu sadece oyun parkında serbest bırakmak yerine onunda sizinde daha rahat edeceği alanlar oluşturmak her iki tarafı da memnun edecektir. Ayrıca çocuğunuz kabul edilebilir aynı zamanda kolay konularda seçme hakkı tanıyın.( hangi elbiseni giyeceksin kırmızımı mavi m?Ya da hangi oyuncağını alalım gibi)ve sorumluluk verebilirsin ( haydi kirli çoraplarını kirli sepetine sen atabilirsin) Bu durum krizleri azaltacak ve çocuğunuza ihtiyacı olan kontrol duygusunu sağlayacaktır.
5- NEYSE Kİ DİKKATLERİ KOLAY DAĞILIYOR: Kendisine ya da etrafına zarar verecek bir davranış halindeyken onunla kavga etmek yerine dikkatine başka yöne çekmek çok işe yarayacaktır.”Aaaaa bakk” gibi cümlelerle pek çok krizin önüne geçebilirsiniz.
6- AŞIRI TEPKİLERDEN UZAK DURALIM LÜTFEN: Çocuğun çabuk değişen ruh halini göz önünde tutarak her karşı çıkışı her hayır ‘ı bastırmaya çalışmamalıyız.Korkutma, sert cezalar,dayak çok zararlıdır. Tuvalet, yemek yememe konularında annelerin ısrarcı tutumları çocukları bu durumu ileride koz olarak kullanmaya itebilir. Bu konularda gösterilen aşırı tepki çocuğun anneyi tuvaletini uygunsuz yere yapmak ve yemek yememe gibi tehditlerle karşı karşıya bırakabilir.
7- BIRAK SALDIRGANLIĞINI GÖSTERSİN: Saldırgan, kavgacı dürtüleri tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak sağlıksız bir durumdur. Çocuğun vurma, ısırma, saç çekme gibi alışkanlıklarını önüne geçmek için saldırganlığını dışarı vurmasını sağlayacak gürültülü oyuncaklar, tahta tokmaklar, itilen-çekilen gereçler, kuleler faydalı olacaktır.

Bu Zorlu Süreçte Annenin Gerginliğini Azaltmak Gerekir

1- Geçici bir dönem: Anneleri bu süreçte gerginlikten koruyacak en önemli faktör; geçici bir dönem olduğunu biliyor olmaktır.Öfkeye öfke ile karşılık vermek asla işe yaramayacaktır.

2- Kendinize zaman ayırın:İnsanın kendine ayırdığı zaman onun yaşam enerjisidir. Sakin bir ortamda içilen bir bardak çay, kısa bir yürüyüş,ılık bir duş sizi rahatlatacaktır.Kısa da olsa günlük hayatınızda rahatlayabileceğiniz anlar yaratın.

3-Takdir edilmeyi dışarıdan beklemeyin: 2 yaşındaki çocuğuna emek harcayan,oldukça zorlanan, gün içinde büyük sıkıntılar çeken anne karşılığında öncelikle babadan daha sonra etrafından takdir edilmeyi, nekadar yorulduğunun anlaşılmasını bekler. Fakat her zaman karşılığını bulamayabilir. Çocuğun yarattığı krizlere maruz kalmamış baba anneyi anlamak zorlanabilir.Bu durumların geçici olduğu, bu durumda alınan en büyük ödülün sağlıklı ve mutlu bir çocuk olduğunu unutulmamalıyız.

4- Hayat olumlu ve keyifli taraflarından bakın: Bu zorlu sürecin yarattığı sorunları görmezden gelmek elbette mümkün değil ancak tüm yaramazlıklarının yanında çocuğunuzun sizi çok da eğlendirebileceğini unutmayın. Anneliğin tadını çıkarın. Her fırsatta oyun oynayın. Oyun oynamak size zevk verirken çocuğunuzu da rahatlatacaktır.

Kaynakça:
Prof Dr. Sabiha Paktuna Keskin

Yazar:Duygu Zafar