Demokrasi Nedir? Araçları Nelerdir?

5623__demokrasi_nedir_hayalkatibi.com_herodevyapilir.com_20130415-202608Demokrasi, bütün vatandaşların devlet yapısını ve yönetimini eşit olarak şekillendirebildiği yönetim biçimdir. Genel olarak devlet yönetim biçimi şeklinde lanse edilse de, birçok topluluk, kurum ve kuruluş da demokrasi ile yönetilebilmektedir.

Demokrasinin tanımı konusunda, farklı kaynaklarca çeşitli tanımlar yapılmıştır. Bunların çoğu, yaşanan olaylardan ve sosyal çevreden kaynaklı yapılan tanımlardır. Bu tanımların içinde, çoğunluğun yönetimi, varoşun yönetimi, fırsat eşitliği oluşturmaya çalışan yönetim şekli, eşitsizliği ortanda kaldırmaya çalışan yönetim şekli gibi nitelemeler bulunmaktadır.

5623_demokrasiDünya genelinde demokrasi, çeşitli kavramlar ve araçlar ile birlikte var olmaktadır. Bu araçlar, iyi ve net bir şekilde tanımlanmalıdır.

Demokrasinin Araçları

1. Parlamento

Ülkeden ülkeye nitelik ve nicelik bakımından farklılıklar gösteren parlamentolar, halkın temsilcilerinden oluşan meclisleri ifade etmektedir.

Genel olarak tek meclisli, iki meclisli ve başkanlık sistemi olarak 3’e ayrılabilir. Güçler ayrılığı ilkesinden gelen yasama görevini icra eden parlamento, işlev olarak da temsil görevini üstlenir.

2. Siyasi Partiler

Vatandaşı temsil işlevinin sağlıklı şekilde yürütülmesi açısından siyasi partiler mecliste yer alır. Bireyler, siyasi parti çatıları altında bağımsız şekilde siyaset yapabilirler. Ülke durumuna bağlı olarak, iki ya da çok partili rejimler görülebilmektedir.

Parti sayısının fazla olması, temsil edilen farklı düşüncelerin varlığını göstermektedir. İki parti üzerinde ağırlıklı olarak dağılan ülkelerde, her düşünce temsil edilmez. Ortada kalan halk da sayıca artmış olur. Kısaca, çok partili sistemlerin temsil gücü daha sağlıklı ve daha doğrudan bir şekilde işlerken, iki partili sistemler bu durumu zora sokmaktadırlar.

3. Anayasa5623_demokrasi_(2)

Devletlerin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen temel yasalar bütünü, anayasa kavramını açıklamaktadır. Buna ek olarak, kişi hak ve özgürlüklerinin belirtildiği anayasa, iktidarı da bu anlamda sınırlandıran bir güce sahiptir. Filozoflarca, çoğunluğun baskısı ve tiranlığını engelleyecek bir yapı olarak nitelendirilmektedir.

4. Sivil Toplum Örgütleri

Vatandaşların belirli bir amaç uğruna, bir araya gelerek oluşturdukları sosyal yapılara, sivil toplum kuruluşları denilmektedir. Her ne kadar sivil toplum örgütleri, demokrasi ile birlikte doğan yapılardan olmasa da, demokrasi ile oldukça önem kazanan bir kavram haline gelmiştir. Demokrasinin katılımcılık ilkesi, sivil toplum örgütlerince gerçekleştirilmektedir. Sivil toplum örgütlerinin bir başka önemi ise, sınıf farkı gözetmeksizin, aynı istekleri olan insanları bir çatı altında toplayabilecek güce sahip olmasıdır. Böylece, hem toplulukların sesi daha gür ve net çıkmakta, hem de kendilerini yöneten halk temsilcilerini bu örgütler yolu ile denetleme imkanına sahip olmaktadırlar.

Sivil toplum örgütleri, çoğulcu bir yapı özelliğini göstermektedir. Katılımcı, aktivist ve çoğulcu sivil toplum örgütleri, yaşadıkları ülkenin iktidarına daha doğrudan ve etkili bir yol ile ulaşabilmektedirler.

5623_445_197_247879386397521791535. Kolluk Kuvvetleri

Kolluk kuvvetleri kapsamında değerlendirilen asker ve polis güçleri, demokrasi adına faydaları ve zararları her zaman tartışılmış ve tartışılacak olan iki önemli unsurdur. İç güvenliğin sağlanması adına polisin, dış güvenlik için de askerin silahlara ve stratejik güçlere sahip olması avantaj olarak görülürken, bu güçlerin yanlış kullanılması sonucu demokrasinin ve halk temsilinin sekteye uğrama ihtimali de, kolluk kuvvetlerinin varlığının dezavantajlarından biridir.

Gelişmiş demokratik sistemlerde yer alan sivil siyasetçiler, her koşulda kolluk kuvvetlerinden daha üstte yer almaktadır. Gerek siyasi statüko, gerekse sosyal açıdan bu durum korunarak devam etmektedir. Bilhassa Soğuk Savaş sonrası, sivil idarecilerin ordular ve polis teşkilatları üzerindeki gücü ve kudreti hızla artmıştır. Gelişmiş ülkelerde siyasi kararların alınmasında çok az bir etkisi olan kolluk kuvvetlerinin, az gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerde, siyasi anlamda çok faal olması ise, bilinen ancak yanlış olan bir durumdur. Bu tip ülkelerde, ordunun daha teknolojik ve her anlamda sivil siyaset kurumlarına göre çok daha ileri durumda olduğu düşünüldüğünde, sivil yönetimin sık sık darbelerle kesintiye uğraması da kaçınılmazdır.

Ordunun siyasi hayata müdahale etme ihtimalinin sorgulandığı kadar, polis teşkilatlarının da egemen sınıfı koruyup kollayacağı ve azınlıkları ezeceği şüphesi de yüzyıllardır tartışılagelen bir konu olmuştur. Filozofların da tartıştığı, “Muhafızlardan kimin muhafaza edeceği” sorunsalı, günümüzde de tazeliğini korumaktadır. İktidarın emri altına giren polis teşkilatları, ülkelerin gelişmişlik durumu fark etmeksizin, siyasi iktidarı ve güç odaklarını koruyabilecek durumda olduğu için, gerektiğinde hesap vermesi lazım gelen ve kişilerin hak ve hürriyetlerini ihlal etmemesi gereken bir yapıya büründürülmelidir.

Demokratik yapıların bulunduğu toplulukların eğitim ve ekonomik durumları iyi olması da, demokrasi anlamında yapılacak seçimlere ve sosyal hayat kalitesine de yansıyacaktır. Kişiler, hak ettikleri ölçüde yönetilecektir. Bu nedenle de, demokratik hakların kullanılması ile beraber, gelişmiş beyinler ve ahlaki yozlaşmalara engel olunan bir bilinçle, daha iyi bir geleceğin kurulması mümkündür.

Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Demokrasi

Yazar: Baran Akçok