Deutz Magirus M2000 ve Minibüs Kültürü

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Onlar şehirlerin en yaşlıları, genelde krem ve mavi renkte olurlar, trafiği kurtaran her minibüs hattında bolca mevcut olan kültür sahibi araçlar onlar. İnsanın karakteri olur. Bu alışagelmiş bir şeydir. Ama bir aracın karakteri olması çok rastlanır bir şey değildir…
Peki ne mi o kültür, uzun zamandır hepimizin  gördüğü fakat tamamını birleştiremediğimiz  parçalardan oluşuyor. İlk olarak tabi ki o sesten bahsetmek gerekir. Bu bir racondur bir m2000 kaptanı kalkışlarda mutlaka ara gazı kullanarak kalkar! Aksi durum hoş görülmez. Ve tabi ki korna o kısa aralıklı tekli periyottan oluşan orta 2 parmakla korna kolunun hızlı hareketlerle çek bırak yapılmasıyla çalınır. Bir ses daha var tabi hiç duymak istemediğimiz;

– Boşlukları dolduralım!

Gelelim dekorasyona. Farklı tarzda dekorlarda olsa da her dekor setinde standart olan şeyler vardır. Standarttan kastım orijinal halde olan şeyler değil sonradan yapılan şeyler. Örneğin en temellerden girersek. vites topuzunun bilardo topu yada kartal başı gibi şeylerden olması. Bilirsiniz motorlar şoför ile yan koltuğun arasında olur motorun üstünün de tüylü bir peluş ile kaplanması önemli standart bir dekordur. Hatta o peluşa da bir takım delikler açılıp oralara kül tabakları sıkıştırılır o kül tabaklarınada bozuk paralar konur. Devam edecek olursak araba konsolunda Ferrari’den, Rolls Royce’a bütün markaların logoları elle bizzat yapıştırılmıştır. Dikiz aynasına standart olarak yaz günleri için pervane asılmıştır… ve tabi ki asla ama asla ön şoför yanı koltuğun kapısı açılmaz… Bu Standart dekorlara, geceleyin ortamı pavyona çevirecek yoğun mavi ve kırmızı ışıklarda eklendiği olur… Önemli bir racon daha kaptanın yol alma şekli; Sol el camdan dışarı çıkar el yumruk yapılır işaret parmağı açılır yeri gösterecek yönde uzatılır. Bnlam olarak; Bir dakika kardeş ben bir geçeyim demektir.

İşte böyle M2000 yıllardır süre gelmiş bozulma yaşamamış bildiğim kadarıyla tamamen bize ait bir kültürdür. Kültürlerimize sahip çıkalım…

Yazar: Memduh KOPUZ