Dışavurumculuk Nedir?

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkan expressionism akımının, Türkçe karşılığı olan dışavurumculuk, duygu ve düşüncelerin hiçbir etki ve tesir altında kalmaksızın dışa vurulması olarak tanımlanabilir.

Dışavurumculuk, hayatta var olan çirkinlikleri, güzelmiş gibi gösteren sanat anlayışının, insanları kandırmak olduğunu savunur ve bu durumu kesinlikle reddeder. Dışavurumculuk, hayatta bulunan gerçeklerin sadece güzel yanlarının olmadığını, çirkin taraflarının da var olduğunu ve anlatılması gerekliliğini savunur. Hayatın tozpembe olarak anlatılmasına karşıdır. Dışavurumculuk, seçtiği yöntemlerin temeli bakımından romantizm akımına benzer, ancak aslında bu akımdan oldukça farklıdır. Bu akımda, dış dünyada var olan gerçeklerin, iç dünyanın süzgecinden geçirilerek aktarılması temel amaçtır. Doğal olanı doğal ve olağan olarak anlatılmalıdır anlayışı, 1900’ lü yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz ve paralelinde gelişen savaşlar doğrultusunda, insanlara gösterilmek istenen gerçek dışı dünyaya karşı çıkmış bir akımdır. En başta Freud’ un karşı çıktığı bu akımı, müzikte G. Mahler, Schönberg gibi besteciler müziğe aktarmışlardır.

Dışavurumculuk müziğinde, a tonal yapı, gerginliğin ve hüznün ne zaman geleceği gibi durumların kestirilememesi, önem arz etmektedir. Dışavurumculukta, belirli kurallara bağlı kalarak anlatılmak istenenin yumuşatarak verilme çabası yoktur. Aksine anlatılanın gerçekliği için, bu kurallardan uzak durularak, iç dünyanın gerçekliği anlatılmak istenmektedir.

Resim sanatında da şiddetin, gerçekliğin ve gerilimin temelinde de, dışavurumculuk akımı bulunmaktadır. Soyut resimlerin yoğunlukta kullanıldığı bu akımda, iç dünyanın, gerçekliğini anlatma ihtiyacı, renklerle sağlanmaktadır.

Temeli insani değerlere dayalı olan akım, ruhbilimciler, yazarlar, felsefeciler, ressamlar, besteciler gibi aydınların, dünyadaki doğruları anlatma biçimi olarak sığındıkları yöntemdir.

Yazar: Ömer HOŞNUT