Dünyada Kanserin Yayılması ve Etkileri

sigaraABD’de her yıl 1.350.000 insan kansere yakalanıyor. Dünya sağlık örgütü’nün verilerine göre kanser görülme sıklığı Danimarka’da binde üçün üzerinde, Çekoslovakya, batı Almanya, İtalya ve İngiltere’de binde 2.5-3 arası, Fransa, Polonya, Macaristan ve doğu Almanya’da 2-2.5 arası, Romanya’da da 1.5-2 arasında Türkiye’de kanser görülme sıklığı, en az yüz binde 120 olarak hesaplanıyor. Bu da yılda en az 75 bin yeni kanser hastası anlamına geliyor ve eski kanser hastalarının davarlığı da hesaplandığında sağlık hizmetlerinin her basamağının planlanmasında kanser probleminin ciddi anlamda ele alınması gereği bir kez daha ortaya çıkıyor. Ülkemizde kanser, bildirilmesi zorunlu hastalıklar arasında. Yine de tüm kanser vakaları kayıtlara geçmiyor ya da bazı bölgelerde bu hastalar doktora dahi gitmiyor. Bu nedenle ülkemizdeki kanser vakası oranının, kayıtlardakinden çok daha yüksek olduğu düşünülüyor. Sağlık bakanlığının verilerine göre ülkemizde kalp hastalıklarından sonra en sık ölüm sebebi kanser. Ancak, ülkemizde 1-14 yaş arası çocuk ölümlerinde kanser beşinci sırada. Dünyada en sık kanser ölüm oranı Lüksemburg’da. Burada kanser ölüm oranı 1000.000 de 311. en düşük kanser ölüm oranının rapor edildiği ülkeyse 100.000 de 38’le el Salvador. ABD’de bu oran 1000.000 de 217. dünyanın değişik bölgelerdeki bu farklı kanser oranlarının, daha çok yaşam tarzına bağlı olduğu düşünülüyor.

Örneğin sindirim sistemi kanserleri Japonya’da diğer ülkelere göre çok daha fazla görülüyor ABD’ye göç eden ikinci kuşak Japonlardaysa sindirim sistemi kanseri görülme sıklığı Amerikalılara benzer oranda. Ancak, ırksal farklılıkların da önemi var.

Kansere bağlı ölüm oranı, siyahlarda beyazlara göre daha fazla. Bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. ABD’de en çok ölüme neden olan kanserler, akciğer, bağırsak, meme ve prostat kanseri. Bu kanserler, tüm kanser ölümlerinin yarıdan fazlasını oluşturuyor. Kanser ölümleri erkeklerde daha fazla görülüyor. Cilt kanserleri de çok sık görülen türler arasında. ABD de her yol 800.000 tedavi edilebilir ve 400.000 ölürcü cilt kanseri vakası görülüyor. Türkiye’de sağlık bakanlığının verilerine göre en sık görülen kanser türleri erkeklerde akciğer, mide, lenf oma, gırtlak, lösemi ve deri, kadınlarda da meme, rahim, mide, akciğer, lösemi ve lenf oma. Ülkemizde kanser ölümleri en çok 55 ile 65 yaş aralığında. Akciğer ve meme kanserinden ölümler, yıllar içerisinde artış gösterirken, mide kanserinden olan ölümlerse gün geçtikçe azalıyor.

Kanser yalnızca başlıca ölüm nedenlerinden biri olarak kalmayıp, kişinin hayat kalitesini düşüren, işgücü kaybına uğratan bir hastalık. Bunlara ek olarak, teşhis ve tedavi maliyeti en yüksek olan hastalıklardan birkaç tanesindendir.

kanser1Halen tüm mekanizmaları tam olarak anlaşılamamış olan kanser hastalığının aydınlatılması ve her evrede tedavisinin mümkün hale gelmesi için yoğun çalışmalar yapılıyor. Kanser, tek bir hücrenin kontrolsüz büyümesinden meydana geliyor. Bu hücreler normal kontrol mekanizmasını kaybedip suratla çoğalıyorlar. Çoğalan bu hücreler, kaynaklandıkları organ ya da dokuların kullanabileceği yararlı hücreler değil. Belirli bir doku ya da organ meydana getirmiyorlar; yani bu hücrelerin hiçbir yararlı hedefi yok. Bu hücreler büyüdükçe, “tümör” denen, herhangi bir işlevi olmayan hücre kitlesi meydana geliyor. Ancak vücutta oluşan her hücre kitlesi kanser değil. Örneğin vücudumuzda oluşan bazı benler, cilt altında oluşan lipom denen hareketli ve yumuşak yağ kitleleri, bağırsaklardaki polipler, kadınların rahminde oluşan ve miyom denen kas kitleleri birer hücre kitlesi; fakat bunlar kanser değil. Çevre dokulara yayılım göstermeyen, yavaş büyüyen ve kendilerine ait belirli sınırı bulunan kitlelere, iyi huylu tümör deniliyor. Bu hücre kitleleri, vücutta çeşitli organ ya da dokulara sıçrama yapmadığından, organların işlevlerini genellikle bozmuyor ve kişinin hayatını tehdit etmiyor. Tabi bu tür kitlelerin iyi huylu tümör ya da kötü huylu kanser olup olmadığı, hekim meyanesi ve tetkiklerle kesin olarak anlaşılıyor. Bazı iyi huylu kitleler zaman içerisinde kötü huylu kanser hücreleri haline gelebiliyor. Kitlelerin yalnızca iyi ya da kötü huylu olması da insan sağlığı için tek belirleyici değil.

Omurilikte ya da beyinde oluşan kitleler iyi huylu dahi olsa, etrafındaki sinir hücrelerine baskı yaparak çeşitli şikayetlere sebep olabiliyor. Bu nedenle vücuttaki her türlü normal dışı büyümenin, iyi huylu bile olsa ihmal edilmeyip hekime gösterilmesi gerekiyor. Çok hücreli organizmalarda en önemli özellik. Hücrelerin farklılaşması ve işbirliği içinde olması. Kanser hücrelerinin en belirgin özellikleri –bölünme disiplinini ve sınırlamasını kaybetmek, -başka dokulara özgü alanları işgale çalışmak. Bunlar, çok hücreli organizma düzenine başkaldırmış anarşik hücreler.

Kanserin ortaya koyduğu bu ürkücü tabloya karşın ölüm kader değil. Elbette erken tanı ortaya çıkarsa, pek çok durumda, yaşam kurtarılabiliyor. Kanser çağın kabusu olsa bile umudumuzu hiçbir zaman yitirmeyip tıp alanındaki yeni bulguların ve yeni tedavi yöntemlerini takip ederek bu hastalığın ölümcül sıfatını silmeliyiz.

Herkese mutluluklar dilerim.