Edimsel Koşullanma Nedir?

4526_edimsel_kosullanmaKişinin daha önce yaşadığı ve deneyimlediği bazı durumlarda, ortaya pozitif veya negatif etkili sonuçlar çıkar. Bu olumlu ya da olumsuz öğrenilmişlikler, geçmiş zamandaki hatıralarımızdan ve deneyimlemiş olduğumuz olaylardan kaynaklanır. Bu iyi veya kötü sonuçlar ise, kişinin ilerideki davranışlarında büyük ölçüde etkili olur. Pozitif veya negatif sonuçların, bir kişinin davranışlarında yol açtığı değişikliklere “Edimsel Koşullanma” denir. Eğer birey daha önce bir davranışta bulunmuş ve bu davranışın sonucunda olumlu bir şekilde sonuç aldıysa, tekrar aynı davranışta bulunmaya yönelir. Aynı şekilde, eğer birey daha önce bir davranışta bulunmuş ve bu davranışın sonucunda olumsuz bir tepki aldıysa, bir daha benzer bir davranışta bulunmaz.

Skinner; Edimsel Koşullanma’’nın babasıdır. Kendi adını verdiği Skinner Kutusu ile tanınır. Bu kutu basit bir düzenek ile kurulmuştur. Manivela olarak adlandırılan kısım, her basışta yiyecek veya su gelen bir kısımdır. Yapılan deneyde, bir fare, bu kutuya konur. Farenin manivelaya her basışında, yiyecek veya su verilir. Bir süre sonra daha fazla yiyecek ve su almak için, içgüdüsel olarak, farenin manivelaya basışında artış gözlemlenir. Burada oluşan durum, farenin yaptığı bir davranış sonucunda olumlu ve hoş bir karşılık almasıdır. Farenin manivelaya basma hareketi, yiyecekle pekiştirilmiştir. Hatta deneyin ilerleyen safhalarında, fareye ayırt etme davranışı öğretilir. Kutu, içinde bir ışık yanarken fare manivelaya basarsa yemek verilir, fakat ışık söndüğünde fare manivelaya yönelirse yiyecek verilmez. Gözlemciler, bir süre sonra, farenin bu durumu kavradığını, ışık açıkken defalarca üst üste manivelaya bastığını fakat ışık söndüğünde yiyecek verilmeyeceğini deneyimlediği ve bildiği için manivelaya hiç basmadığını gördüler. Yani, fare, ışığı bir uyarıcı olarak kavramış ve ışığın yanmasına veya sönmesine göre davranışını belirlemiştir.
Bu deneyin ortaya koyduyu bir diğer nokta da, farenin yiyeceğe ulaşması için bir davranışta bulunması gerektiğini öğrenmesidir. Kutu içindeki fareye, yalnızca, manivelaya bastığında yiyecek ve su gelir. İşte bu, Edimsel Koşullanma’nın en temel ve ayırt edici özelliğidir. Yani, alınacak olan netice, mutlaka ve mutlaka farenin bir davranışta bulunmasına bağlıdır. Etkin rol alan faredir. Eğer fare manivelaya basmaz ise yiyecek veya su alamaz.
Klasik koşullanma ile edimsel koşullanma arasındaki en büyük fark budur. Klasik koşullanmada, denek hayvan, herhangi bir davranışta bulunmasa, manivelaya basmasa bile yemeği ve suyu alır. Yani denek hayvan, gözlemde etkin değildir. Bilinçli olarak bir harekette bulunmaz ve sürecin farkında değildir. Edimsel koşullanmada denek hayvan tamamen aktif, fakat klasik koşullanmada pasiftir.

4526_74068ff1512a868b430334db26d09eb2_1299667959Edimsel Koşullanma’da, “pekiştireç” önemli bir unsurdur. Farenin manivelaya basması için, onu bu davranışa yöneltecek bir pekiştireç yaratılmalıdır. Bu pekiştireç, denek hayvanın yaşamsal faaliyetlerini sürdürecek, temel gereksinimlerinden biridir. Bahsettiğimiz örnekte, fare için pekiştireç, yiyecek ve sudur. İnsanlarda edimsel davranış, benzer şekilde gelişir. İnsanlar içgüdüleri ile harekete geçerler. Bu güdülerin sonucunda, çeşitli tepki ve davranışlar ortaya çıkar. Kişi, hedefine ulaşması için, bu tepki ve davranışlarının sonucu ile ve deneme yanılma yöntemiyle hareket eder. Kişi, bir ödül elde ederek, bulunduğu davranışın pozitif sonuç doğurduğunu kavrar ve bu davranışı tekrarlar. Bu şekilde, kişi hedefine ulaşmak için çeşitli davranışlarda bulunarak olumlu ya da olumsuz karşılık alır ve izlemesi gereken tutumu edimsel koşullama yardımı ile öğrenmiş olur.

Klasik ve edimsel koşullanmanın öğretim temeli, “öğrenme, bireyin bünyesince sunulan çeşitli uyarıcılara tepki göstermesi sonucunda oluşur” ortak görüşü üzerine kurulmuştur. Fakat Skinner’in öğrenme teorisinin en önemli ilkesi, bireyim davranışlarında, aldığı sonuçlara göre değişikler meydana gelmesidir. Pozitif olan sonuçlar o davranışı güçlendirmekte ve devamını sağlamakta, karşılaşılan olumsuz sonuçlar ise o davranışın olma olasılığını azaltmaktadır.

Kaynakça:
www.populerpsikoloji.com

Yazar: Ayşegül Karuç