Ege’nin İncilerinden Bademli Köyü

Köyümüze Genel Bir Bakış

8022_3Ege’nin incisi İzmir’e bağlı olan Dikili’ye on kilometre uzaklıkta bir zeytin köyüdür Bademli. Zeytinin yeşilliği semtin her yerinde çünkü her yer zeytin ağaçlarıyla kaplı. Deniz kasabası statüsünde olan Bademli Köyü’nü günübirlik olarak ziyaret edenler olduğu gibi tüm tatil günlerini burada geçirenler de var. Ayrıca burada yazlığı olanlar bütün yaz günlerini bu şirin beldede geçiriyor. Karadağ’a, Çandarlı’ya, Denizköy’e komşu olan bu köye eskiden sadece at arabaları ile ulaşım sağlanabilirken; şimdilerde her yönde arabalarla rahatça ulaşmak mümkün.

Bademli’nin Tarihi

Bu güzel köyün tarihinden bahsedecek olursak ilk olarak Madam Balladur’un çiftliğini anlatmak gerekir. 1993-1995 yılları arasında Fransa Başbakanlığı görevini yürüten ve aynı zamanda daha önceleri ekonomi, maliye ve özelleştirmeler bakanlığı yapmış olan ünlü siyasetçi Edouard Balladur’un babaannesidir Madam Lily Balladur. Bu nedenle Madam Balladur Çiftliği Bademli geçmişinde önemli bir yere sahiptir. Bademli Balıkçı Barınağı ve Kalem Adası köyün tarihinde önemli bir yer tutar. balıkçı barınağında dört mevsim denize çıkılır, Bademli gibi başka köylere de balık taşınır. Kalem Adası ise tertemiz sularıyla ayrı bir güzelliğe sahiptir. Aslında burada bütün kıyılar ve bu kıyılarda bulunan sular tertemizdir. Bademli’de minik bir ada üzerinde Aya Nikola Kilisesi bulunur. Burası da turistler tarafından merak edilen tarihi bir mekandır.

Yöresel Tatlarında Ne Var?

8022_6Ünlü koruk şerbeti Bademli’nin yöresel tatlarından biridir ve Bademli’ye gidildiğinde muhakkak tadılması gerekir. Zaten köye gittiğinizde girişinde bulunan kahveleri göreceksiniz. İşte tam da buralar koruk şerbetinin tadına varabileceğiniz en şirin yerler olarak karşınıza çıkar.
Her yılın ağustos ayında Bademli Kültür Sanat ve Gelişim Derneği tarafından Bademli Festivali yapılır ve yerli halkın yanında turistlere de ev sahipliği yapar Bademli.

Doğal Güzellikleri

Dağa tırmanmayı sevenler için Karadağ iyi bir tırmanış alanı ve yürüyüş parkuru. Yeşilin her tonunu bulabileceğiniz bu alanlar da eski Yörük yerleşimlerinden izler bulunur. Yani buralar için tarih kokan mekanlar desek hiçte yanlış olmayacaktır. Denizköy ise sanki sadece mavi renkten meydana gelmiş gibi. Deniz kenarında yer alan salaş restoranlarda oturabilir, minik kafelerinde bir şeyler yudumlarken denizin keyfine sonuna kadar varabilirsiniz.

Yazar: Ensar Türkoğlu