Eğitim Sistemimiz ve Dershaneler

der2Son günlerde eskisi kadar sık gündeme gelmese de dershaneler artık kapatılma sürecine girmiş gözüküyor. Konunun siyasi ve hukuki boyutlarına girmeden, eğitim sistemimizde dershanelerin yerini ve kapatılmalarının, eğitim sistemimize artılarını ve eksilerini ele alacağız.

Şimdi kısaca dershanelerin tarihçesinden bahsedelim. Her şeyden önce şunu belirtelim insanlar her zaman okuldaki eğitimi yetersiz gördüklerinde kendilerine takviye bir eğitim alma yoluna gitmiştir. Bu önceleri özel ders alma şeklinde olduysa da, daha sonra dershane gibi özel eğitim kurumlarında devam etti. Dershanelerin tarihi günümüzde dershanelerin en çok ihtiyaç duyulduğu alan olan üniversite sınavlarının tarihinden bile eski. Ama üniversitelerin bireysel başvurudan vazgeçip tüm üniversitelere yerleştirmenin tek bir merkezden yapılması dershanelere farklı bir boyut kazandırdı. Dershaneler bugünkü kimliğine 05.06.1965 tarihli ve 625 sayılı yasayla kavuştu. Şimdi KPSS, YDS, DGS, ALES gibi birçok farklı sınava hazırlamasına rağmen dershaneler hala YGS-LYS sınavlarıyla özdeşleşmiş gözükmekte.

Şunu bilmemiz gerekir ki dershaneler bu ülkeye gökten zembille inmedi ve şu anki eğitim sistemimizdeki sorunların asıl kaynağı bu kurumlar değil. Tarihçelerini incelediğimizde anlaşılacağı üzere dershaneler bir ihtiyaçtan doğmuş ve insanlar bu kurumlara itibar gösterip yöneldiler. Veliler elbette çocuklarını okutmak için maddi zorluklara katlanır. Bundan da çok memnun oldukları söylenemez ama herkes de bilir ki başka bir alternatif yok. Çünkü devlet okulları hem kendi müfredatlarını öğretmekte hem de YGS-LYS’ ye konularında yetersiz. Bu noktada dershanelerin büyük bir eksiği kapattığı aşikar. Kaldı ki öğrenciler, çoğu kez okulundaki sınavları için bile dershane öğretmenlerinden takviye almakta. Bu da devlet okullarımızın eğitimde ne kadar geri kaldıklarının bir göstergesi.

Gelelim dershanelerin kapatılmasında oluşacak durumlara. Dershanelerin kapatılmasının eğitimimize hiçbir katkı sağlamayacağı görülüyor. Dershaneler bu çarpık eğitim sisteminin bir sonucu. Dershanelerle mücadele etmek istiyorsak, ki böyle bir mücadeleye gerek de yok, bunu dershanelerin kapısına kilit vurarak yapmamalıyız. Eğitim sistemimiz ıslah edilip dershanelere ihtiyaç ortadan kalkarsa bu kurumlar zaten kendilerine başka bir yol bulacak. Ekmeği yasaklamakla ekmeğe olan ihtiyacı ortadan kaldıramazsınız.

derDershaneleri yasaklamak yerine sınav odaklı eğitim sisteminden vazgeçip öğrenci merkezli, öğretmeyi amaç edinen ve çocuklarımızı sınavlara değil hayata hazırlayan bir eğitim sistemi üzerinde durmalıyız. Yoksa bugün dershaneleri kapatıp köklü eğitim sorunlarımızın üstesinden geleceğimizi sanıyorsak kendimizi kandırıyoruz demektir. Dershanelerin bir diğer faydası da,çocuklarına özel okulda eğitim aldıramayan ailelere bir fırsat eşitliği sağlaması o çocuklara da bir yerlere gelmesi için imkan vermesidir. Gelir düzeyi yüksek olmayan aileler, en azından cüzzi bir ücretle çocuklarının iyi üniversiteler kazanmalarına, gelecekte iyi bir yerlere gelmelerine yardım etmiş oluyor.

Özetle hiç kimse dershanelerden ve devlet okulları varken bu kurumlara para vermekten memnun değil. Ama insanların çocuklarına daha düzgün bir eğitim aldırmak ve onlara daha güzel bir gelecek hazırlamak için başka çareleri yok.

Kaynakça:
http://www.emo.org.tr/ekler/36ad3e516c5bf3a_ek.pdf

Yazar: Emrah Durmuş