Einstein’ın Kendi Ağzından…

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Einstein’la ölümüne yakın yapılan bir sohbet şu sıralar kütüphanelerin tozlu raflarından kurtarılmış durumda ve bir hayli revaçta. Nitekim bu sohbetten alıntılar sosyal paylaşım sitelerinde de bir hayli ilgi görüyor ve paylaşımlarda bulunuluyor. Einstein’a göre dünya niçin kaoslar yaşıyor? Üstelik bunlar peşi sıra geliyor ve insanlığı etkiliyor.Einstein’e göre dünya kaosları kötü kişiler ve kararlardan dolayı değil,olanları durup seyreden ve olanlara sesini çıkarmayanlar yüzünden yaşıyor.Dünyanın geleceği hakkında da kehanetlerde bulunuyor ve 3.Dünya Savaşı’nın doğal kaynak eksikliğinden çıkacağını öngörüyor.Bu savaştaki silahlar hakkında tahmin yürütemediğini belirtiyor ve ilginç bir şey daha söylüyor:4.Dünya Savaşı’nda taş ve sopaların olacağını biliyorum!!!

Akıllardaki bir diğer soru da yöneltiliyor:Atom bombası! Evet Einstein!a deniliyor ki atomu siz keşfettiniz ,Hiroşima ve Nagazaki’nin tepesinde patlatıldı.Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nedir diye sorulduğunda da dramatik bir cevap veriyor:Her savaş insanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zincirine bir halka daha ekler.Ben atomu insanlığın yararı için keşfettim.Ancak insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar.Böyle olacağını bilseydim bir ayakkabı tamircisi olurdum.

Başarının formülünü ise biraz matematikselleştirerek veriyor.Başarı Ona göre A=X+Y+Z (A:başarı,X:çalışmak,Y:çalıştığı konuyu oyun gibi görmek,Z:konuşmak yerine üretmek)’dir. Bilimin ulaşması gereken son nokta ise Ona göre tek bir çocuğun bile mutsuz olmaması noktasında.Yani diyor ki dünyada tek bir çocuk dahi mutsuz olduğu sürece büyük icatlar ve ilerlemeler yoktur.

Dünyanın sırrı konusunda da ilginç bir yaklaşım sunuyor.Dünyanın sırrına ulaşmayı bir kum tanesinin sırrını çözme başarısına bağlıyor.Bir ülkenin geleceğini ise o ülkedeki eğitimde görüyor ve güzel bir söz söylüyor:Eğitim insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır!

Dünyanın aptallarla dolu olduğunu söylüyor ve aptalın tanımını yapıyor:Aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç bekleyen kişi olarak özetliyor.Aptallarla dolu bu dünyanın çekilmez olduğunu ve aptallığın sınırının olmadığını söylüyor.Dahiliğin ise mutlak bir sınırı olduğunu söyleyerek ironik bir konuya değiniyor.

Kendine yöneltilen kişisel bir soru da şöyledir:Sizin zarif bir insan olmadığını söyleniyor,bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bu soruya da akıl dolu bir cevap veriyor:Yüksek ruhlar her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşı karşıya kalırlar.Eğer bilim adamı olarak gerçeği açıklamak istiyorsan zerafeti bir terziye bırakmalısın,diyor ve esprili bir yakınmayla devam ediyor:Beni şu dünyada sadece birkaç kişi anladı ve onlar da yanlış anladı. Bu sohbetin son sorusu ise Einstein’ın dünyaya vermek istediği tek bir mesajla alakalı.Einstein bu soruya ise şöyle cevap veriyor: Yeryüzündeki şartların düzelmesi, sadece bilimsel buluşlara değil çok ahlaklı bir yaşama düzeninin gerçekleşmesine bağlıdır.

Görüldüğü gibi sosyal ağlarda sıkça karşılaştığımız sözlerin başları ve sonları da bu sohbette bu şekilde yer alıyor.Mütalaa tadında bir sohbette bu şekilde tarihteki yerini alıyor.

Yazar: Gürkan DEMİRCİ