Ergenlik Döneminde Duygusal Gelişim

Ergenlik dönemi, biyolojik, psikolojik, zihinsel, sosyal açılardan gelişme, değişme ve olgunlaşmanın olduğu çocukluk döneminden erişkinliğe geçiş dönemi olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde ergen, her açıdan gelişir ve olgunlaşır. Olgunlaşırken de bu kadar çok değişim ile baş ederken çeşitli karmaşalar yaşar. Aileler en zor sınavı çocuklarının ergenlik döneminde verir. Özellikle günümüzde ergenliğin doruğuna kadar yaşandığı, etrafımızın entelektüel ergenlerle dolu olduğu bir çağda ebeveyn oldukça zor zamanlar yaşar.

8745_ergenErgenlik çağına kadar olan dönemde ergen oldukça düzenli, sakin, dengeli bir hayat yaşarken, ergenlik dönemi gelince tüm dengeler alt üst oluverir ergenin hayatında. Bu evre ergene, ev halkının bir şey anlatamadığı, söz dinletemediği fakat anlatmak ve söz geçirmek için yoğun çaba harcadığı bir dönemdir. Bu dönemde ergen, duygusal açıdan bazı çelişkiler yaşar. Ergen hem yalnız kalmak ister, hemde arkadaş grubuna girmek için can atar adeta. Can atar atmasına da, bakalım girilen arkadaş grubu ergeni sevecek, onaylayacak mı? yoksa aşağılayıp, hor mu görecek? kaygısı taşınmaktadır. Bu nedenle ergen yoğun bir duygusal karmaşa yaşar. Bu duygusal düzeyi ise, ergenin okul başarısı, sağlık durumu, cinsiyeti, zekası etkilemektedir. Özellikle sağlık koşulları kötü olan bir ergen daha duygusal bir hal alabilir.

Genelde bu dönemde ergenler, çevresinin, arkadaş grubunun istediği şekilde davranır. Kendi duygularını gizler. Çevrenin hayranlığını kazanma duygusu vardır. Bu da gencin kendini yetersiz hissetmesine sebep olabilir. Bu yüzden genç içine kapanabilir. Karamsarlık, gelecek kaygısı ortaya çıkar. Bu tür etkenler ergenin duygusal dünyasında dengesizlikler oluşturur. Bu yüzden de bir gün çok neşeli olan genç, ertesi gün çok üzüntülü bir duygu durum içinde olabilmektedir.

Ergenlik döneminde, duygular şiddet kazandığı için, gençlerde yüksek derecede duygusallık görülebilir. Bu dönemde yaşanılan ufacık bir kırgınlık bile ergeni ve onun yakın ilişkilerini hemen etkileyebilir. Duyguların şiddetinden dolayı ergenlerde bazı gerginliğin yol açtığı durumlar görülebilir. Örneğin; tırnak yeme, baş parmağı emme, yüzünü elin üzerine dayama… gibi.

8745_ergenlik-duygusalligiYaşanılan bu uyum süreci doğal olarak gerginliği, duygusallığı da peşinden getirir. Çünkü, bir çok alanda yeni durumlara uyum hem davranışlarda hem de duygularda bir değişiklik olmasını gerektirir. Aile içinde duygusal ve sosyal açıdan başarılı bir çocukluk dönemi geçiren bir birey ergenlik dönemindeki sorunların daha kolay üstesinden gelmektedir. Aile içi iletişime açık olmak, gerektiği yerde ebeveynin rehberlik etmesi de önemli etkenler arasındadır.
Ergenlik döneminde en sık rastlanan duygu biçimleri nelerdir?

Korku: Gençler için özellikle sonu bilinmeyen şeyler korku oluşturmaktadır. Örneğin; ergenin ilgilendiği faaliyetin sonucunu kestirememesi onda korku oluşturur. Diğer yandan sosyal ilişkilerde duyulan korkuda bulunmaktadır. Örneğin; alaycı kişilerle tanışmak, topluluk önünde konuşmak… gibi.

Öfke: bu dönemde duyulan öfke genelde sosyal kaynaklardan dolayı duyulan öfkedir. Yani, ergenle alay edilmesi, ona yalan söylenmesi onda öfke oluşturmaktadır.

Hayal Kırıklığı: Gencin amacının önüne taş koyan, onun isteğine ulaşmasını engelleyen faktörler ondan hayal kırıklığı oluşmasına yol açar. Bu yüzden ergende zaman zaman sıkıntılı hal görülür.

Ruhsal Zorlanmalar: İnsanı faaliyete iten iç istekler sık sık engellendiğinde bireyde gerilim meydana getirir. Baskı, hoş olmayan olaylar, yüklenilen ağır görevler, üzüntü, stres oluşturan olaylar ruhsal açıdan zorlanmaya yol açar.

Ergenin duygusal açıdan yıpranmasını önlemek, duygusal gelişimini desteklemek için aile de uygun iletişim ortamı oluşturulmalı. Ergen ile alay edilmemeli, aşağılanmamalı, yaşadığı olayların, duygusal karmaşaların önemsiz olduğu vurgulanmamalıdır. Ergenin bu dönemde duygusal açıdan çok hassas ve kırılgan bir yapıda olduğu unutulmamalı ve ona göre davranılmalıdır.

Kaynakça:
Haluk Yavuzer – Çocuk Psikolojisi

Yazar: Nur Altn