Evrenin Başlangıcı

3739_evren[1]

İnsanlar, binlerce yıl evrenin başlangıcı ile ilgili sorulara yanıt aramıştır. Bir çok insan uzun süre evrenin şimdi nasılsa eskiden de öyle olduğunu ve hep böyle kalacağını düşünmüştür.Fakat bilimsel anlayış arttıkça evrenin yapısı ile ilgili düşünceler de değişikliğe uğradı.

Yüzyıllar boyunca toplanan kanıtlar evrenin aynı kalmaktan çok sürekli değiştiğini gösterdi. Evren ile ilgili bilime ”Evrenbilim” denir. Evrenbilimciler nasıl başlayıp nasıl geliştiğini ortaya çıkarmak için bütün evreni incelerler.

Bizimkinin Ötesindeki Gökadalar

Edwin Hubble ABD’de doğup büyüdü Chicago Üniversitesinde hukuk okudu önceleri avukatlık yaptı ama daha sonra gökbilime döndü.Wilson Dağı Gözlemevi’nde çalıştı.

1923’te Hubble Andromeda adı verilen bir gökadayı (dev yıldız kümelenmesi)inceledi.O zamanlar çoğu gökbilimci,bütün evrenin,bizim gökada Samanyolu’ndan ibaret olduğunu düşünüyordu.Bugün artık başka gökadalar olduğunu bildiğimiz sarmal oluşumların,yalnızca birer gaz bulutu olduklarına inanılıyordu. Hubble, Andromeda Gökadası’nın ucunda bir takım yıldızlar gördü ve onların Samanyolu’nun çok ötesinde oldukları tahmininde bulundu Andromeda Gökadası’nın başka bir gökada olduğunu,dolayısıyla bizimkinin dışında başka gökadalarında var olduğunu kanıtladı.Sonra o ve başkaları yavaş yavaş bir çok gökada saptadılar.

Evrenin Yaşı3739_evren.5[1]

Işık tayfı yakından incelenirse,onun yalnızca bir takım farklı dalga boylarından ışık içermediği,bunların dışında,bir dizi çizgiden de oluştuğu görülür.Gökbilimciler yıldızlardan gelen ışığı incelediklerinde,söz konusu dalga boylarının ve çizgilerin tayfın kızıl ucuna yaklaştıklarını gördüler.Buna ”kızıla kayma” denir.Bunun nedeni,bir ışık kaynağının gözlemciden uzaklığında,dalga boyunun artmasıdır.Işık kaynağının uzaklaşma hızı arttıkça, kızıla kayma da artar.

Hubble, kızıla kaymanın olabilmesi için yıldızların bizden uzaklaşmaları gerektiğini fark etti.Ayrıca, gökadalar zayıfladıkça kızıla kaymanın artışı da dikkatini çekti.Bu, gökadaların uzaklığı arttıkça,daha hızlı hareket ettiklerini gösteriyordu. Gökadaların hızını ve Dünya’dan uzaklıklarını hesaplamak için kızıla kayma derecesini ölçebilecek dereceye geldi.Çalışmaları,evrenin genişlediğinin ilk kanıtlarını verdi.Bu,Büyük Patlama kuramının açıklamasıdır.Bundan başka,göl bilimciler, gökadaların dışa doğru hareketini ölçebilseler, evrenin ne zaman doğduğunu da hesaplıyabilirler. Bugün, bunun 6 ile 15 milyon yıl arası bir zaman önce olduğu tahmin edilmektedir.

Büyük Patlama3739_buyuk-patlama[1]

Georges Lemaitre Beçika’da doğdu ve Louvain Üniversitesi’nde gökbilim okudu.1927’de Einstein’ın Genel Görelilik kuramını kullanarak evrenin hala genişlediğini söyledi.Evrenin bir zamanlar enerji ve maddeden oluşan minik bir atomu içinde sıkışmış olduğunu iddia etti.Atomun büyük bir patlamayla parçalandığını ve her yana sıcak gazlar saçtığını ileri sürdü.Buna Büyük Patlama kuramı denir.İlk yıllarda kurama gereken değer verilmedi;ama bugün çoğu bilim adamı onun evrenin kaynağı ile ilgili en iyi açıklama olarak görmektedir.

Yeni buluşlar yapıldıkça,Büyük Patlama kuramı daha da geliştirildi.1970’de Roger Penrose ile Stephen Hawking,Einstein’in kuramı doğruysa o zaman evrenin de belli bir başlangıcının olabileceğini gösterdiler.Bu durumda,tuhaf görünmekle beraber bizim bildiğimiz anlamda uzay ve zaman var olmayacaktı.Patlamadan sonraki anlarda,evren inanılmaz derecede sıcak bir top olmalıydı.Ardından,milyonlarca yıl geçip hidrojev ve öteki elementler oluşuncaya kadar gelişip soğudu.Sonunda da çekim,atomları bir araya topladı ve gökadalar meydana geldi.

Büyük Patlama kuramının,salınımlı evren denen bir başka biçimi ise,evrenin sırasıyla genişleyip büzüldüğünü ileri sürer.Eğer bu doğruysa genişlemenin sınırlarına ulaşıldığında büyüme duracak ve çekim herşeyi bir araya getirecektir.Gökadalar o kadar sıkışcaktır ki başka bir kozmik patlama süreci bir kez daha başlatacaktır.

Kaynakça:
Tubitak Struan Reid-Patricia Fara

Yazar: Ferdi Özkahya