Fluxus : Düşler Laboratuvarı

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Fluxus,

1960’lı ve 1970li yıllarda ortaya çıkmış uluslararası ve disiplinlerarası bir sanatçı, besteci, tasarımcı ve şairler grubudur. Hollandalı galeri sanatçısı ve sanat eleştirmeni Harry Ruhé, Fluxus’u, “altmışlı yılların en radikal ve deneysel sanat hareketi” olarak tanımlar. Fluxus, farklı sanatsal medya ve disiplinlere deneysel katkılar yapmıştır. Fluxus, gruptaki sanatçıların yarattığı yeni sanat formlarıyla da tanınmıştır. Bu yeni sanat formları arasında, Fluxus sanatçısı Dick Higgins tarafından geliştirilen, çeşitli tekniklerin birlikte kullanıldığı “intermedya”, Henry Flynt tarafından geliştirilen “kavramsal sanat” ve Nam June Paik ve Wolf Vostell’in öncülüğünü yaptığı “video sanatı” sayılabilir. [Fluxus.jpg]

Fluxus’un kökenleri, besteci John Cage’in 1930’lu yıllarda başlattığı ve 1960’lı yıllara kadar süren deneysel müzik çalışmalarıyla üretilen kavramlardan kaynaklanmaktadır. D. T. Suzuki’nin Zen Budizm derslerine katıldıktan sonra, John Cage, 1957-1959 yılları arasında New York’taki Yeni Sosyal Araştırmalar Okulu’nda bir dizi “Deneysel Kompozisyon” semineri verdi. Sanatta tesadüf ve belirsizlik kavramlarını, potansiyel olarak sonsuz şekillerde gerçekleştirilebilen kompozisyonların temelini araştırdı. Ayrıca, Fluxus üyelerinin başucu kitabı, Dada metinlerinin çevirilerinden oluşan ve Robert Motherwell tarafından yayınlanan “Dadacı Şairler ve Ressamlar”ın etkisi de önem taşımaktadır.

Fluxus’u hazırlayan olaylar arasında, 1961’de New York’ta Yoko Ono ve La Monte Young küratörlüğünde düzenlenen, Yoko Ono, Jackson MacLow, Joseph Byrd ve Henry Flynt’in parçalarını içeren, “Chambers Street” konserleri serisi de yer almaktadır. Ayrıca, 1963’teki Ray Johnson, Allan Kaprow, George Brecht ve Robert Watts’ın Yam festivali ve Mary Bauermeister’in 1960-61’de Köln’deki stüdyosunda düzenlenen, Nam June Paik ve John Cage’in de yer aldıkları konser dizisi de sayılabilir. 1960’da, “Piyano İçin Etüt”ünü çalarken, Paik’in birden izleyicilerin arasına sıçrayıp John Cage’in kravatını kesmesi, konser salonundan çıkması ve ardından organizatörlere telefonla parçanın sona erdiğini duyurması bu konserler dizisinin ses getiren olaylarındandır. Fluxus’un kurucularından Dick Higgins, “Fluxus, bir durumun başında değil, ortasında başlamış gibidir” der. [nam june paik.jpg]

Fluxus sanatçıları grubunda, ekonomistler, matematikçiler, bale sanatçıları, tasarımcılar ve mimarlar, hatta ilahiyatçılar da vardı. Hep birlikte Neo-Dada’nın “gürültü müziği”ni, edebiyat, şiir, görsel sanatlar, kent planlaması, mimari, tasarım ve yayıncılığı kapsayan “etkinlikler” ürettiler. Birçok Fluxus sanatçısı, anti-ticarilik ve anti-sanat görüşünü paylaştılar. Besteci John Cage’in, sonunu kestirmeden bir esere başlanması ve eserin sanatçı ile izleyicinin ortak etkileşim bölgesi olarak görülmesi fikirleri ve uygulamaları Fluxus’u derinden etkiledi. Yaratma süreci, bitmiş üründen daha önemliydi. Bir başka önemli etkiyi de, Dada’cı Fransız sanatçı Marcel Duchamp’ın çalışmaları yaptı. Bu “akışkan” hareketin kurucularından olan George Maciunas, 1961’de bir dergiye Fluxus adını verdi.

1960’lı yılların, Joseph Beuys, Robert Filliou, Al Hansen, Bengt af Klintberg, Alison Knowles, Ben Patterson, Daniel Spoerri, Wolf Vostell gibi deneysel sanatçıları da Fluxus etkinliklerinde yer aldılar. Sanat ve sanatın toplumdaki rolü hakkında farklı fikirleri vardı. Fluxus içindeki topluluklar ve Fluxus’un gelişme biçimi, katılımcılarının Fluxus’un ne olduğuyla ilgili çok çeşitli tanımlamalarını üretti. George Maciunas bir manifesto önerdi ancak diğer sanatçıların hiçbiri onunla aynı düşünceleri paylaşmadı ve çok az kişi Fluxus’u bir akım olarak gördü. Ama Wiesbaden, Kopenhag, Stockholm, Amsterdam, New York ve Londra’daki bir dizi festival büyük ve çok etkin bir topluluk oluşturdu.

Fluxus‘un bir deneme forumu olarak kazandığı üne uygun olarak, bazı Fluxus sanatçıları, Fluxus‘u bir laboratuvar olarak tanımladılar. Litvanya doğumlu George Maciunas, “Fluxus adının, sanatçılar tarafından üretilen sanatın paylaşılan duyarlılığını, kültürel, sosyal ve siyasal devrimcileri ortak cephede ve eylemde birleştirmeye yönelik bir girişim olarak belirlediğini” söylemiştir.

 

Kaynakça:
-Lisa S. Wainwright, “Fluxus”, Britannica Academic (Encyclopedia Britannica Online), (2016).
-Jacquelynn Baas, Ken Friedman, “Fluxus and the Essential Questions of Life”, University of Chicago Press and Hood Museum of Art, (2011).
-Geoffrey Hendricks, “Critical Mass: Happenings, Fluxus, Performance, Intermedia and Rutgers”. Mead Art Museum, Amherst, Massachusetts.
-John Hanhardt, Ken Hakuta, “Nam June Paik: Global Visionary”, D. Giles, Ltd., (2012).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

 

Editör : Suna Korkmaz