Frontal Lobotomi Nedir?

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

1936 yılında Portekizli nörolog Egas Moniz, ağır duygusal sorunları olan hastaları tedavi etmek için, daha önce denenmemiş bir tedavi yöntemi olan frontal lobotomi’yi kullandı.

Frontal lobotomi, frontal lobun ön kısmının aşağı yukarı üçte birinin beyinden kesilerek ayrıldığı cerrahi bir işlemdir. Moniz uzun vadeli etkileri kontrol etmek için takip yapmadığı halde, ağır şekilde rahatsız olan hastaların duygusal problemlerinin %35 oranında azaldığını bildiriyor ( D. R. Weinberger et al., 1995). Moniz’in başarılı olduğuna dair bildirimine dayanarak 1940’larda ve 1950’lerde başka hiçbir tedavi yöntemi bulunmadığı için akıl hastanelerine mahkum olan 18.000 duygusal bozukluk yaşayan hastalara frontal lobotomi uygulandı.

Lobotominin Sonuçları
İlk başta nörologlar kısa vadede olumlu etkiler olduğunu bildirmişse de,  frontal lobotomi üzerinde daha iyi kontrol edilen uzun vadeli çalışmalarda ortaya karışık sonuçlar çıktı: Bazı hastalar daha az saldırgan olurken bazılarında hiç değişiklik gözlenmedi, bazılarının durumu ise daha da kötüleşti (Swayze, 1995).

Sosyo-duygusal davranışları düzelen hastaların da başka bölgelerinde plan yapmak ve uygulamak, yeni sosyal gerekliliklere uyum sağlamak veya sosyal durumlara uygun duygusal tepkiler vermek gibi konularda ciddi sorunlarla karşı karşıya kalındığı görüldü (Valenstein, 1986).

1950’lerde sosyo-duygusal sorunların tedavisinde frontal lobotominin kullanılmasını sonlandıran iki gelişme oldu. Birincisi, takip araştırmalarının, frontal lobotominin sosyo-duygusal sorunları hafifletmek konusunda hiçbir faydası olmadığını ortaya çıkarmasıdır. İkincisi ise ciddi sosyo-duygusal sorunların tedavisinde daha büyük başarı gösteren antipsikotik ilaçların keşfedilmesidir (Swayze, 1995).

Kaynakça:
Author of Intro to Psychology

Yazar: Rahman Karasu