Ganesha: Hint Süt Mucizesinin Sırrı

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Hint süt mucizesi 21 Eylül 1995’de ortaya çıkmış bir fenomendir. 2006, 2008 ve 2010 yıllarında tekrarlanmıştır. Bir Hintli gece rüyasında Lord Ganesha’nın kendisinden şiddetle süt istediğini görür. Şafak vaktine yakın dua etmek için gittiği New Delphi’nin güneylerinde bir tapınakta Lord Ganesha’nın heykeline süt sunar.Lord Ganesha Hinduizmdeki en saygın Tanrı temsillerinden birisidir.”Ga” bilgiyi sembolize ederken “Na” hikmeti sembolize eder. Ganesha, göbekli, dört kollu ve fil başlı tasvir edilir, bu tasvirde çoğunlukla yanında bir fare vardır. Tüm bu sembolizmanın anlamları vardır.

O gece dua eden adam fark etmiştir ki sütü büstün gövdesine uzattığı anda, süt bir anda kaybolmaktadır. Süt adeta büst tarafından içilmektedir. Olay kısa zamanda ağızdan ağza yayılır ve bir anda Hindistan’daki tüm tapınaklardaki büstlerin susadığı yönünde dalga dalga bir söylence ortaya çıkar.Aynı günün akşamı haber Hindistan sınırlarını da aşarak, İngiltere, Kanada, Dubai ve Nepal’deki Hint tapınaklarına kadar ulaşmıştır.Olay bu tapınaklardaki büstlerde de aynı sonucu vermiştir. Böylece Dünya Hint konseyi (Bir Hint Örgütü) bir mucizenin olageldiğini duyurmuştur.

Tanık olunan bu mucize belli başlı bölgelerdeki tapınaklarda araç ve yaya trafiğini belirgin bir şekilde etkilemiş, ertesi günün akşamına kadar sürecek ve gündelik yaşamı bloke edecek düzeyde bir yoğunluk yaratmıştır. Bu civardaki dükkanlar süt satışlarında korkunç rakamlara ulaşmışlardır.

Bazı küçük tapınaklar yoğun ziyaretçi akımını kaldırabilmekte zorlanmış, merakla bekleyen kalabalıklar ellerinde sütlerle caddelerde uzun kuyruklar oluşturmuştur. Olayı aydınlatmak isteyen Hint Bilim ve Teknoloji Bakanlığı olayı incelemeye almış ve olayı “Capillary Action”, “Kılcal Etki” adı verilen fizik kanunu ile açıklamaya çalışmışlardır. Bu etkinin açıklaması şudur: Bir küp şeker parçası, fincandaki çayın ya da bir başka sıvının yüzeyine değdirilirse, sıvının şekerin içine emilerek yukarı doğru yükseldiğini görürüz. Kurutma kâğıdında mürekkebin, ucu suya batırılmış havluda suyun, lamba fitilinde gazyağının emilerek yukarı yükselmesi de buna benzer. Yerçekimi kuvvetine karşı gerçekleşen bu harekete kılcal etki ya da kılcallık denir.

Kimileri ise bu olayı toplu bir halüsinasyon veya histeri olarak tanımlamakla yetinmişlerdir. Olaya inanmayan meraklı gazeteciler bizzat olayı deneyimlemişlerdir. Olayın mucize olduğunu savunan taraflar ise şunu söylemektedir: Kılcal etki neden 1995, 2006 ve 2008’in o belirli günlerinde kendini göstermekte, diğer tarihlerde büstler süt içmemektedir? Süt mucizesi modern zamanların en iyi gözlemlenmiş ve kayıt edilmiş paranormal fenomenlerinden biridir.

Konuyla ilgili çok çeşitli sorular ve şüpheler halen vardır. Bazıları bu mucizenin Tanrının varlığının bir ispatı olduğunu söylemekte, diğerleri ise bunun sözkonusu bilimsel teorinin bir ispatı olduğunu iddia etmektedir. Öte yandan kafalardaki bir başka soru ise “Niye büstler sadece sütü kabul etmektedir?”

Bu, Hint inanışında inekleri kutsal olarak gören bilincin bir yansımasıdır belki de ve kutsal hayvanın sunduğunu kabul eden tanrı büstleri, gün be gün tüketilen, kirletilen, yok edilen doğal yaşama dikkat çekmek istemektedirler kim bilir…

Konuyu St. Bernadette of Lourdes’nin bir sözü ile kapatalım;

“For those who believe, an explanation is unnecessary. For those, who don´t believe, an explanation is impossible.”

“İnananlar için açıklama gerekli değildir, ancak inanmayanlar için hiçbir açıklama mümkün değildir”.

Yazar: M. Ayşe ŞAHİNTÜRK