Gazlı İçeceklerin Zararları Nelerdir?

3390_sd2

Birçoğumuz gazlı içecekleri su gibi hatta bazılarımız su yerine tüketmektedir. Bu içeceklerin temel bileşeni her ne kadar su olsa da, içerdiği diğer bileşenler toksik ve vücuda ciddi zarar verebilecek nitelikte olup daha çabuk yaşlanmamıza neden olmaktadır. Nedenini gelin birlikte inceleyelim;

Karbonatlı içecekler, önemli derecede şeker, kalori ve zararlı eklentiler içerir ve kesinlikle besleyici bir yönü bulunmamaktadır. Yapılan çalışmalar gazlı içecekler ile osteoporoz, obezite, diş çürüğü ve kalp hastalıkları ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Hem ülkemizde hem dünya genelinde market raflarında en fazla rağbet gören içecekler olmasına rağmen hemen hepimiz neden kilo veremiyorum veya neden sağlık problemleri ile karşılaşıyorum sorularını kendimize sormadan edemeyiz. Ancak genetik zafiyetler dışında, sağlık problemlerinin hiçbiri kendiliğinden oluşan süreçler değildirler ve genellikle çevre ve beslenme alışkanlıkları sonucu oluşurlar.

Gazlı İçeceklerin Temel Bileşenleri ve Zararları

Fosforik Asit: Vücudun kalsiyumu kullanma kabiliyetini azaltarak osteoporoz ve diş ve iskelet sisteminin zayıflamasına neden olur. Aynı zamanda midede bulunan hidroklorik asidi nötralize ederek sindirimi zorlaştırır ve besinlerden alacağımız yararı azaltır.

İnsanlar üzerinde yapılan çalışmaların birine göre, daha fazla gazlı içecek tüketen bayanların, kemik kırılmalarına karşı daha meyilli olduğu sonucu çıkmıştır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda da (genellikle sıçan denemeleri), gazlı içeceklerin kemiklerde belirgin deformasyona yol açtığını kanıtlamışsa da bilim adamları insanlarla farelerin kemik yapılarının birbirine yakın olmadığına vurgu yapmaktadır. 1994 yılında ünlü Harvard Üniversitesi’nde 14 yaşındaki kız atletler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre de, gazlı içecek tüketenlerin, tüketmeyenlere oranla beş kat daha fazla kemik rahatsızlığına yakalanma riski olduğu sonucunu göstermiştir.

3390_sd3

Şeker: Gazlı içecek üreticileri, en büyük rafine şeker tüketicileridir. Gazlı içeceklerde bulunan şekerlerin tüketilmesi ile vücutta yükselen insülin seviyesi, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kalp rahatsızlıkları, diyabet, erken yaşlanma ve kilo alma gibi olumsuz birçok yan etkiye neden olmaktadır. Birçok gazlı içecekte günlük alınması gereken miktarının % 100’üne yakın şeker bulundurmaktadır.

Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma dergisinde yayınlanan bir makalede, gazlı içeceklerde (ve diğer meyve sularında doğal olarak bulunan) früktozun vücudun hormonal yapısını değiştirdiği ve kilo almaya neden olduğu belirtilmiştir.

Amerika Diyabet Birliği’nin gerçekleştirdiği bir çalışmaya göre de, dört yıl boyunca günde bir bardak veya fazlası gazlı içecek tüketen kadınların, hiç kullanmayan veya günde bir bardaktan daha az tüketen kadınlara oranla diyabet hastalığına iki kat daha fazla meyilli olduğu sonucu çıkmıştır. Gazlı içecek tüketen bu kadınların aynı zamanda dört yıllık periyotta daha fazla kilo aldığı gözlenmiştir.

Aspartam: Bu kimyasal madde diyet içeceklerde tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Aspartam, içlerinde kusurlu doğum, diyabet, duygusal bozukluk, ve epilepsinin de bulunduğu yaklaşık 90 farklı yan etki ile ilişkilendirilmiştir. Bunun yanında aspartam uzun süre saklanır veya sıcak koşullarda depolanır ise bir alkol olan metanol formuna ve metanol de kanserojen etkisi bulunan formaldehit ve formik aside dönüşmektedir.

3390_sd

Kafein: Özellikle böbreküstü bezlerinin çalışma düzenini bozan kafein, uykusuzluk, sinirlilik, yüksek tansiyon, düzensiz kalp atışı, vitamin ve mineral azalması, kusurlu doğum ve farklı kanser formlarına neden olabilmektedir.

Bunların dışında, birçok araştırmacı, gazlı içecek tüketimi ile doğrudan bağlantılı olan obezite ve kemik rahatsızlıklarının geleceğin önemli sağlık problemi potansiyeli olduğunu düşünmektedir. Çünkü gazlı içecek sektörünün en önemli pazarı çoğunlukla uzun süreli düşünmeyen gençler ve çocuklardır. Ancak bu çocuklar ve gençler gazlı içecek alışkanlığı ile büyüdükleri zaman ciddi problemlerle karşılaşmaları şaşırtıcı olmayacaktır. Bu nedenle özellikle aile büyüklerinin, çocuklarının sağlığı için en önemli görevlerinden biri,  çocuklarına gazlı içecekler yerine kültürümüzde de önemli bir yeri olan ayran veya süt, meyve suyu gibi faydalı içecek tüketmelerini özendirmek olmalıdır. Bunu yapmanın en kestirme yolu da, kendilerinin de bu içeceklerden uzak durması olacaktır.

Yazar: Nihat Keleş