Geleneksel Afrika Ritüellerinden Gelen Anne ve Bebek Dansı

Dans etmenin yaşı, cinsiyeti ve ırkı olmadığı gibi, dans insanlık tarihi boyunca birçok farklı şekilde kendini göstermiş ve kısacası bir “ihtiyaç” gibi her kültürde mevcuttur. Adeta toplulukların hayat enerjisini ve nefesini sağlar dans etmek.

Dansın en yaygın olarak bilinen faydaları şöyledir:

  • 8570_1Kalp-damar rahatsızlığı olan kişilere iyi gelir
  • Esneklik, dayanıklılık ve güç kazanılmasını sağlar
  • Kardiyo egzersizleriyle eşdeğer şekilde yağ yakımı sağlar, hatta koşmak kadar etkilidir
  • Tüm kas gruplarını aynı anda hareket ettirir ve güçlendirir
  • Vücudun kendi ağırlığını kullanması sayesinde kuvvetlendiricidir
  • Çeviklik kazandırır
  • Bağ doku ve eklemleri kayganlaştırıp hareket kolaylığı sağlar
  • Koordinasyon yeteneğini geliştirir
  • Endorfin hormonunun salgılanması sayesinde mutluluk hissi verir
  • Sinir sistemini güçlendirir
  • Sindirim sistemi dâhil olmak üzere birçok sistemin aktif ve rahat çalışmasını sağlar
  • Tüm organların koordinasyonunu sağlar
  • Bazı hastalıklarda alternatif tedavi amacına hizmet eder
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyonda kullanılabilir
  • Forma kalmanızı sağlar
  • Stres ve depresyona iyi gelir
  • Özgüven ve güç kazandırır
  • Sosyalleşmeyi ve kolay çevre edinilmesini sağlar
  • Müzik sayesinde ruhun dinlenmesini sağlar
  • Alzheimer hastalığına yakalanmayı engelleyen aktivitelerdendir
  • Beyindeki nöronları aktifleştirir
  • Ritim duygusunu geliştirir
  • Hem fiziksel hem ruhsal ahenk ve uyum sağlar, sakinleştirir

8570_2Bütün bu faydaların yanı sıra, anne ile bebeğin birlikte dans etmeleri hayata ne güzellikler katacaktır?
Bu son derece özgür ve ahenk içinde yaşanan mutluluk, hem anneye hem de bebeğe son derece yararlıdır, çünkü hem anne ile bebek arasında duygusal bağ güçlenir, hem de bebeğin ilerki hayatına yönelik çok sağlam ve güçlü duygusal ve duyusal temeller atılmış olur.

Peki Bu Anne Bebek Dansı Nereden Geliyor?

Cevap basit. Müzik ve dansın günümüzdeki en eski toprakları olan Afrika’dan.

Afrika kültürü, bebeğin hayatının en başından itibaren ritim duygusu geliştirmesine olanak veren, ritüeller, danslar ve müzikler içermektedir. Her kabilenin en gözle görülen özelliği bebek doğduğu andan itibaren annenin onu sırtında veya koynunda taşıyarak günlük işleri yapmaya devam etmesidir. Zaten daha bebek ana rahmindeyken bile annesiyle birlikte danslara katılmaktadır. Annenin bütün yürüyüşleri, günlük işleri ve danslarına daha doğmamış olmasına rağmen eşlik eden bebek, nihayet doğduğunda da büyük sevinç, müzik ve danslarla karşılanır.

8570_3Her kabilenin yeni gelenlere ve misafirlere özel yaptığı bir dans seremonisi vardır. Ancak burada en önemli nokta, temel hareketlerin hemen hemen her kabilede aynı olması ve insan bedeninin en rahat yapabildiği figürlere sahip olmasıdır. Figürler hayvanlara özgü bazı hareketleri içermektedir ve mekanik açıdan herkes için uygulanabilecek şekilde basit ve kolaydır. Kendine özgü koreografilere sahiptir. Karşılama ve “merhaba” dansı ise bir çember oluşturularak yapılır ve bu bütünlüğü sonsuzluğu sembolize eder. Herkes sırayla ortaya çıkıp kendi figürlerini sergiler. Ancak maalesef, en eski kabilelerin yerel dansları, kağıtlara yazılamadığı ve nesilden nesile aktarılarak saklanamadığı için günümüze kadar taşınamamıştır. Bunun yanı sıra malesef günümüzde Afrika dansı çoğu ülkede yaygınlaşan bir aktivite olmasına karşın, her ülkede -özellikle Avrupa ve Amerika’da- farklı yorumlanarak, yöresel sentezlere tâbi olmaktadır. Hatta birçok yerde artık anne bebek dansı çalışmaları yaptırılırken cha cha, tango, bachata gibi dans çeşitleri de koreografilere eklenmiştir.

Afrika ruhu taşıyan ve modernize edilen bu anne bebek dansının özellikleri ve yararları nelerdir?

En önemli nokta, bu çalışmanın bebeği taşımaktan ibaret olmamasıdır. “Taşırken” tecrübe edilen duygulardan daha derin ve değişik duygular hissedilmektedir ve bebek ile anne arasında yaşanan bu muazzam derin iletişim, kalplerinin ritimlerinin birbirlerine eşlik etmesiyle gerçekleşir.

Anne bir yandan beyniyle hareketleri anlamaya ve kontrol etmeye çalışırken, bir yandan da kalbiyle bebeğine kenetlenmekte ve bu deneyim sırasında müziğin yardımıyla kendisini hayatındaki sorunlardan, kötü düşünce ve duygulardan soyutlayabilmektedir. Çoğu eğitmen bu çalışmayı içsel bir yolculuk olarak tanımlamaktadır.

Bu dans bale gibi bedensel performans ve güç gerektirmediğinden, kimsenin mükemmel bir bedene ve hareket kabiliyetine sahip olması gerekmez. Önemli olan güzel vakit geçirmek, rahatlamak ve zihni boşaltarak özgürleşmektir. En önemli getirisi ise annenin hem bebeğiyle olması hem de kendine vakit ayırabilmiş olmasıdır.

Dansın bir diğer getirisi ise, tabi ki yakılan kalorilerle kazanılan sağlık ve formdur. Çalışma hem dansın doğasından dolayı kardiyo antrenmanı olarak tanımlanabilir, hem de bebek belli bir ağırlık eklediği için kaslarda ve eklemlerde esnekliği ve güçlenmeyi sağlar. Nitekim başlangıçta biraz zor ve yorucu gelecektir. Ancak daha sonra, vakit geçtikçe, güçlenen ve forma giren vücut, kademeli olarak bu çalışmaları kolaylaşmış bulacaktır.

En özel katkısı ise, diğer annelerle tanışılması, ortak zaman geçirilmesi ve bu sayede sosyalleşerek arkadaş edinilebilmesidir. Bu uzun vadede annelerin birbirlerine her anlamda destek olmalarına ortam hazırlar. Hatta sosyal bir ağ oluşumuna sebep olur.

Anne Bebek Dansı Uygulamada Nasıl Bir Antrenmandır?

Öncelikle her yeni başlayan için koordinasyon, kontrol, stabilizasyon ve denge üzerine kısa çalışmalar yaptırılmalıdır. Bu anne için hayatında ilk defa deneyimleyeceği bir antrenman olacağından, bebeğin ağırlığına rağmen nasıl denge kuracağı, sakatlanmaları engellemek için birincil derecede önem taşır.

8570_7Ayrıca dansa gelirken mutlaka kanguru tabir edilen bebek taşıyıcı da beraberinde getirilmelidir. Bu aksesuar bebeğin sabitlenmesi açısından en sağlıklı ve güvenilir yöntemdir. Her ne kadar Afrika’da bu aksesuarlar olmasa da, dans derslerinde çoğu yerde mecburidir, çünkü Afrikalı kadınların kullandığı sarma/sargılama metodunu denemek riskli olacaktır.

Dans özgün nefesle, yumuşak ayak hareketleri ile yapılır. Geçişler ahenk içinde, yumuşak ve yavaş olmalıdır. Bu noktada Afrika’daki gibi hayvansal özellikler taşıyan ve kesinlikle “mekanik” görünmeyen hareketler yapılır. Belli bir yaylanma ve sallanma söz konusudur. Akışkanlık ise en önemli noktadır, çünkü bu aynı zamanda bebeğin çok sarsılmamasını sağlar. Bu özelliği ile anne bebek dansı, geceleri ağlayan bebeği uyutmada da kullanılabilir. Beşikte sallanıyor etkisi veren doğal bir dans olması çok işe yaracaktır.

Hayal gücünü yansıtan hareketler kendiliğinden doğar, müziğin ritmine kendinizi vermeniz yeterlidir. Tabi ki dans için seçilen müzik her yerde farklı olacaktır, ama temel hareket sistemini tecrübe etmenizden itibaren siz ve bebeğinize uygun olan melodisel yolculuğu seçebilirsiniz.

Bir öneri olarak eklemem gerekirse, ailenin geri kalanının da bu dansa katılmasını gönülden tavsiye ederim.
Babaların da son derecede yetenekli ve içsel olarak böyle bir aktivite ile mutlu olmaya ve eğlenmeye eğilimli olduklarını unutmamalıyız.

Hem gülümsemenizi sağlayacak ve sizi de harekete geçireceğine inandığım hem de gerçekte bu dansın nasıl yapıldığına dair değişik birkaç videoyu da izlemenizi öneririm…

Yazar: Emine Yeşim Aydın