Geniş Ailelerin Zorlukları Nelerdir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Ne kadar uyumlu olurlarsa olsunlar, geniş ailelerinde kendine has gerginlikleri mevcuttur. Geniş ailelerde karar hakkı genellikle ailenin en yaşlı üyesine aittir ve ailenin diğer üyeleri alınan karara uymak zorundadır. Bir grup kardeş arasında da, yetki sahibi en büyük kardeştir. Bir diğer sorun ise yeni evlenen çiftlerin hayatlarını, katıldıkları ailenin beklentilerine göre ayarlama zorunluluklarıdır.

Bu sorunları aşabilmek için kültürler; bağımlılık eğitimi, şeref ya da namus gibi kavramlarla aile içi birliği sağlamaya çalışırlar. Bağımlılık eğitimi, geniş aile ile ilgili bir düzenleme olup bağımsız ve özgür bireyler yetiştirmekten çok, hayatlarında başkasının söz sahibi olmasına eğilimli üyeler yetiştirir. Kuzey Amerikan toplumunda geniş aile yapısı içinde yaşamayı denemiş genç insanların karşılaştığı sorunlardan birisi de, genelde bağımsız olmak ve başkalarının isteklerine kolayca boyun eğmemek üzere yetiştirilmiş olmalarıdır.

Ailenin şerefi ve saygınlığını koruma kavramı, geniş ailelerdeki yaşlı üyelerin sahip olduğu güçlü bir denetleme yöntemidir. Kuzey Afrika’da bir genç, baba yanı yerleşimli geniş ailede, babasının ve ağabeylerinin kötü muamelesinden kaçıp anne tarafı tarafından akrabalarının, hısımlarının yanına hatta kendisini kabul eden başka bir ailenin yanına taşınabilir. Ancak oğulları ya da erkek kardeşleri evden kaçarsa, bu ailenin erkeklerinin saygınlığı sarsılmış olur. Kocasının ailesinin ev halkına katılmış kadınların da kocasının ailesinin davranışlarından memnun kalmadığında doğduğu eve dönmesi, ailenin saygınlığına gölge düşüren başka bir öğedir.

Grubun birey üzerindeki önemini vurgulayan ve ailenin şerefinin ne pahasına olursa olsun korunması gereken toplumlarda, bütün çatışmalar engellenemese de bu yöntemler etkili olabilir. Bütün her şey denenip de ailede bir uyum sağlanamıyorsa kardeşler, aile malvarlığından kendilerine düşeni alıp ayrı bir ev halkı kurarlar.

Boşanma bir çözüm olabilse de bunun ne kadar kolay yapılabileceği, bir toplumdan diğerine göre değişir. Anne yanı yerleşimlerde boşanma oranının yüksek olması, iyi gitmeyen evliliklerin kolayca sonlandırıldığını gösterir. Baba yeri yerleşimin görüldüğü toplumların çoğunda ise kadınlar, için boşanmak neredeyse olanaksızdır. Örneğin geleneksel Çin toplumlarında kadınlar, kendi ailelerinden uzaklaştırılmak üzere yetiştirilirler. Evlendiklerinde de babası ve erkek kardeşlerine olan bağımlılıklarının yerine, kocasına ve daha sonra oğullarına yaşam boyu sürecek bağımlılıkları başlar.

Kocalarından kötü muamele gördüklerinde bile boşanmaları söz konusu olmadıkları için, oğullarıyla aralarında çok güçlü bağlar oluştururlar ki böylece oğullarının kendilerini savunmalarını sağlarlar. Bu gibi annelerin geliştirdikleri sağlıksız anne-oğul ilişkileri, çoğu zaman oğullarının evlendiği gelinlerin hayatını da zindana çevirir çünkü bu kızlar, oğullarının annelerine olan sevgisini azaltacak rakipler olarak görülür.


Yazar: 
Rahman Karasu