Goblen Sanatı Nedir?

0_3Goblen, resimlerin baskı yolu ile aktarıldığı, noktaları sayılabilir kumaş üzerine, eğik çizgi (/) şeklinde tek yönlü işleme tekniği uygulanarak renkli ipliklerle yapılan bir işleme sanatıdır. İşlemenin tek yönlü yapılması, ürüne üç boyutlu bir izlenim vermektedir. Goblen işlenmesinde, çoğu kez bir manzara resmi olmakla birlikte, tarihi bir anı veya ünlü ressamların ünlenmiş resimleri kullanılmaktadır. Goblen sanatı hazır sert özel kumaşa basılmış resmin, renklerine uygun mouline ipliklerle işlenerek (baskılı goblen) yapılabildiği gibi, düz fakat telleri sayılabilir kumaş üzerine modelden bakılarak, resmin kumaşa aktarılması (şablon goblen) şeklinde de işlenebilmektedir. Şemalı goblenler işlenirken goblen kitinin içerisinde bulunan şema sürekli takip edilmesi gerekmektedir. Baskılı goblenlerde boya akması ile karşılaşılabileceği için, yıkama pek tavsiye edilmemektedir. Baskılı goblen ile şablon goblen arasında iplik sayısı farkı bulunmaktadır. Baskılı goblen 6 kat iplik ile işlenirken, şablon goblen 2 kat iplikle işlenmektedir. İşlemeciliğinde değişik kasnak tipleri kullanılmakta olup kasnak kullanılmadan da yapılabilmektedir. Baskılı goblenler, şemalı goblenlere göre daha kolaydır ve daha kısa sürede yapılır. Ancak şemalı goblenler daha ince işçilik gerektirdiğinden baskılı modellere oranla daha çok değerlidir.

Aslında goblen sanatı çok eskilere dayanmaktadır. 17. yüzyıl öncesinde soyluların saraylarının, kiliselerin taş duvarlarını ve yerleri örtmek ve ısıtmak amacı ile tapestry adıyla bilinen duvar resmi şeklinde dokuma sanatı kullanılıyordu. 17. yüzyılda, Avrupa ülkelerinde, sarayın halılarından kapılarına, perdelerine, koltuklarına kadar her bir eşyada krallığa yakışır bir stil, ihtişam aranmasıyla birlikte bu dokuma sanatının duvar resmi haricinde birçok yerde kullanılması uygun görüldü. Bunun sonucunda, Fransa’da, sarayın süsleme ihtiyaçlarını karşılamak için 1662 yılında özel bir imalathane kurulmuş. Bu imalathanenin Gobelins adında bir ailenin sahip olduğu köşkte bulunmasından dolayı, sanata Goblen ismi, verilmiştir. Diğer bir adı da Gobelin’dir. Bu dönemde, kralın parası sayesinde fevkalade eserler yapılmıştır. Para azalınca imalathanedeki işlerin azalması sonucu imalathane dışarıya işler yapılmaya başlanmıştır. Bunun sonucunda Goblen sanatı, Avrupa saraylarının halılarında, koltuk kumaşlarında, perdelerinde ve duvar süslemelerinde sıkça kullanılmıştır.

mostarco8Geleneksel, Türk el sanatlarımızdan etamin veya kanaviçeye yakın işlemeye sahiptir. Arasındaki fark; etamin ve kanaviçe de çarpı (X) şeklinde ilmikler atılırken, goblende ilmikler eğik çizgi (/) şeklinde atılmaktadır. Eğik çizgi (/) şeklinde işleme esere üç boyutlu görünüm kazandırmaktadır. Diğer taraftan; etamin ve kaneviçede Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinin de etkisiyle çiçek, kuş, akrep ve benzeri objelerin figürleri kullanılmakta olup, goblende tablo denilebilecek düzeyde ayrıntılı biçimde verilmiş manzara, portre, hayvan resimleri kullanılmaktadır. Dolayısıyla goblen, etamin veya kanaviçeye göre çok daha ince ve detaylı bir işçilik gerektirmektedir. Günümüzde, oldukça değerli bir el işi sanatı olup işlenmiş goblen’in değeri, ilmek sayısına, kumaşın ebadına ve ipliğin kalitesine göre belirlenir. Tamamlanması uzun zaman aldığından ve uğraştırıcı olduğundan yapımı sabır isteyen bir iştir.

Goblen sanatı, batılı diplomatlar ve azınlıklar vasıtasıyla 19. yüzyılda ülkemize gelmiştir. Günümüzde, ev ve iş yerleri için tablo, koltuklar ve puflar için kaplama kumaşı olarak, koltuk ve kanepeler için yüz işlemesinde kullanılmaktadır. Ev süslemesine verilen önemin artması nedeniyle goblen sanatının geleceğinin parlak olduğu düşünülmektedir. Ancak, işlenmesinin zaman ve sabır gerektirmesi, kullanılan malzemelerin pahalı olması ve bunların etkisiyle de işlenmiş goblenin fiyatlarının yüksek olması pazarlama olanağını kısıtlayarak goblenin yaygınlaşmasını engellemektedir. Günümüzde, gelir düzeyi yüksek kişilerin daha çok özel zevkleri için tercih ettikleri bir ürün olmuştur.

Kaynakça:
www.unutulmussanatlar.com
www.goblendunyam.com

Yazar: Çiğdem Aydın