Göz Kamaştıran Bir Göl; Ohri!

Güzelliğiyle göz kamaştıran, Makedonca’da Охридско Езеро, Arnavutça’da Liqeni i Ohrit, Türkçe’de de Ohri Gölü olarak anılan Ohri Gölü, Makedonya’nın güneybatısı ile Arnavutluk’un doğu toprakları arasında dağlık bir bölgede bulunur.

Macedonia-Ohrid-Ioan-Kane-001Balkanlarda bulunan göl, oluşumu bakımından en eski göldür ve derinlik bakımından da diğer göllerden çok daha derindir. Dünyadaki en berrak suya sahip göllerden de 4.’südür. Gölde bulunduğu yere özgü ancak dünya çağında büyük öneme sahip 200’den fazla canlı türü vardır. 1979 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilmiştir ancak göl çevresinde insanların meydana getirdiği kirlilik, su miktarının günden güne azalmasına neden olmuş ve hatta gölün geleceğini bile olumsuz olarak etkilemiştir.

Ohri, Struga ve Pogradec gölün kenarına kurulmuş 3 şehirdir. Ohri ve Struga Makedonya’da, Pogradec ise Arnavutluk’ta bulunur. Göl, etrafında yaşayan insanların olduğu kadar, turistlerin de çok sevdiği tatil mekanları arasındadır. Sularının %20`sinden fazlası yaklaşık 10 kilometre uzaklığında bulunan ve gölün kendi seviyesinden daha yüksekte olan Prespa Gölü`nden gelir. Makedonya’nın incisi Ohrid’de yaşayan Ohridliler de gölleri için “Mavi İnci” demektedirler.

Tarihi bir mekan olan Ohri Gölü de, pek çok farklı yer gibi, bir dönem himayesinde olduğu Osmanlı Devleti’nden izler taşır. Osmanlı döneminden kalma 10 adet cami ve 1 tane de tekke bulunmaktadır. Ayrıca o dönemden kalma mimari yapılara bakıldığında da Türk kültüründe o dönemlerde inşaa edilen yapılarla büyük benzerlikler taşıdığı görülür. Bunun yanında yaklaşık 40 tane kiliseye ev sahipliği yapmaktadır. Görüldüğü gibi tarihi olarak bir çok medeniyet kurulmuş ve yıkılmıştır bu topraklarda. bunun yanında Slavlar için büyük öneme sahip Kiril alfabesinin doğduğu yer olarak kabul edilir.

Göl manzarası oldukça dikkat çekmekte, bölgeye özgü evleri, Osmanlı’dan kalma Safranbolu evlerine benzer mimari özellikler göstermektedir.

Ohri Gölü’nde balık yakalamak yasaktır. Sadece ‘Belvica’ isimli balığın avlanmasına izin verilir çünkü bu balık türü ‘eşsiz bir lezzet’ olarak tanımlanır ve onlara göre bu balık herkes tarafından tadılmalıdır.

Yazar: Ensar Türkoğlu