Gözü oluşturan ve göz çevresindeki tüm dokuları etkileyen bütün kriterler göz tümörleri olarak adlandırılır. Tümör Latincede kitle anlamına gelmektedir. Yani vücudumuz da ki sivilceler, şişkinlikler ve benler bile tümör kategorisinde değerlendirilebilir. Göz kanserinde meydana gelen tümör göz kapaklarında, göz çevresinde, gözü oluşturan yapılarda (iris, retina, retinanın alt bağlarında, göz damarlarında, göz kemiklerinde ve orbita bölgesinde) çeşitli tümörler görülebilir. Her tümör de kanser demek değildir. Tümörler iyi ve kötü huylu olmak üzere ayrılmaktadır ve tümörlerin büyük bir bölümü iyi huylu tümörlerdir.

 

Göz çevresinde, dokusunda eğer kötü huylu tümör varsa bu göz kanseri olduğunuz anlamına gelmektedir. Bu kötü huylu tümörler yumuşak dokuludurlar ve sarkom olarak adlandırılmaktadır. Bu kötü huylu tümörler toplam tümörlerin ‘unu oluşturmaktadır. Kötü huylu tümörlerin bulundukları bölgeye göre farklı belirtiler gösterebilmektedir. Bu belirtiler gözde ve gözün içinde kızarıklık, göz kapaklarında şişkinlik, göz etrafında iltihap, gözde kaşıntı, göz bebeğinin şeklinin bozulması, gözdeki iris tabakasında kahverengimsi kitleler, bulanık görme, görme kaybı, görüş alanında (parlama, nokta, çizgi), görüş alanının azalması, gözde lekeler, gözde ışığa karşı hassasiyet olarak görülebilmektedir.

 

Göz arkasında oluşan kanser ise bazen hiçbir belirti vermeye bilir. Bu kanserlerin tespiti rutin kontrol ile mümkündür. Bu nedenle uzmanlar rutin olarak göz muayenesi yaptırılmasını vurgulamaktadır. Ülkemizde en çok görülen göz kanserleri retinablostumun ve koreitmenomlann retinada oluşan kötü huylu tümörlerdir. Göz kanserinin asıl nedenleri belli olmamakla birlikte en temel neden kalıtımdır. Kalıtım kişinin dna yapısını almış olduğu annesi, babası ve diğer büyüklerinin (dede, anneanne, babaanne vs.) bu hastalığı taşımış olduğunu ya da bu hastalığa yakalanmış olduğunu göstergesidir.

Yapılan istatistiksel araştırmaya göre;

Renkli gözlere sahip olanlarda
Yaşlı insanlarda
Bağışıklık sistemi zayıf olanlarda
Displastik Venüs sendromu yaşayan hastalarda
Güneşe fazla maruz kalan insanlarda göz kanseri görülme sıklığı daha fazladır.
Göz kanseri tedavisinde tedavinin nasıl ilerleyeceği hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kanserin gözün hangi konumunda olduğu ve kanserin göz ve çevresine ne oranda dağılmış olduğu belirlemektedir. Tedavide uygulanan yöntemler;

1-Cerrahi müdahale: Göz kanserinde uygulanabilecek birçok cerrahi müdahale vardır. Bu müdahaleler kanserin yani tümörün büyüklüğüne ve yayılımına göre farklılık göstermektedir. Bunlar;

Erken teşhis: erken teşhis edilmiş göz kanseri sonucu cerrahi müdahale ile kötü huylu tümörün alınmasıdır. Bu müdahale sonucu gözün işlevselliği ve şekli değişmemekte ve bozulmamaktadır. Zaten erken teşhis ile tümör daha yeni oluşum aşamasındadır ve cerrahi müdahale kolay olmaktadır.

İridektomi: Gözdeki renkli kısmın yani irisin cerrahi müdahale ile alınmasıdır.

İridotrabekülektomi: Göz küresinin dış katmanının cerrahi müdahale ile alınmasıdır.

Enükleasyon: Tümörün çok yayılması durumlarında cerrahi müdahale ile gözün tamamen alınmasıdır.

Orbital egzenterasyon: Kanserin devamlı tekrarlaması gibi vakalarda gözün, göz kapaklarının, göz arkasında ki sinirler ve kaslarında alındığı cerrahi operasyondur.

2-Lazer tedavisi: Gözde meydana gelen kanserli hücrelerin lazer ile öldürülmesi operasyonudur. Daha çok uveal melanom adında ki göz kanserinin tedavisinde uygulanır.

3-Radyasyon tedavisi: Lazer tedavisi gibi kanserli hücrelerin radyasyon ile öldürülmesidir.

4-Kemoterapi: Daha çok yayılmış kanserde kemoterapi ilaçları kullanılarak tedavi uygulanır.

5-Kriyoterapi: Daha çok göz kapağında bulunan kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılır soğuk ile kanserli hücreler yakılır.Göz kanseri risk içeren bir faktördür. Görme duyusu yitirilebilir. Erken önlem çok önemlidir. Tedaviye cevap verme olasılığı yüksektir. Sağlıklı günler dileği ile.

Kaynakça:
öncesağlık.com

Yazar: Suna Korkmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here