Güney Kutbunun Keşfi

4157_images_(3)

Kuzey Kutbunun keşfinde olduğu gibi, Güney Kutbunun keşfinde de birçok denemeler olmuştur. Bu teşebbüsler sonucunda bu kutbun bulunduğu Antartika’nın tamamen buzullarla kaplı bir kıta olduğu ancak 1840 yılında anlaşılmıştı. Bunun bilinmesine karşın aradan geçen 55 yıl sonra ancak bir Norveçli kaptan olan Kristensen ayak basmıştır. Ancak burayı tamamen keşfetmek sadece Norveçli olan Amundsen’e nasip oldu.

Amundsen; dünyaya gözlerini 1872 yılında açmıştı. Küçükken kayakçılığa merak saldığı için kaya sporuna başlamıştır. Bu kayakta iyi gelişmeler gösteren Amundsen daha sonra yüzücülükle ilgilenmiştir. Meslek olarak da denizciliği seçmiştir. Kaptan oldu ve güney kutbuna giden bir keşif gemisine kaptanlık yaptı. Bu gezi sırasında onda kutupları keşfetme gibi bir istek uyandırdı. Daha önceleri iki okyanusu birleştirdiği ileri sürülen kuzeybatı geçidini bulmak istedi ve başarıya da ulaştı. Bu başarısı sonrasında Atlas Okyanusunun kuzeyinden Pasifik’e çıkmayı başardı. Bunu başardıktan sonra Güney Kutbu’nu keşfe karar verdi.

4157_images_(1)

1911 yıllarında Amundsen ve arkadaşları gemileriyle birlikte Antartika’ya yanaştı. Bu sırada Amundsen ve dört arkadaşı kötü bir haberle karşılaştılar, İngiliz olan Scott da Güney Kutbunu keşfe gelmişti. Bunu öğrenen Amundsen ve arkadaşları ellerini çabuk tutup hızlıca hareket etmeye başladılar. Köpeklerin çektiği kızaklarla sonunda 1911 yılında güney kutbuna ulaştılar. Daha sonra burada çadır kurarak burayı incelemeye başladı. Bu haber tüm dünyaya yayıldı ve herkes büyük bir sevinçle karşıladı. Ancak ardından gelen haber herkesi üzmeye yetmişti. Scott, Amundsen’den sonra güney kutbuna varmış ancak geri dönüş yolunda fırtına ile karşılaşınca donarak hayatını kaybetmiş. Buna çok üzülen Amundsen, kendisine verilen tüm ödülleri reddetti.

Scott ve Ekibinin Dramı

4157_images_(2)

Scott, ingiliz donanmasının en başarılı kaptanlarından biriydi. 1904 yılında güney kutbuna keşif gezisi yapmış ve kutba tam olarak 700 kilometre kadar yaklaşmıştı. Daha sonra güney kutbunu keşfe yola çıkmaya karar verdi. Bu kararında tam olarak 43 yaşlarındaydı.1911 yılında yola yedi arkadaşıyla çıktı. Antartika’nın kıyılarına, kutba doğru ilerlemeye başladılar. Fakat yolda kar fırtınalarına tutuldular. Bu fırtınaları bekliyorlardı ancak fırtınalar çok uzun sürdü ve bunun üzerine 3 kişi geri döndü. Scott ile birlikte 4 kişi yola devam etti. Böyle yaparak yiyecek konusunda az daha tasarruf yapmış olacaklardı. Nihayet o kadar uğraşlar sonucunda 1912 yılında kutba eriştiler ancak onları kötü bir haber bekliyordu. O kadar sıkıntı çektikten sonra buraya onlardan önce birisi gelmişti, o da Amundsen’di. Tamamen hayal kırıklığına uğrayan Scott ve arkadaşları geri dönüş yoluna karar verdiler ancak yemekleri çok azalmıştı. Fırtınalar dinmiyordu ve en kötü olanı da morelleri tamamen bozulmuştu. Köpekleri soğuğa dayanamayıp hastalanmış ve birkaçı ölmüştü. Yiyecek ve içecek bulamıyorlardı. Fırtına ve tipi dinmemiş ve bu kadar zaman içerisinde sadece 10 kilometre ilerlemişlerdi. Bu yolun tamamını katetmek için aylarca yürümeleri gerekiyordu. Scott’un arkadaşları tek tek donarak ölmeye başladı. Bu olumsuz şeyleri morallerini daha da bozuyordu. Bir arkadaşı olan Oates çok hastaydı ve ölmek istiyordu, böylelikle onlara yük olmaktan kurtulurdu ve onların şanslarını arttırırdı.

Kendisinin ertesi gün doğum günüydü ve doğum günü sabahı buzullar arasına dalarak gözlerden kayboldu sonra cansız bedeni bulundu. Scott ve iki arkadaşı kalmıştı sadece. Morelleri tamamen bozulmuş ve yiyecekleri azalmıştı. Bu durumdan kurtulmanın çarelerini ararken çadır kurdular ve içerisinde ısınmaya çalıştılar. Yiyecekleri tamamen bitmiş yakacaş eşyaları kalmamıştı. Tam sekiz ay sonra gelen keşif heyeti Scott ve iki arkadaşının çadırda donmuş bedenini buldular. Scott’un önemli belgelerinin içinde mektuplar bulundu. Herkesi duygulandıran mektuplarda şunlar yazıyordu; “Talihsizdik, Ama hiçbir zaman bundan pişman değiliz. İnsanlar güçlerini iyi amaçlar için harcamalıdır. Biz de bunu başardığımızı düşünüyoruz. ”
Amundsen, keşiften sonra 1928 yıllarında İtalyan havacı Nobile’nin kuzey kutbunda kazaya uğradığını öğrendi. Arkadaşıydı. Bu yüzden hemen yola çıktı ancak bu onun son yolculuğu oldu. Uçağının düşmesi sonucunda can verdi.

Yazar: Zafer Kaplan