Hala Varlığını Sürdüren En Güzel Ortaçağ Kasabaları

Eski mimari ve orta çağ sizi etkiliyor mu? Cevabınız evet ise, o zaman kesinlikle dünyanın en güzel Ortaçağ şehir ve kasabalarına bir gezi planlamayı düşünmelisiniz. Bu makalede, size zamanda yolculuk yapmayı istemenizi sağlayacak Ortaçağ’ın en güzel şehirleri sunuyoruz.

8206_aa1Seyahat etmek, bize yeni yerler keşfetmek ve hayata karşı yeni bir bakış açısı kazanmak için bir fırsat verir. Günlük rutin ve yarattığı stresten, günlük hayatın koşuşturmasından uzaklaşmak için çok iyi bir fırsat olabilir özellikle de küçük bir Ortaçağ kasabasını tercih ediyorsanız. Günümüz teknolojisi yok iken, yüzyıllar önce insanların nasıl yaşadıklarına göz atabilirsiniz. Bu yerlerin çoğu artık yeni ve modern çağın tadını çıkarıyor olsa da, onların mimari, tarih ve kimliği korunmuştur. Bir çoğu eski duvarları, köprüleri, kanalları, katedralleri ve Gotik tarzı mimari güzelliği ile ünlü turistik merkezler haline gelmiştir. Şehrin ve trafiğin sıkışıklığından uzaklaşıp, zamanda geriye gitmeye ve tamamen farklı bir deneyim yaşamaya hazır olun! Hala varlığına devam ettiren ve kesinlikle görülmeye değer olan bu güzel Ortaçağ şehirlerine bir göz atalım.

1) Prag, Çek Cumhuriyeti:

Prag, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehridir. Bu şehir dünyanın en iyi korunmuş şehirlerinden biridir. Sıcak ve davetkar duygusu, zengin mimarisi ve gelişen bir kültüre sahiptir. Sizi sürekli geçmişte hissettiren eski ve görkemli anıtlar ile doludur. Eski şehir meydanı 1992 yılında UNESCO dünya kültür mirası listesine alınmıştır ve şehrin kalbidir. Müzeler ve kiliseler burada eski moda kaldırım taşı sokaklar ile bağlanır.

2) Bruges, Belçika:

8206_aa2Gotik mimarisi, zengin kültürü, tarihi, kanalları ve keyifli atmosferi ile Belçika’da bulunan Bruges şehri, “Kuzeyin Venedik’ i” olarak anılmaktadır. Şimdi UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Ayrıca müthiş çikolataları, lezzetli mutfağı ve yerel bira üreticileri ile tanınmaktadır. Eminiz ki dünyadaki tüm çikolataseverler bu şehri ziyaret etmek için can atmaktadır. İlk bakışta bu şehirde gerçekten insanların yaşadığına inanmak hiç inandırıcı gelmemektedir. Eğer bu şehri en güzel haliyle görmek istiyorsanız, Noel zamanında bir gezi planlamalısınız.

3) Regensburg, Almanya:

Regensburg, Almanya’nın en eski şehirlerinden biridir. Yaklaşık 2000 yıl önce Romalılar tarafından kurulmuştur. Şehrin ana cazibe merkezi Gotik binaları, katedrali ve size Ortaçağ’da olma hissi veren bir taş köprü ile Ortaçağ kent merkezidir. Regensburg’ un eski şehir merkezi UNESCO Dünya Mirası Listesine eklenmiştir.

8206_aa44) Collioure, Fransa:

Collioure, Fransa’daki en güzel ortaçağ şehirlerinden biridir. Bu kale gibi kasaba her iki tarafında bulunan iki köyün birleşiminden oluşmaktadır. Şehrin ilginç bir geçmişi ve buna bağlı güçlü bir Katalan kültürü vardır. Bu kasabanın ana turistik yerleri güzel sokakları ve eski kilise “Notre-Dame-des-Anges de Collioure”, denize mükemmel bir görünüm veren eski ışık kulesi ve 13. yüzyıldan kalma “Chateau Royal” bulunmaktadır.

5) Tallinn, Estonya:

Tallinn Estonya’nın başkentidir. Parlak renkli evleri, kiliseleri, müzeleri, inanılmaz koruma kuleleri, Gotik tarzı binaları ve çapraz kesişen dar sokakları ile kompakt bir Ortaçağ şehridir. Tüm yıl boyunca güzel olan bu şehirde gerçekten otantik Estonya kültürünü yaşamak istiyorsanız, Noel döneminde bu kenti ziyaret etmelisiniz.

6) Carcassonne, Fransa:

Fransa’nın güneybatısında yer alan bu Hogwarts benzeri şehir, duvarlı şehir olarak da bilinir. Bu şehirde bulunan en güzel cazibe merkezi Robin Hood- Hırsızlar Prensi filminde de görülen tarihi hisardır. Ayrıca Walt Disney’in Uyuyan Güzel hikayesindeki kaleye ilham kaynağı olduğu düşünülmektedir. Burada Ortaçağ meydanında yerel yemekler ve şarabı deneyimlemeyi unutmayın. Bu şehre aşık olmamanız mümkün değil.

7) Colmar, Fransa:

8206_aa7Tarihsel yerleşimi, bükümlü sokakları ve kanalları sayesinde, Colmar kesinlikle Ortaçağ döneminin çekiciliğini korumaktadır. Küçük kanallarda yer alan minik tekneleri, şehir etrafında turlayan minyatür treni ve her gün düzenlenen muhteşem bir ışık gösterisi ile şehirlerin prensesi gibidir. Bu popüler bir hedef inanılmaz güzel Alman ve Fransız mimarisine sahiptir.

8) San Gimignano, İtalya:

Ortaçağ’ dan kalma bu güzel duvarlı tepe kenti Toskana, İtalya yer almaktadır. Çekici kuleleri ve büyük sanatı ile tanınmaktadır. Şehrin ana cazibe noktası “Piazza del Duomo” denilen kasabanın kilise meydanıdır. Bu şehri ziyaret ettiğinizde, binlerce yıllık olan eski kuleler ile çevrili olduğunu fark edeceksiniz. İyi korunmuş bu yapılar Romanesk ve Gotik mimarisinin mükemmel örnekleridir.

8206_aa99) Toledo, İspanya:

İspanya’ nın bu egzotik görünümlü Ortaçağ kentinin tarihi, Roma işgali sırasına, M.Ö. 192 yılına kadar uzanır. Romalıların kalıntıları hala şehrin duvarlarının dışında görülebilmektedir. Şehrin en can alıcı noktası şehir merkezindeki katedraldir. Sakın kaçırmayın!

10) Edinburgh, İskoçya:

Bu İskoç kenti muhteşem kalesi ile Avrupa’nın en iyi Ortaçağ kenti olan Prag’ a rakiptir. Ayrıca zengin bir tarihe sahiptir. Güzel gayda müzikleri dinlerken bu kentin sokaklarında yürümek büyüleyicidir. Edinburgh Kraliyet Kaleleri 11. yüzyıldan beri varlığını sürdürmektedir.

11) Dubrovnik, Hırvatistan:

Bu duvarlı şehir 14. ve 15. yüzyıllarda inşa edilmiş ve 17. yüzyıl civarında genişletilmiş ve güçlendirilmiştir. Deniz ve duvarlar içindeki eski şehrin güzel görünümüne tanık olmak istiyorsanız, o zaman duvarlar boyunca bir yürüyüşe çıkmalısınız.

12) Alberobello, İtalya:

Alberobello, “Trulli”leri ile ünlü güney İtalya’da küçük bir kasabadır. Trulliler beyaz, koni çatılı evlerdir ve bu şehri UNESCO dünya mirasına girmesinin sebebidir. Bu şehir yaklaşık 11.000 kişilik bir nüfusa sahiptir. Bu şehrin otantik kültürünü yaşamak istiyorsanız, o zaman bir trullo içinde yaşamayı deneyin.

13) Amsterdam, Hollanda:

Bu şehrin en can alıcı noktası eski şehir merkezidir. Amsterdam zengin kültürü, tarihi, mimarisi, restoranlar ve barları ile çok sayıda turist çekmektedir. Bu şehir kanallar, kıvrık köprüler ve dar evler doludur. Oude Kerk, Kraliyet Sarayı, Amsterdam Tarih Müzesi ve Madame Tussauds gibi önemli mekanlara ev sahipliği yapmaktadır.

14) Varşova, Polonya:

Varşova, Polonya’nın başkentidir. Varşova eski meydanının güzelliğini ve özgünlüğünü gördüğünüzde şaşırmayın. Ayrıca “Stare Miastro” olarak da bilinen Varşova tarihi merkezi, geçmişin masal ile buluştuğu bir yerdir. İkinci Dünya Savaşı sırasında şehir tahrip edilmiş ve nüfusun yarıdan fazlası öldürülmüştür. Savaş bittikten sonra, binalar mükemmel biçimde geri inşa edilmiştir ancak geçmişin zalim gölgesi bu güzel şehrin üzerinde iz bırakmıştır. Eğer yolunuz buraya düşer ise kafeler, barlar, restoranlar ve dükkanlar ile dolu Eski Şehir Meydanını kaçırmayın. St.John’s Katedrali, Jesus Kilisesi ve St. Martin’s Kilisesi gibi eski kiliseleri ziyaret etmeyi de unutmayın.

15) Ibiza, İspanya:

Bu Ortaçağ’ a ait görünen eski şehir Akdeniz’e bakan küçük bir dağın üzerinde yer almaktadır. Tarihi ile birlikte, canlı ve büyülü gece hayatı ile ünlüdür. Burada görmeniz gereken ana merkezler arasında Dalt Villa, Sa Penya ve La Marina bulunmaktadır. La Marina dünya çapında en iyi restoranlar, barlar ve dükkanlara sahiptir. Sa Penya ya da “Hiç uyumayan ada” şaşırtıcı gece hayatı nedeniyle oldukça popülerdir.
Kaynakça:
http://www.buzzle.com/articles/most-beautiful-medieval-towns-that-still-exist.html

Yazar: Tülay Arsoy